köklü ile cümle

köklü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Ama yeterince köklü değilsin."그렇지만 충분히 급진적이진 않은 것 같아
"Ama yeterince köklü değilsin."Maar jullie zijn niet radicaal genoeg.
"Ama yeterince köklü değilsin."Mas não estão sendo radicais o suficiente.
"Ama yeterince köklü değilsin."Vous n'êtes pas assez radicaux.
"Ama yeterince köklü değilsin."Але Ви не були достатньо радикальними.
"Ama yeterince köklü değilsin."ولكن لستِ تطابقين افكارنا
"Ama yeterince köklü değilsin."人々は、君主制という考え自体を、完璧になくしたい
Aslında biz köklü sayıyı yukaru taşıdık yada irrasyonel sayıyı paya taşıdık. .분자에 무리수가 있는 형태로 만들었으니까요
Aslında biz köklü sayıyı yukaru taşıdık yada irrasyonel sayıyı paya taşıdık. .V podstatě jsme dostali odmocninu nahoru, neboli iracionální číslo do čitatele.
Aslında biz köklü sayıyı yukaru taşıdık yada irrasyonel sayıyı paya taşıdık. .W liczniku jest liczba niewymierna, a w mianowniku nie.
Aslında biz köklü sayıyı yukaru taşıdık yada irrasyonel sayıyı paya taşıdık. .По същество ние получихме радикал отгоре или ние получихме ирационално число горе в числителя.
Aslında biz köklü sayıyı yukaru taşıdık yada irrasyonel sayıyı paya taşıdık. .وحصلنا على عدد جذري في البسط او بكلمات اخرى، قد حصلنا على عدد غير نسبي في البسط
Bazen köklü sayıları sadeleştirmek gerçekten çok zor olabiliyor. 156'yı 2 çarpı 78 olarak yazabiliriz.To jest 84.
Bazen köklü sayıları sadeleştirmek gerçekten çok zor olabiliyor.A veces, la parte más dificil es simplificar la raiz.
Bazen köklü sayıları sadeleştirmek gerçekten çok zor olabiliyor.때때로 이것이 가장 힘든 부분입니다. 루트를 단순화 하는 것이요.
Bazen köklü sayıları sadeleştirmek gerçekten çok zor olabiliyor.Manchmal ist dies der schwierigste Teil, die radikale Vereinfachung.
Bazen köklü sayıları sadeleştirmek gerçekten çok zor olabiliyor.Odmocnění bývá občas ta nejtěžší část.
Bazen köklü sayıları sadeleştirmek gerçekten çok zor olabiliyor.Иногда упрощение радикала - самое сложное.
Bazen köklü sayıları sadeleştirmek gerçekten çok zor olabiliyor.Понякога това е най-трудната част, да опрофстим радикала.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Być może psy, nosorożce i inne zorientowane na zapach zwierzęta odbierają zapachy tak jak my kolory.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Cũng có thể, loài chó, và loài tê giác và các loài động vật định vị bằng mùi khác ngửi bằng màu sắc.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Forse i cani ed i rinoceronti e altri animali guidati dall'olfatto odorano a colori.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Kanske luktar hundar och noshörningar och andra luktorienterade djur i färg.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Kenties koirat, sarvikuonot ja muut hajua käyttävät eläimet haistavat värejä.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.개와 코뿔소 그리고 그 외 냄새 위주의 동물들은 총천연색으로 냄새를 맡는 것입니다. 똑같은 주장을
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Lehetséges, hogy a kutyák, orrszarvúk, és más, szagok alapján tájékozódó állatok "színekben" szagolnak.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Måske lugter hunde og næsehorn og andre lugt-orienterede dyr i farver.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Misschien ruiken honden en neushoorns en andere op geur georiënteerde dieren wel in kleur.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Možná, že psi, nosorožci, a jiná čichově orientovaná zvířata vnímají čichem barvy.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Možno psy, nosorožce a ďalšie čuchom orientované zvieratá vnímajú vône vo farbách.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Mungkin anjing dan badak dan hewan berorientasi bau lainnya dapat mencium warna.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Peut-être les chiens, les rhinocéros, et les autres animaux régis par l'odorat sentent-ils en couleur.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Probabil câinii şi rinocerii şi alte animale care se orientează după miros pot mirosi în culori.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Tal vez los perros y rinocerontes y otros animales guiados por olfato huelen en colores.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Talvez os cães e os rinocerontes e outros animais orientados pelo cheiro cheirem em cores.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Vielleicht riechen Hunde und Nashörner und andere Geruchsorientierte Tiere in Farbe.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Ίσως οι σκύλοι και οι ρινόκεροι και άλλα ζώα που προσανατολίζονται με την οσμή μυρίζουν έγχρωμα.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Вполне возможно, что собаки, носороги и другие животные ориентирующиеся по запаху, способны нюхать в цвете.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.Може би кучетата и носорозите и други ориентирани към миризмата животни миришат в цветове.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.אולי כלבים, קרנפים וחיות מוכוונות-ריח אחרות מריחות בצבעים.
Belki köpekler, gergedanlar ve diğer koku odaklı hayvanlar renklerle kokluyorlar.犬やサイのような嗅覚中心の動物は ニオイで色を感じるかもしれません。
Bir de hatırlamanız lazım, diskriminant, köklü ifadenin içindeki kısımdır. .وعليك ان تتذكر، انه الجزء الذي يقع تحت رمز الجذر للصيغة التربيعية
Bir de hatırlamanız lazım, diskriminant, köklü ifadenin içindeki kısımdır. .그리고 여러분은 단지 기억해야마 합니다 이것은 이차 방정식 근호 아래의 부분이라는 것을요.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.Als een mier een andere aanraakt, ruikt die dat.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.Când o furnică o atinge pe alta, o miroase.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.Cuando una toca a la otra, la está olfateando.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.개미들끼리 더듬이를 건드리는 것은 냄새를 맡고 있는 것을 의미합니다.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.Obwąchują się przez dotyk.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.Quand une fourmi en touche une autre, elle la sent.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.Когато една мравка докосне друга, я мирише.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.כאשר נמלה אחת נוגעת באחרת, היא מריחה אותה.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.عندما تلمس نملة الأخرى, فإن الأخرى تشم.
Bir karınca diğerine dokunursa onu kokluyor.同じ巣の仲間かどうか確認できるのです
Bir köklü ifade bölü başka bir köklü ifade var.Jedno wyrażenie pierwiastkowe trzeba podzielić przez drugie.
Bir köklü ifade bölü başka bir köklü ifade var.이 식은 분자와 분모가 각각 루트로 표현된 식으로 되어 있습니다
Bir köklü ifade bölü başka bir köklü ifade var.Máme jeden výraz s odmocninou lomeno jiný výraz s odmocninou.
Bir köklü ifade bölü başka bir köklü ifade var.وهي عبارة جذرية مقسومة على عبارة جذرية اخرى
Bu en büyük ve köklü yüksek öğrenim kuruluşlarının varoluş nedeni değil.Ce n'est simplement pas la mission de nos plus grandes institutions d'enseignement supérieur.
Bu en büyük ve köklü yüksek öğrenim kuruluşlarının varoluş nedeni değil.Das ist nicht die Angelegenheit unserer größten und besten Institute des höheren Bildungswegs.
Bu en büyük ve köklü yüksek öğrenim kuruluşlarının varoluş nedeni değil.Det er simpelthen ikke, hvad vores fornemste og bedste højere læreanstalter er i branchen for.

İlgili Sayfalar