köklü ile cümle
köklü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Neden Roma köklü?Защо Роса Морена страда?
2002-2003 sezonunun başında Portekiz'in köklü ekiplerinden Sporting Lizbon'a kiralık olarak transfer oldu.През 2007 е взет за 1 сезон под наем от португалският Спортинг Лисабон.
SpVgg Greuther Fürth; Bavyera eyaletinin Fürth kentinde kurulmuş köklü bir Alman futbol kulübü.SpVgg Greuther Fürth je njemački nogometni klub iz grada Fürtha, Bavarska.
Meryem rolünde Başak Köklükaya.Marije na Glavotoku jednu kopanjicu“.
Köklü bir geçmişi vardır.Má za sebou pohnutú minulosť.
Köklü, soylu bir Sakson ailesindendir.Pochádzal zo šľachtickej rodiny v Sasku.
SpVgg Greuther Fürth; Bavyera eyaletinin Fürth kentinde kurulmuş köklü bir Alman futbol kulübü.SpVgg Greuther Fürth je futbalový klub pochádzajúci z nemeckého mesta Fürth v Bavorska.
RPG Maker XP'ye benzemekle birlikte programda köklü değişiklikler mevcuttur.RPG Maker XP sa oproti svojím predchodcom líši v rôznych smeroch.
Ama yeni hükümet genel politikada köklü bir dönüşüm gerçekleştiremedi.Novej vláde sa podarilo vniesť do politiky trocha pokoja.
Cumhuriyet tarihinin en köklü eğitim ve dini ilimler konusunda faaliyet gösteren derneklerinden birisidir.Najkomplexnejšie z týchto dokumentov pôsobí Koncepcia výchovy a vzdelávania národnostných menšín.
Neden Roma köklü?Aký je rozdiel medzi RAM a ROM?
Setra, köklü bir geçmişe dayanan Alman otobüs üreticisidir.Setra je nemški proizvajalec avtobusov.
Bu Harold'un hayatına köklü bir değişiklik getirecektir.To Dimitriju povsem spremeni življenje.
SpVgg Greuther Fürth; Bavyera eyaletinin Fürth kentinde kurulmuş köklü bir Alman futbol kulübü.Spielvereinigung Greuther Fürth je nemški nogometni klub iz mesta Fürth.
Düğer ilköğretim okulu köklü bir geçmişe sahiptir.Osnovno šolstvo ima na Rovah dolgo zgodovino.
Yezd, köklü bir geçmişe sahiptir.Maksimilijanu, ki ima razgibano preteklost.
Yalan Dünya, Sibel Köklü'nün romanı.Vienas tokių darbų − „Sibiu krucifiksas“.
Aynı zamanda köklü bir turistik gezi bölgesidir.See on neile ka tähtis puhkuste veetmise piirkond.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.200야드 거리에서 청신호가 5초밖에 안 남은 것을 알게 된 사람은 악셀을 밟습니다.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Bạn đang cách đó 200 yards và bạn nhận ra mình chỉ còn có 5 giây để chạy, thế là bạn nhấn ga vượt thẳng.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Dacă eşti la 200 m şi realizezi că mai ai 5 secunde să traversezi, o calci până-n podea.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Dvesto metrov ste oddaljeni, vidite, da imate še pet sekund časa, seveda boste pohodili plin.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Estás a 200 metros, te das cuenta de que te quedan 5 segundos, y aceleras.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Je bent op 200 meter afstand, realiseert je dat je nog 5 seconden hebt ... en geeft plankgas.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Když jste 200 metrů od křižovatky a máte pět sekund, tak na to šlápnete.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Man er 200 meter væk, man ser der kun er fem sekunder tilbage, så giver man fuld gas.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Masz 200 m do świateł i zostało ci 5 sekund, więc wciskasz gaz do dechy.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Sei a circa 200 metri, capisci che mancano cinque secondi schiacci l'acceleratore.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Sie sind knapp 200 Meter entfernt, Sie sehen, dass Sie noch 5 Sekunden haben, also geben Sie Vollgas.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Siete a 200 metri, vi rendete conto che avete ancora 5 secondi, date gas.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Ste 150 metrov ďaleko a uvedomíte si, že máte len 5 sekúnd, dáte plný plyn!
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Είσαι 200 γιάρδες μακριά, συνειδητοποιείς ότι σου μένουν πέντε δευτερόλεπτα και γκαζώνεις.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Вие сте отдалечени на 200 ярда, осъзнавате, че имате пет секунди, за да ги извървите, правите го.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.Если вы за 200 метров и осталось 5 секунд, педаль газа уходит в пол.
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.אתם נמצאים במרחק של 180 מטר, ואתם מבינים שיש לכם חמש שניות, אתם לוחצים עד הסוף על הגז
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.أمامك ٢٠٠ ياردة ، تدرك انه لديك خمس ثوانٍ للانطلاق ،
200 metre uzaktasınız, bakıyorsunuz ki beş saniyeniz kalmış, gazı köklüyorsunuz.(笑)
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.Ajax está olfateando agujeros en el globo antes de despegar.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.Ajax inspecte le ballon avant qu'ils ne partent, à la recherche de trous.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.Ajax miroase eventualele găuri în balon înainte de a decola.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.Ajax sta annusando eventuali fori nel pallone prima della partenza.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.Ajax węsząc szuka dziur w balonie, zanim wystartują.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.Ajax zoekt naar gaten binnenin de ballon voor ze vertrekken.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.출발 전 아약스는 풍선기구에 난 구멍들에 코를 킁킁거리고 있습니다.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.Аякс внимательно принюхивается, проверяет нет ли где какой-нибудь дырочки.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.Аякс души за дупки в балона преди тръгване.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.אג'קס מרחרח כדי לגלות חורים בבלון לפני שהם יוצאים לדרך.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.اياكس يقوم باستنشاق للكشف عن الثقوب في البالون قبل أن ينطلقوا.
Ajax kalkmadan önce balondaki delikleri kokluyor.この飛行船をスペイン階段の上から打ち上げ
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Ale wierzyliśmy, że nam się uda i cierpliwie wprowadzaliśmy drobne poprawki do naszego systemu.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Boli sme však natoľko presvedčený, že to dokážeme, že sme odolávali a postupne tento systém modifikovali.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.그렇지만 시스템이 차근차근 개선되면서 결국 이 일을 해낼 수 있으리라 확신했습니다.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Namun kami sangat yakin kami dapat berhasil dengan menyelipkan perubahan perubahan kecil pada sistem ini.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Pero estábamos tan convencidos de que lo lograríamos que hicimos ajustes enormes al sistema.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Але ми були настільки впевнені, що зможемо реалізувати задумане, що поступово вносили зміни до системи.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.אבל היינו כה משוכנעים שאנו יכולים לגרום לזה לעבוד שהתקדמנו עם שינויים מצטברים למערכת הזאת.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.ولكننا كنا مؤمنين اننا يمكن ان ننجح بهذا الامر ان استطعنا ان نقوم بتعديلات بسيطة لهذا النظام
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.信じていたので 少しずつこの装置を 改良していきました これが現在の検出器です
"Ama yeterince köklü değilsin."Aber Sie sind nicht radikal genug.
"Ama yeterince köklü değilsin."Ale wy nie jesteście radykalni wystarczająco.