Ana içeriğe geç
Sözlük

jest ile cümle

jest kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Han kom så tæt som hans slags kan for at gøre en gestus af rædsel.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Hän tuli lähelle hänen lajittelu voi tekemään ele kauhu.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Hij kwam zo dicht zijn soort kan het maken van een gebaar van afschuw.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Ia datang sebagai dekat sebagai semacam nya bisa untuk membuat gerakan kengerian.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Il est venu le plus près de son tri peuvent à faire un geste d'horreur.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Ngài đã đến gần như là sắp xếp của mình có thể làm một cử chỉ kinh dị.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Podszedł tak blisko, jak jego rodzaju może do geście przerażenia.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Ήρθε όσο πιο κοντά είδος του μπορεί να κάνει τη χειρονομία του τρόμου.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Він прийшов так близько, як його рід може, щоб зробити жест жаху.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Он пришел так близко, как его род может, чтобы сделать жест ужаса.
O kadar onun tür olarak yakın geldi korku bir jest yapmak için.Той дойде най-близо като му вид може да направи жест на ужас.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Amikor a halottakért mondanak imát, ilyen kézmozdulatokat végeznek, mintegy mennybe szőve a gondolataikat.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Când se roagă pentru morți, fac aceste gesturi cu mâinile, răsucindu-și gândurile către cer.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Cuando rezan por los muertos, hacen estos gestos con sus manos, para impulsar sus pensamientos a los cielos.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Kiedy odprawiają modły za zmarłych, gestykulują, jakby przędli swoje myśli prosto w niebiosa.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.죽은 사람을 위해 기도할 때 이런 손동작을 하는데 그들의 생각을 하늘로 말아 올라는 거죠
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Quand ils prient leurs morts, ils font ces gestes avec leurs mains, filant leurs pensées vers les cieux.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Quando pregano per i morti, lo fanno con gesti delle mani, come se filassero il pensiero verso il cielo.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Wanneer ze voor de doden bidden, maken ze deze gebaren: ze 'spinnen' hun gedachten de hemel in.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Когато се молят за мъртвите, те правят жестове с ръцете си, изтъкаващи мислите им към небесата.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Молясь за умерших, они делают такие жесты руками, разматывая мысли к небесам.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.כשהם מתפללים למען מתיהם, הם עושים בידיהם מחוות אלה, ומסחררים את מחשבותיהם אל תוך הרקיע.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.عندما يصلون للأموات يقومون بهذه الحركات بأيديهم يغزلون أفكارهم إلى الجنان
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.天国への思いを手で紡ぐ仕草をします ひょうたんの頭部にカルシウムが 堆積しているのが見えます
Pek de öyle değil. Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Gdyby to na tym polegało, oszczędziłbym wam wykładu, a nauczył gestu.
Pek de öyle değil. Eğer öyle olsaydı, size bu konuşmayı yapmayıp jestleri öğretirdim.Inte riktigt, om det var sant skulle jag bespara er föredraget och lära er gesten.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Applaudiamo la Philips (Applausi) per questo gesto di umanità.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Applaudissons Philips... (Applaudissements) ... pour son geste envers l'humanité.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Applaus für Philips ... (Applaus) ... und für diese humane Geste.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.(Applaus) -- voor dit gebaar voor de mensheid.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Brawo dla Philipsa... (Brawa) ...za taki gest dla ludzkości.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Hãy hoan nghênh Philips -- (Vỗ tay) -- vì sự biểu hiện của lòng nhân đạo này.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.인류를 위해 이같은 연구를 한 필립스에 경의를 표합시다. (박수)
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Mari tepuk tangan untuk Philips -- (Tepuk tangan) -- untuk perhatiannya pada kemanusiaan.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.-- pentru acest gest pentru omenire.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Un aplauso para Philips. (Aplausos) -- por este gesto hacia la humanidad.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.(Χειροκρότημα) για αυτή τη χειρονομία της προς την ανθρωπότητα.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.(מחיאות כפיים) על המחווה למען האנושות.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.(تصفيق) -- لهذه اللفتة للبشرية.
Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.このジェスチャーの人間味に これが彼らの宣伝方法です これは...
Philips'ten optik inç olarak biliniyor. Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Tapsoljuk meg a Philipset (Taps) az emberiség irányába mutatott gesztusért.
Philips'ten optik inç olarak biliniyor. Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Zatleskejme Philips - (Potlesk)
Philips'ten optik inç olarak biliniyor. Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Zatlieskajme Philipsu -- (Potlesk)
Philips'ten optik inç olarak biliniyor. Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Аплодисменти за "Филипс"... (Аплодисменти) ...за този жест на хуманност.
Philips'ten optik inç olarak biliniyor. Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Давайте поаплодируем Philips... (Аплодисменты) ...за этот шаг к человечности.
Philips'ten optik inç olarak biliniyor. Philips'i alkışlayalım. -- (Alkışlar) insanlığa karşı bu jesti için.Давайте поаплодуємо Philips... (Оплески) ...за цей крок до людяності.
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--Ele ROMEO gracejos em cicatrizes que nunca sentiu uma ferida .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--로미오 그는 상처를 못 느꼈거든요 흉터에 jests .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO Azt tréfákkal a sebeket, hogy soha nem érezte a seb .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO bromea en cicatrices que nunca se sintió una herida .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO Der Narben lacht, die Wunden nie gefühlt .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO Dia jests pada bekas luka yang tidak pernah merasa luka .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO E lazzi a cicatrici che non è mai sentita una ferita .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO El jests la cicatrici care nu simţit o rana .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO Hän jests klo arvet koskaan tuntenut haavan .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO Han skämt på ärr som aldrig känt ett sår .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO Han spøger på ar, der aldrig har følt et sår .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO Hij spot met littekens die nog nooit een wond .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO Il se moque de cicatrices qui ne s'est jamais senti une blessure .--
ROMEO hissettim hiç bir yara izleri jests .--ROMEO Ông jests tại các vết sẹo không bao giờ cảm thấy một vết thương .--
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod