Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Có lửa phát cháy trong hội chúng_nó , Ngọn lửa thiêu_đốt những kẻ ác .
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Divampò il fuoco nella loro fazione e la fiamma divorò i ribelli
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.El fuego se encendió contra su grupo; la llama devoró a los impíos
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.És tûz gyulladt fel azok seregében, láng égeté el a gonoszokat.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Focul le -a aprins ceata, şi flacăra a mistuit pe cei răi.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Het vuur verbrandde allen die God hadden getart.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Ilden rasede i deres Flok, Luen brændte de gudløse op.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.In ogenj se je vnel v njih druhali, in plamen je požgal krivičnike.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.I zapalił się ogieó na zebranie ich; płomieó spalił niepobożnych.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Ja heidän joukkiossaan syttyi tuli, liekki poltti jumalattomat.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.불이 그 당 중에 붙음이여 화염이 악인을 살랐도다
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Le feu embrasa leur troupe, La flamme consuma les méchants.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Och eld begynte brinna i deras hop, en låga brände upp de ogudaktiga.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.og en ild satte deres hop i brand, en lue brente op de ugudelige.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.und Feuer ward unter ihrer Rotte angezündet, die Flamme verbrannte die Gottlosen.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.και πυρ εξηφθη εν τη συναγωγη αυτων η φλοξ κατεκαυσε τους ασεβεις.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.И огън се запали в дружината им; Пламък изгори нечестивите.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.ותבער אש בעדתם להבה תלהט רשעים׃
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.واشتعلت نار في جماعتهم. اللهيب احرق الاشرار
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.有 火 在 他 們 的 黨 中 發 起 、 有 火 焰 燒 燬 了 惡 人
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.有火 在 他 們的黨 中 發起 、 有 火焰 燒燬 了 惡人
Atrial fibrilasyon için bir iRitim flasteri, ani kalp durması için ise hayati verileri izleyen bir monitor.Een iRhythm voor onregelmatige hartslag en monitoren van vitale functies om hartstilstand te voorkomen.
Atrial fibrilasyon için bir iRitim flasteri, ani kalp durması için ise hayati verileri izleyen bir monitor.Ein iRhythm bei Vorhofflimmern. Und Überwachung der Vitalparameter, um plötzlichen Herztod zu verhindern.
Atrial fibrilasyon için bir iRitim flasteri, ani kalp durması için ise hayati verileri izleyen bir monitor.이문형 심방세동을 위해 아이리듬(iRhythm)이란 센서가 있는 데, 심장마비사에 대비하기 위한 생명주기 관찰을 할 수 있습니다.
Atrial fibrilasyon için bir iRitim flasteri, ani kalp durması için ise hayati verileri izleyen bir monitor.iRhythm לפרפור חדרים. וניטור מדדים חיוניים למניעת דום לב פתאומי.
Atrial fibrilasyon için bir iRitim flasteri, ani kalp durması için ise hayati verileri izleyen bir monitor.Oraz monitorowanie parametrów życiowych aby zapobiec nagłej śmierci sercowej.
Atrial fibrilasyon için bir iRitim flasteri, ani kalp durması için ise hayati verileri izleyen bir monitor.وجهاز "iRhythm" للرجفان الأذيني. و مراقبة المؤشرات الحيوية للوقاية من الوفاة الفجئية بالسكتة القلبية.
Atrial fibrilasyon için bir iRitim flasteri, ani kalp durması için ise hayati verileri izleyen bir monitor.突然心臓死の予防にはバイタルサイン監視装置を使います 米国では毎年70万人が突然心臓死により亡くなっています
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.A chodil po cestě Azy otce svého, aniž se uchýlil od ní, čině to, což pravého jest před očima Hospodinovýma.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Chodil po ceste svojho otca Azu ani neuhol od nej robiac to, čo je spravedlivé v očiach Hospodinových.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.El a mers pe calea tatălui său Asa, şi nu s'a abătut deloc, făcînd ce este bine înaintea Domnului.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Él anduvo en el camino de su padre Asa, sin apartarse de él, haciendo lo recto ante los ojos de Jehovah
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Ele andou no caminho de Asa, seu pai, e não se desviou dele, fazendo o que era reto aos olhos do Senhor.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Han vandrede i sin Fader Asas Spor og veg ikke derfra, idet han gjorde, hvad der var ret i HERRENs Øjne.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Han vandret på sin far Asas vei og vek ikke fra den, men gjorde hvad rett var i Herrens øine.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Hij was een goede koning, net als zijn vader Asa. Hij probeerde steeds de HERE te volgen,
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.In hodil je po poti Asa, očeta svojega, ni se ganil od nje in je delal, kar je bilo prav v očeh GOSPODOVIH.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Ja hän vaelsi isänsä Aasan tietä, siltä poikkeamatta, ja teki sitä, mikä on oikein Herran silmissä.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.여호사밧이 그 부친 아사의 길로 행하여 돌이켜 떠나지 아니하고 여호와 보시기에 정직히 행하였으나
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Người đi theo con đường của A-sa , cha người , không lìa_bỏ , làm điều ngay_thẳng trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Người đi theo con đường của A-sa, cha người, không lìa bỏ, làm điều ngay thẳng trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Seguì la strada di suo padre, senza allontanarsi, per fare ciò che è retto agli occhi del Signore
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Seperti Asa ayahnya, Yosafat melakukan yang baik pada pemandangan TUHAN
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Und er wandelte in dem Wege seines Vaters Asa und ließ nicht davon, daß er tat, was dem HERRN wohl gefiel.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.И ходил он путем отца своего Асы и не уклонился от него, делая угодное в очах Господних.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Той ходи в пътя на баща си Аса; не се отклони от него, а вършеше това, което бе право пред Господа.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.וילך בדרך אביו אסא ולא סר ממנה לעשות הישר בעיני יהוה׃
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.وسار في طريق ابيه آسا ولم يحد عنها اذ عمل المستقيم في عيني الرب.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.約 沙 法 效 法 他 父 亞 撒 所 行 的 、 不 偏 左 右 、 行 耶 和 華 眼 中 看 為 正 的 事
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.約沙法 效法 他 父亞 撒 所 行 的 、 不 偏 左右 、 行 耶和華 眼中 看 為正 的 事
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.Erano presenti biologi, che contrassegnavano il pesce per rintracciarne il percorso.
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.Tuvimos biólogos pesqueros allí, que marcaban a los peces y monitoreaban sus movimientos.
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.Wir waren mit Fischereibiologen dort, die die Fische markierten und ihre Bewegungen verfolgten.
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.Биологи, занимающиеся нерестом, метили рыб, отслеживая их движение.
Balıkları etiketleyip hareketlerini izleyen su ürünleri biyologlarımız vardı.הבאנו לשם ביולוגים שחוקרים אזורי דיג, תייגנו את הדגים ועקבנו אחר תנועתם.
Bazıları -- bizi izleyen 75 ülke var.75개국의 사람들이 지금 보고 있으니까요.
Bazıları -- bizi izleyen 75 ülke var.Alcuni di loro -- abbiamo persone in 75 paesi là fuori che ci guardano.
Bazıları -- bizi izleyen 75 ülke var.Careva din ei -- avem lume în 75 de țări care privesc.
Bazıları -- bizi izleyen 75 ülke var.Certains -- nous avons des gens dans 75 pays qui sont en train de regarder.
Bazıları -- bizi izleyen 75 ülke var.Có thể 1 vài người trong số họ -- chúng tôi có công dân ở 75 quốc gia đang xem chương trình này.