köklü ile cümle

köklü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hesap makinelerinizi çıkarıp bu köklü değerlere yakın kesirler bulabilirsiniz. -계산기를 꺼내서 소수자리까지 근접하게 계산을 해보도록 해봅시다
Hesap makinelerinizi çıkarıp bu köklü değerlere yakın kesirler bulabilirsiniz. -Puoi usare una calcolatrice E usare una approssimazione decimale
Hesap makinelerinizi çıkarıp bu köklü değerlere yakın kesirler bulabilirsiniz. -Vi kan bruge en lommeregner, så vi får et cirkatal med decimaler.
Hesap makinelerinizi çıkarıp bu köklü değerlere yakın kesirler bulabilirsiniz. -Можете да си вземете калкулатор и да получите приблизителен отговор.
Hesap makinelerinizi çıkarıp bu köklü değerlere yakın kesirler bulabilirsiniz. -תוכלו להוציא מחשבונים ולקבל סוג של מספר עשרוני
Hesap makinelerinizi çıkarıp bu köklü değerlere yakın kesirler bulabilirsiniz. -يمكنك ان تستخدم الآلة الحاسبة وتحصل على تقريب عشري
Hindu zihniyeti'nde, meydana gelen köklü değişimlerden biridir.인적자원으로 바뀐 것은 근본적 의식변화 때문입니다.
Hindu zihniyeti'nde, meydana gelen köklü değişimlerden biridir.la a-i vedea drept capital uman, a fost una dintre schimbările fundamentale ale gândirii indiene.
Hindu zihniyeti'nde, meydana gelen köklü değişimlerden biridir.là một trong những thay đổi cơ bản trong tư duy của người Ấn.
Hindu zihniyeti'nde, meydana gelen köklü değişimlerden biridir.להון אנושי, מהווה את אחד השינויים המהותיים ביותר בתפיסת העולם של הודו
Hindu zihniyeti'nde, meydana gelen köklü değişimlerden biridir.إلى اعتباره رأس مال بشري مثل احد التغيرات الأساسية في الفكر الهندي
Hindu zihniyeti'nde, meydana gelen köklü değişimlerden biridir.インド変革の根本的な 要素の1つなのです この人的資本という
İnsanların en çok zorlandığı kısım da burası, yani köklü sayıları sadeleştirmek.Det sværeste er næsten at reducere det her rodtegn.
İnsanların en çok zorlandığı kısım da burası, yani köklü sayıları sadeleştirmek.E esta é a parte onde a maioria das pessoas tem problema, é só simplificar o radical.
İnsanların en çok zorlandığı kısım da burası, yani köklü sayıları sadeleştirmek.E questa è la parte con cui la maggior parte delle persone ha problemi, cioè semplificare il radicale.
İnsanların en çok zorlandığı kısım da burası, yani köklü sayıları sadeleştirmek.이 부분이 많은 사람들이 헷갈리는 부분인데 사실은 루트를 간단하게 하는 과정이죠
İnsanların en çok zorlandığı kısım da burası, yani köklü sayıları sadeleştirmek.Väčšina ľudí má problémy práve v tejto časti, pri zjednodušovaní odmocniny.
İnsanların en çok zorlandığı kısım da burası, yani köklü sayıları sadeleştirmek.Y aquí es donde muchos tienen problemas simplificando el radical En este caso, raíz cuadrada de 85.
İnsanların en çok zorlandığı kısım da burası, yani köklü sayıları sadeleştirmek.И това е частта, с която повечето хора имат проблем, а именно опростяването на радикала.
İnsanların en çok zorlandığı kısım da burası, yani köklü sayıları sadeleştirmek.С=√85.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Az emberi életfeltételek gyökeresen el fognak térni a jelenlegiektől.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Cambierà la condizione umana radicalmente rispetto a quella attuale.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Dan akan mengubah kondisi manusia secara radikal dari saat ini.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Doprowadzi sytuację ludzkości do radykalnie różnego stanu.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Elle rendra la condition humaine très différente de ce qu'elle est aujourd'hui.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Het zal de menselijke leefomstandigheden radicaal veranderen van de hedendaagse.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.제가 오늘날과는 철저하게 다른 인간의 조건을 살펴보도록 하겠습니다.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Llevará a la condición humana a un punto totalmente diferente al actual.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Nó sẽ làm cho cuộc sống của con người rất khác với những gì ngày hôm nay.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Sie wird die Menschheit im Vergleich zu heute in einer völlig anderen Verfassung hinterlassen.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Vai transformar a condição humana de forma radical, comparada com o que é hoje.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Va rearanja condiţia umană radical diferit faţă de cum e astăzi.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Θα μετατρέψει την ανθρώπινη κατάσταση σε κάτι ριζικά διαφορετικό από αυτό που σημαίνει σήμερα.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Она предоставит человеку условия, радикально отличающиеся от сегодняшних.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.Тогава условията на живот, ще са коренно различни от днешните.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.היא תהפוך את המצב האנושי לשונה קיצונית ממה שהוא היום.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.سوف تجعل حالة الإنسان مختلفة بشكل جذري عما هي عليه الآن.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.人間が置かれる状況はこれからも 急激に変わることでしょう 伝統的な学術分野は成長し続け その結果
Karakteristik denklemin karmaşık köklü olduğu birkaç örnek yapalım. -Ceci étant dit, allons résoudre quelques problèmes.
Karakteristik denklemin karmaşık köklü olduğu birkaç örnek yapalım. -Rozwiążemy kilka przykładów, w których pierwiastki równania charakterystycznego są zespolone.
Karakteristik denklemin karmaşık köklü olduğu birkaç örnek yapalım. -Vamos a hacer un par de problemas donde las raíces de la ecuación característica son complejas.
Karakteristik denklemin karmaşık köklü olduğu birkaç örnek yapalım. -בואו נעשה עוד כמה בעיות שבהן השורשים של המשוואה האופיינית הם מרוכבים.
Karakteristik denklemin karmaşık köklü olduğu birkaç örnek yapalım. -دعنا نقوم بعدد من المسائل التي تكون فيها جذور معادلة الخواص معقدة.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.A balesetem előtt még nem léteztek olyan kifejezések, mint a crowdsourcing és a radikális együttműködés.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.'크라우드소싱' 이나 '급진적 협력' 이란 말들은 없었어요. 제가 사고를 당했을 때는 말이에요.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.My sme nemali slová ako outsourcing and radikálna spolupráca, keď som mala moju nehodu.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Não havia palavras como "crowd-sourcing" e colaboração radical quando tive o meu acidente.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.No existían palabras para "recursos múltiples" o "colaboración radical" cuando mi accidente.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Non c'erano parole come crowd-sourcing e collaborazione radicale al tempo dell'incidente.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Nu existau cuvinte precum "finanțare de grup" sau "colaborare radicală" pe vremea când am avut accidentul.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Tidak ada kata-kata "gotong-royong" dan "kolaborasi radikal" saat kecelakaan saya.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Vi havde ikke ord som crowdsourcing og radikalt samarbejde da ulykken skete.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.W czasach gdy miałam wypadek nie znano jeszcze pojęć takich jak crowdsourcing czy wszechstronna współpraca.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Wir hatten keine Ausdrücke wie Crowdsourcing oder radikale Zusammenarbeit, als ich meinen Unfall hatte.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Woorden als 'crowdsourcing' en 'radicale samenwerking' bestonden niet toen ik mijn ongeval had.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Δεν είχαμε λέξεις όπως "συνεργατικός σχεδιασμός" και "ριζική συνεργασία" όταν έπαθα το ατύχημα.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Ни не използвахме думи като "колективна мъдрост" или радикално съдействие, когато се случи катастрофата ми.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.Таких слів як взаємодопомога чи радикальна співпраця не існувало, коли я потрапила в аварію.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.У нас не было таких слов как краудсорсинг и радикальное сотрудничество, когда я попала под машину.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.לא היו לנו מלים כמו "מיקור-המון" ו"שיתוף-פעולה קיצוני" כשעברתי את התאונה.

İlgili Sayfalar