Ana içeriğe geç
Sözlük

izleyen ile cümle

izleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.Sindsdien zijn op dit gedeelte de sporen bij de overwegen opgebroken.
Olan biteni izleyen oğlan, herkes yatıya çekildikten sonra bu otları her gün yer.Het grote voordeel van dit systeem is dat eenmaal per dag iedereen wakker is.
Temmuz 1999'da ilk single'ını Ekim ayında izleyen ilk albümleriyle çıkardılar.In juli van hetzelfde jaar brachten ze hun eerste single uit, een eerste album volgde in oktober.
Diziyi izleyenlerin birçoğunun ortak kanısı bugüne kadar izledikleri en iyi dizi olduğu yönündedir.Veel vrouwen in de serie hebben geclaimd dat hij de knapste man is die ze ooit hebben gezien.
Yapılan gösteriyi izleyenler hayretler içinde kalırlar.De mensen die naar het optreden luisteren zijn laaiend enthousiast.
İzleyenlere cezalar bile verilmiştir.Ook de rechters konden bestraft worden.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.Het biedt plaats aan zo'n 2.000 toeschouwers.
Onu izleyen "Stay with Me", dünya çapında hit oldu.'Vlieg met me mee' wordt een hit.
Kendisini izleyen koçlardan biri ona buz dansını tavsiye etti.Na zijn sportieve carrière schaatste hij onder meer met zijn eigen ijsdansshows.
Asıl takviyelerin, izleyen ikinci 24 saatte cepheye akacağını düşünmektedirler.Zoals beloofd keert de ambassadeur na 24 uur op dezelfde plaats terug.
Doğumu izleyen ilk 2 haftada gözlemlenir.Het eerste huisbezoek wordt standaard twee weken na de geboorte verricht.
Bu tabloda da Olympia izleyenlere "Beni seyrederken sizi seyrediyorum" der gibidir.Ook hoor je de woorden "Satan look at me".
Aynı yıl New York şehrine taşınarak izleyen beş yıl içinde yılda yaklaşık 300 gösteri düzenledi.Przeniósł się też do Nowego Jorku i przez następne 5 lat dawał około 300 pokazów rocznie.
Bu gösteri izleyenleri çoşturuyordu.Na tę sztukę wszyscy czekaliśmy.
İki farklı yolu izleyen devrelerden hangisinin önce geldiği belirlenir.Skrzyżowanie powyższych dwóch podziałów przedstawia się następująco.
İzleyen dönemde krallığını genişletme çabasına girdi.Natychmiast postanowił rozszerzyć swe królestwo.
Köyün baraja izleyen güneydoğu kısmından bakılan manzarası muntazamdır.Widok ogólny Widok od strony wschodniej Elewacja południowa Jej wnętrze jest opustoszałe.
İzleyen iki hafta boyuca Pers Donanması ile bir temas gerçekleşmemiştir.Cała trójka nie zapomniała jednak tajemniczego Sindbada Żeglarza.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.Trybuny mogą pomieścić około 2000 widzów.
Hastalığa yakalananların yaklaşık %95’inin durumu tedaviyi izleyen 7 ila 10 gün içinde daha iyiye gitmektedir.Kring 95 % av de som drabbas blir bättre inom 7 till 10 dagar av behandling.
1796'yı izleyen yıllarda Lyon'da özel matematik, kimya ve dil dersleri verdi.Från omkring 1796 gav Ampère privatlektioner i Lyon i matematik, kemi och språk.
Bunu izleyen yıl Glière Moskova'daki Gnesin Müzik Okulu'nde eğitmen oldu.De följande åren undervisade Glière på musikskolan Moskva Gnesin.
İzleyen iki hafta boyuca Pers Donanması ile bir temas gerçekleşmemiştir.Två av böckerna om kommissarie Barnaby har inte filmats.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.Det finns 2 000 platser för åskådare.
İzleyen konular bu hususun arka planını oluşturmaktadır.Tanken bakom dessa verk är att skapa visuellt kaos.
İzleyen dönemde İsveç, Rusya için bir tehlike olmaktan çıktı.Enligt den politiska högern utgjorde Ryssland i ett längre perspektiv fortfarande ett hot mot Sverige.
Bunu izleyen birkaç hafta içinde Alman birlikleri bir 100 bin daha kayıp vermiştir.Протягом кількох наступних тижнів німці втратили ще 100000 чоловік.
Ancak bunun izleyenlere hitap etmesi ve onlarla ilgili de olması gerekir.Так, але це залежить і від того, як ви на це подивитеся.
İzleyen bir yıl içinde hareket tüm ülkede dalga dalga yayılmıştı.В ці роки зароджується стаханівський рух, який поширюється по всій країні.
İzleyen 10 gün içinde köleler tüm kuzey sahilinde denetimi elegeçirecektir.Протягом 10 днів раби взяли під контроль всю північну територію.
Bu baskıyı izleyen diğer baskılar ise 1666, 1671, 1675 ve 1678 yıllarında gerçekleşti.В подальшому обіймав цю посаду у 1665, 1671 й 1673 роках.
Baskın etkisi izleyen günlerde de kendini hissettirmeye devam etmiştir.На деякий час під впливом промови навіть починає йому вірити.
Bu o zamana kadar bir NBA All-Star Maçı'nı izleyen en kalabalık seyirci kitlesiydi.Через рік був учасником Матчу всіх зірок НБА.
Birbirini izleyen girişimler bu kuramın özlü tarihi olmaktadır.Ці дві події напевне є оповіданням тієї самої історії.
Her enzim kodu "EC" harflerini izleyen, noktalarla ayrılmış dört sayıdan oluşur.Kód každého enzymu je složen z písmen "EC" následovaných čtyřmi čísly oddělenými čárkami.
İzleyende sanal bir derinlik yanılsaması oluşmasına neden olur.Zdá se vám, že vidíte pravopisnou chybu?
1796'yı izleyen yıllarda Lyon'da özel matematik, kimya ve dil dersleri verdi.V letech 1796-1801 byl soukromým učitelem matematiky, chemie a jazyků v Lyonu.
Savaşı izleyen yıllarda Yugoslavya Dışişleri Bakanlığı'nda çalıştı.V pozdějších letech pracoval v knihovně Ministerstva spravedlnosti.
İzleyen dönemde 1002 ve 1007 yılında ödeme yapılır.Poslední erupce se odehrály v letech 1002 a 1007.
Yarbay, izleyen ikinci 24 saatte de takviye alamayacaktır.Během následujících 24 let se dvaceti expedicím nepodařilo zopakovat výstup na vrchol.
İzleyen beş yıl, o ve takipçileri Guaimar'a tehdit oluşturdular.În următorii cinci ani, el și susținătorii săi nu au încetat să constituie o amenințare pentru Guaimar.
Bunu izleyen tekli "Everybody's Fool"olmuştur.Surpriza a fost când "Everybody's Fool" a fost realizat.
Hastalığa yakalananların yaklaşık %95’inin durumu tedaviyi izleyen 7 ila 10 gün içinde daha iyiye gitmektedir.Aproximativ 95% dintre oameni se simt mai bine după șapte și până la zece zile de tratament.
Bu iklimsel optimumu izleyen şu andaki iklim aşaması hâlâ aynı buzul çağına (Holosen) aittir.Actuala fază climatică urmează ultimul optim climatic din aceeași perioadă interglaciară (Holocenul).
1971 yılını izleyen dönemlerde OPEC bu değer kaybını telafi edebilmek için ağır hareket etmiştir.În anii de după 1971, OPEC a reajustat lent prețurile pentru ca acestea să reflecte deprecierea.
İzleyen dört yıl boyunca açık siyasi etkinlikler yasaklandı.Timp de circa patru ani ani diplomele promise nu au fost onorate.
Yine de izleyen yıllarda bazı üyelerin ayrılmak istedikleri görülmektedir.Ani de-a rândul, în rândul lor va domni teama de a fi descoperiți.
Bundan sonraki birbirini izleyen yıllarda cumhuriyetler, krallıkların yerini teker teker doldurdu.Care în următoarele secole a trecut în repetate rânduri din posesia unui regat în a celuilalt.
Törende Lenin'in Mozolesi üzerinde gösteriyi izleyen Sovyet liderleri.A Szovjet Örményország vezetői a Lenin-szobor alatti pódiumról szemlélték a parádékat.
Piyanoya bakan kısımda konseri izleyenlere içecek satan bir bar da yer aldı.A zongora környezetében egy bár is is helyet kapott, ahol a koncert közben a nézők italokat rendelhettek.
2005 yılında Joan of Arcadia adlı dizide ana karakterin sınıf arkadaşı rolü ile izleyenlerin karşısına çıktı.2005-ben a "Joan of Arcadia" egyik részében, mint Joan osztálytársa láthatjuk.
İzleyen yıllarda yarışmalar Avustralya’da da başlamıştır.A szezon első futamára az utóbbi évekkel egyetemben Ausztráliában került sor.
Animal Planet yüksek çözünürlüklü olarak izleyenler için 24 saatlik yayını sürmektedir.A Föld felszínét 15 hosszúsági fokonként 24 időzónára osztották.
Bunun yerine dışarıda durup olayları izleyen bir insan kalabalığı oluşturmaya başladılar.Sen sijaan he jäivät baarin ulkopuolelle, jonne alkoi kerääntyä tapahtumia katseleva väkijoukko.
Resmin geri kalanında balerinlerin çalışmalarını izleyen aileler görülür.Viimeisessä kuvassa nähdään ihmisiä tanssimassa.
İzleyen dönemde Manstein, modern savaş tarihinin en büyük zaferlerinden birine imza attı.Tässä asemassaan von Manstein saavutti suurimmat modernin sodankäynnin meriittinsä.
İzleyen yıllarda birçok bilim adamı bu konuyu destekleyen ya da karşı gelen çalışmalarda bulunmuştur.Monet pyrkivät hänen luokseen toivoen neuvoja tai kannustusta.
Bu olayı izleyen yıllarda Nestorius taraftarları özellikle Anadolu ve Suriye'de yoğun takibata uğramıştır.Lähivuosien konflikteissa monarkisteilla on ollut asemansa erityisesti Nepalissa ja Thaimaassa.
İzleyen 90 yıllık barış dönemi, çok genç yaşta hükümdar olan ve sık sık değişen sultanların devridir.Ranskassa ns. neljännen tasavallan aikaa sävyttivät heikot ja usein vaihtuvat hallitukset.
Bunu izleyen yüzyıl boyunca tuzaklar ve zehirleme, soylarını tükenmenin eşiğine getirdi.Στα επόμενα 100 χρόνια, το κυνήγι με παγίδες και οι δηλητηριάσεις τούς έφεραν στα όρια της εξαφάνισης.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod