Bardas Fokas ve akrabaları yakalanıp, izleyen yedi yıl kalacakları Prote'ye sürgün edildiler.Ο Φωκάς και οι συγγενείς του συνελήφθησαν και εξορίστηκαν στην Χίο, όπου πέρασαν τα επόμενα επτά χρόνια.
İzleyen yıllarda FIVB’ye üye ülke federasyonların sayısı 89’a ulaştı.Τότε ο αριθμός των εθνικών ομοσπονδιών που συνδέονταν με τη FIVB αυξήθηκε σε 89.
"Animeyi yapanlar ve izleyenler her zaman aynı şeyi istiyorlar.Ταυτόχρονα ενεργούν και επιθυμούν πάντοτε το ίδιο πράγμα.
İzleyen dönemde krallığını genişletme çabasına girdi.Ανέλαβε πλήρως τη βασιλική εξουσία όταν ενηλικιώθηκε.
Bunu izleyen 2. Dünya Savaşı da, birincisinin 4 katı kadar daha fazla kayba yol açmıştır.Κατά την διάρκεια του Δευτέρου Παγκοσμίου Πολέμου, η εταιρία είχε περισσότερες ζημιές απ'ότι στον Πρώτο.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.Πήραν μέρος δυο χιλιάδες άτομα.
Ancak 561 yılında ikinci kez deprem felaketine ve bunu hemen izleyen büyük bir veba salgınına uğramıştır.Το 561 υπέστη για δεύτερη φορά καταστροφές από σεισμό.
Her enzim kodu "EC" harflerini izleyen, noktalarla ayrılmış dört sayıdan oluşur.Enhver enzymkode består af bogstaverne "EC" fulgt af fire numre separeret af punktummer.
Bunu izleyen birkaç hafta içinde Alman birlikleri bir 100 bin daha kayıp vermiştir.I de følgende uger mistede tyskerne yderligere 100.000 mand.
Bunu izleyen dönemde uzun çalışmalar yapıldı.Der blev øvet meget i løbet af eftermiddagen.
Hiç değilse yeterince eğlendiren bir bölümdü ve izleyenler için tam olarak bir zaman kaybı değildi." dedi.Det var trods alt en god periode, men også en meget hård periode, som jeg ikke vil have undværet."
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.Hallen har cirka plads til 2.000 tilskuere.
Bunu izleyen yedi sene içinde beş küçük gezegen ve yedi değişken yıldız keşfetmiştir.Det er for nylig opdaget, at stjernen har mindst fem, måske syv, planeter.
Ateşböceklerinin Mezarı film eleştirmenlerinden ve izleyenlerden övgü dolu yorumlar aldı.Ildfluens grav fikk god omtale hos filmkritikere.
İzleyen yıllarda FIVB’ye üye ülke federasyonların sayısı 89’a ulaştı.Pada tahun ini, jumlah federasi nasional yang berafiliasi dengan FIVB telah tumbuh menjadi 89.
Her enzim kodu "EC" harflerini izleyen, noktalarla ayrılmış dört sayıdan oluşur.Setiap kode dimulai dengan "EC", diikuti oleh 4 angka yang dipisahkan oleh titik.
Birbirini izleyen iki diş takımına sahip olan hayvanlara difiyodont denir.Tertulis di antara dua mata Dajal ك ف ر (Kaf-Fa-Ra artinya kafir) yang bisa dibaca oleh orang buta aksara.
Tanrı'ın birbirini izleyen yedi suretinin olduğuna inanırlar.Akhirnya tinggallah 7 negara besar yang saling bermusuhan satu sama lain.
İzleyen dönemde müzik okullarında gitar eğitimi vermiştir.Dia pernah belajar gitar dalam mengembangkan bakat musik.
Kanalizasyonu tamamlanmıştır. köyü 7/24 izleyen kamera sistemi mevcuttur..Pelalawan Lancar dan Percepatan Pembangunan Infrastruktur Desa/Kelurahan 5.
Sabit izleyen(durağan) bir veri için kullanılan başlıca iki tahminleme metodu vardır.Ada dua cara umum di mana istilah "Garis Kontrol Aktual" digunakan.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.Yang tercatat jelas anggota Pertugal 2.000 orang.
İzleyen birkaç hafta içinde bu koridor genişletildi.Trong vòng vài tuần, hành lang này đã được mở rộng.
Bunu izleyen devalar ve asuralar çok şaşırır ve Nandi'ye ne olacağını merak ederler.Quỷ thần nhìn thấy đều sửng sốt và tự hỏi điều gì sẽ xảy ra với Nandi.
İzleyen yıllarda FIVB’ye üye ülke federasyonların sayısı 89’a ulaştı.Vào khoảng thời gian này, số liên đoàn quốc gia gia nhập FIVB đã tăng lên 89.
1971 yılını izleyen dönemlerde OPEC bu değer kaybını telafi edebilmek için ağır hareket etmiştir.Sau 1971, OPEC lại chậm trễ trong việc điều chỉnh lại sự suy tụt giá trị tiền tệ này.
Bunu izleyen yıllarda, Bong Lian, Kefeng Liu ve Shing-Tung Yau bir dizi bağımsız kanıtlar yayınladılar.Nhưng sau đó, Bong Lian, Kefeng Liu, và Shing-Tung Yau công bố phép chứng minh độc lập trong một loạt bài báo.
İzleyen dönemde 1002 ve 1007 yılında ödeme yapılır.Các vụ phun trào gần đây nhất xảy ra vào các năm 1002 và 1007.
Filmi izleyen 25 yaşın altındaki kişilerin 57'si erkek, 54'ü bayandı.Khán giả xem phim có 57% là nam giới và 54% người dưới 25 tuổi.
İzleyen dönemde İsveç, Rusya için bir tehlike olmaktan çıktı.Thời kỳ bà cai trị, nước Nga tăng cường các cuộc tấn công vào Thụy Điển.
İzleyen yıllarda 33 kez ameliyat oldu.入院期間は3年に渡り、33回もの手術を受けた。
İzleyen yıllarda, Esmark'ın düşünceleri tartışıldı ve kısmen İsveç, İskoç ve Alman bilimcilerce devralındı.それから数年の間に、エスマルクの発想は、スウェーデン、スコットランド、ドイツの科学者らに分けて討論され、引き継がれた。
Hastalığa yakalananların yaklaşık %95’inin durumu tedaviyi izleyen 7 ila 10 gün içinde daha iyiye gitmektedir.約95%の患者は7日から10日間の治療で完治する。
İzleyen yıllarda FIVB’ye üye ülke federasyonların sayısı 89’a ulaştı.このころにはFIVBの加盟数は89となった。
İzleyen yirmi yıl Vasnetsov için üretken geçti ama son dönem tabloları genelde daha az önemli sayılmıştır.その後の20年間は、ヴァスネツォフにとって実り豊かな時期であったが、晩年の絵画のほとんどは、第二次的な意義しか認められていない。
Doğumu izleyen ilk 2 haftada gözlemlenir.^ 史上初の2週連続賢者誕生。
Bu iklimsel optimumu izleyen şu andaki iklim aşaması hâlâ aynı buzul çağına (Holosen) aittir.この気候最適期の後に続く、現在我々が置かれている気候フェーズは、なお同じ間氷期(完新世)の内である。
Ancak diğer divan şairleri bu akıma katılmadığı için sonradan bu akımı izleyenler olmamıştır.このように、彼らへの尊敬を隠さない後輩芸人は少なくない。
Bu gösteri izleyenleri çoşturuyordu.本番組の出演者が続投出演。
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.自此之後,它每一次的回歸都被觀測到。
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.参演者有二千余人。
Kadının vücudu (sağına doğru dönük) resmin sol tarafına dönük, yüzü izleyene bakar şekildedir.賈逵,以左中郎將為侍中,内備帷幄,兼領秘書。
İzleyen dönemde krallığını genişletme çabasına girdi.正为提高自己在皇族内的地位而努力。
Sovyet birlikleri izleyen 5 gün boyunca 6 – 7 km. ilerlemeyi başardılar.在之後的五天內,蘇軍只前進了6至7公里(3至4英哩)。
Ayrıca karizmatik tavrıyla izleyenlerinin kalbini çalmayı başarmıştır.而他也認識了擁有心靈探測能力的機器人吉斯卡。
Hamilton, izleyen günlerde birbiri ardına üç taarruza girişmişti.有时,帕克斯一天要跑三家医院。
Ancak, onları izleyen askerler de Alice'e ulaşırlar.王子将这些士兵打走之后,还是追赶艾丽卡。
İzleyen dönemde İsveç, Rusya için bir tehlike olmaktan çıktı.俄軍的決定性勝利終止了瑞典成為歐洲列強的時代。
Aldebaran, Arapça "takip eden" veya "izleyen" demektir.「Varanus」取自阿拉伯文的「ورل」,意思為監控。
İzleyenlere cezalar bile verilmiştir.前項之未遂犯罰之。
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.그러나 그 이후 등판시마다 실점하는 모습을 보였다.
Bu mizampaj adeta albümleri izleyenleri ülke içinde bir yolculuğa davet eder gibidir.그들의 앨범을 듣는 것은 여러 대륙을 여행하는 것과 비슷한 느낌이다.
Birbirini izleyen iki diş takımına sahip olan hayvanlara difiyodont denir.두 개의 눈을 가진 사람을 포함한 동물들은 두 눈 사이의 거리 때문에 서로 다른 상이 맺히는데 이것을 양안 시차라 부른다.
İzleyen günlerde Suursaari'den aldıkları 12.160 kişi kurtardılar.다음 날에는 고글란트 섬에서 12,160명이 구조되었다.
Hiç değilse yeterince eğlendiren bir bölümdü ve izleyenler için tam olarak bir zaman kaybı değildi." dedi.그래서 공감하기는 쉬웠지만 연기하기 수월한 캐릭터는 아니었다”고 말했다.
Hawk Eye - Tenis ve kriket gibi oyunlarda topu sayısal ortamda izleyen sistemin adı.호크아이(Hawk-Eye)는 테니스, 크리켓, 미식축구와 같은 구기 종목에서 경기 중 공의 위치와 궤도를 추적하고 통계적으로 분석하는 컴퓨터 시스템이다.
Animal Planet yüksek çözünürlüklü olarak izleyenler için 24 saatlik yayını sürmektedir.극장용 필름은 일반적으로 높은 해상도를 가지고 초당 24 프레임을 기록한다.
Kendisini izleyen koçlardan biri ona buz dansını tavsiye etti.이 코너를 진행한 정명재는 이 코너로 아이스크림 파시통통의 광고를 촬영했다.
Nazi liderlerinin yargılandığı Nürmberg Mahkemeleri'ni izleyen gazetecilerin arasındaydı.הוא נמנה עם העיתונאים שצפו במהלך משפטי נירנברג כנגד ראשי המשטר הנאצי.
Bu turnuvayı toplam izleyenlerin sayısı ise 46 milyonu bulmuştur.מספר הצופים בערוץ הוא כ-40 מיליון צופים.