Konunun son girişini izleyen herhangi bir materyal son koda olarak bilinir ve genellikle kadans şeklinde olur.כל החומר המוזיקלי שבא אחרי הכניסה האחרונה של המוטיב נקרא הקודה, ולרוב יהיה קדנציאלי.
Doğumu izleyen ilk 2 haftada gözlemlenir.בשנים הראשונות לכהונתם התראו שני האחים.
Ancak bunun izleyenlere hitap etmesi ve onlarla ilgili de olması gerekir.אי לכך, חשוב לאבחן מצבים אלו ולטפל בהם גם.
Bunu izleyen devalar ve asuralar çok şaşırır ve Nandi'ye ne olacağını merak ederler.האחיות המודאגות והמבוהלות מבינות כמה הן תלויות במרמי.
Aynı yıl New York şehrine taşınarak izleyen beş yıl içinde yılda yaklaşık 300 gösteri düzenledi.באותה שנה גם עבר להתגורר בניו יורק ובמהלך חמש השנים הבאות הופיע בכשלוש מאות לילות בשנה.
Bunu izleyen diğer iki parçanın videosu, "Paper Bag" ve "Limp" ise çok ilgi görmemiştir.הסינגלים האחרים מהאלבום, "Paper Bag" ו-"Limp", לא זכו להצלחה.
İzleyen yıllarda da öğrenci kontenjanı 200 olmuştur.תוך שנים ספורות גדלה הישיבה לכ-200 תלמידים.
Tabloda alayın geçişini izleyen bir kadın ve çocuk da resmedilmiştir.תצלום אישה וילדיה מן הגירוש נמצא בספר היזכור.
İzleyen yıllarda, Esmark'ın düşünceleri tartışıldı ve kısmen İsveç, İskoç ve Alman bilimcilerce devralındı.През следващите години идеите на Есмарк се дискутират и се изучават от шведски, шотландски и германски учени.
İzleyen yüzyıl boyunca bu bölgede hiçbir kent görülmeşdir.В следващите стотина години никой европеец не посещава района.
İzleyen yıllarda da öğrenci kontenjanı 200 olmuştur.72 години по-късно, броят на учащите достига 200.
1999'da onu izleyen Things Fall Apart, grubun geniş kitlelerce tanınmasında önemli rol oynadı.С формулирането на понятието „вид“ през 1942 г., Майер играе ключова роля в дебата по въпроса.
İzleyen 30 gün boyunca bu bölge Alman hava unsurları tarafından bombalandı.Probe su se održavale 10 tjedana uz zvuke njemačkog bombardiranja.
Bunu izleyen gözlemler, genelde çarpma ihtimâlinin arttığını gösterirler.Kad je vide, mogući prosci se uglavnom šokiraju.
İzleyen aylarda da gelişler devam edecektir.Daljnji razvoj se može također promatrati po godinama.
Epikür, Demokritos aşamalarını izleyen atomik bir materyalistti.Kr.) je filozof koji nastavio razvijati Demokritov atomizam.
Kalan 980 kişilik yer ise maçı ayakta izleyen seyirciler için ayrılmıştır.Priemerná návštevnosť na zápasoch bola 489 divákov na zápas.
Bölge izleyen 300 yıl süresince iskan edilmemiştir. ^ Yrd.Po tejto katastrofe nepodnikli najbližších 300 rokov žiadnu výpravu do cudziny.
İzleyen aylarda da gelişler devam edecektir.Počas týchto mesiacov prebehne párenie.
İzleyen üç yıl boyunca Alman işgalinde kalan şehirde 400 bin sivil öldürülmüştür.Počas nemeckej okupácie zahynulo 40 000 obyvateľov mesta.
Hamilton, izleyen günlerde birbiri ardına üç taarruza girişmişti.Pasirodo, Liusei per vieną dieną pasipiršo trys vyrai!
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.Iš viso arestuota apie 2 tūkstančius žmonių.
Triviumdan sonra da quadrivium gelir.) ve quadriviumdur (Triviumu izleyen ikinci kısmı.Pirmieji trys buvo grupuojami į triviumą (lot. Trivium), paskutiniai keturi – kvadriviumą (lot. Quadrivium).
İzleyen bir yıl içinde hareket tüm ülkede dalga dalga yayılmıştı.Valminud teose suhtes paisus kogu riigis pahameeletorm.
Bunu izleyen tekli "Everybody's Fool"olmuştur.See juhtum inspireeris Leed kirjutama lugu "Everybody's Fool".
Olan biteni izleyen oğlan, herkes yatıya çekildikten sonra bu otları her gün yer.Inimesed läinud vaatama, mis see mees iga päev pühas hiies teeb.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.Kõnelejate arv on umbes 2 000.
İzleyen üç gün boyunca Odessa'da silahlar suskundu.3. mail kuulutati Odessas välja kolmepäevane lein.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.함수% 1이 다음 함수에 의존합니다:% 2, 이들을 부가적으로 제거되어야 합니다.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.A função% 1 depende das seguintes funções:% 2. Estas deverão ser removidas adicionalmente.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.A( z)% 1 nevű függvénytől függnek a következők:% 2. Ezeket is el kell távolítani.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.De la función %1 dependen las siguientes funciones: %2. También se deben eliminar.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.De volgende functies: %2, zijn afhankelijk van functie %1. Deze moeten ook worden verwijderd.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.Die Funktion %1 ist abhängig von den folgenden Funktionen: %2. Diese müssen ebenfalls entfernt werden.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.Følgende funktioner% 2 afhænger af funktionen% 1. Disse skal også fjernes.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.Funkce% 1 závisí na následujících funkcích:% 2. Tyto funkce musí být při sčítání odstraněny.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.Funkcja% 1 wykorzystuje następujące funkcje:% 2. Muszą one także zostać usunięte.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.Funktio% 1 riippuu seuraavista fuktioista:% 2. Myös nämä on poistettava.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.Funktionen% 1 har beroenden i följande funktioner:% 2. De måste dessutom också tas bort.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.La fonction %1 est une dépendance des fonctions & #160;: %2. Celles -ci doivent être également supprimées.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.La funzione « %1 » è necessaria alle funzioni seguenti: %2. Anche queste devono essere rimosse.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.Η συνάρτηση% 1 είναι εξαρτώμενη από τις παρακάτω συναρτήσεις:% 2. Θα πρέπει να γίνει αφαίρεση και αυτών.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.Функція% 1 залежить від таких функцій:% 2. Цю залежність слід виключити.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.الـ الدالة هو أداء متابعة هذه بوصة.
% 1 işlevi izleyen işlevlere bağımlıdır:% 2. Ek olarak bunlar kaldırılmalıdır.以下の関数が関数 %1 に依存しています: %2。これらも削除しなければなりません。
40. yaş günü. Eğer izleyen kast yapımcısı falan varsa diye söylüyorum.でも役年齢は30から50ね
Aloha. (İzleyenler: Aloha.)Aloha.
Aloha. (İzleyenler: Aloha.)Aloha (xin chào bằng tiếng Hawaii).
Aloha. (İzleyenler: Aloha.)( هالوها : تحية السلام في هاواي ) -- الجمهور : هالوها
Ama şimdi beş gündür, tanklar durdu. Çünkü dışarıdan La Realidad'ı izleyen gözler var.Ale teď, na 5 dní, se tanky zastavily, protože vnější oko sledovalo La realidad.
Annesinin ölümünü izleyen tek kızına... ...ruhunu kaybedip sarsılmış birine, aynı kelimeleri söyledin.الفتاة الوحيدة التي رأت امها تموت الفتاة التي كانت روحها ترتجف, هذا ما قلته
Asla bilemezsin. Bazıları -- bizi izleyen 75 ülke var.Niektorí možno áno, máme divákov zo 75 krajín sveta.
Asla bilemezsin. Bazıları -- bizi izleyen 75 ülke var. Söylemeyin.Bem, nunca se sabe, temos pessoas a ver, em 75 países.
Asla bilemezsin. Bazıları -- bizi izleyen 75 ülke var.Ну такое возможно, нас смотрят люди в 75 странах.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.(105:18) И возгорелся огонь в скопище их, пламень попалил нечестивых.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Api turun menyambar kelompok mereka, menghanguskan semua yang telah mendurhaka
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.A roznícen byl oheň na rotu jejich, plamen spálil bezbožníky.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.A roznietil sa oheň na ich shromaždenie; plameň spálil bezbožníkov.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.ateou-se um fogo no meio da congregação; e chama abrasou os ímpios.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Có lửa phát cháy trong hội chúng nó, Ngọn lửa thiêu đốt những kẻ ác.