İzleyen yıllarda Bouguereau resim yapmayı ve çalışmayı beraber yürüttü.Les années suivantes, Raiber travaille le dessin et la gravure.
"Animeyi yapanlar ve izleyenler her zaman aynı şeyi istiyorlar.La gente que hace anime y la gente que lo ve quieren ver las mismas cosas.
Aynı yıl New York şehrine taşınarak izleyen beş yıl içinde yılda yaklaşık 300 gösteri düzenledi.Ese mismo año se mudó a Nueva York y durante los cinco años siguientes hizo alrededor de 300 shows al año.
Ayrıca filmde yönetmen, olayı izleyen bir gazeteci rolünde izleyicilerin karşısına çıkmaktadır.Durante la película se irá enfrentando con una periodista que también quiere el caso.
Bunu izleyen dönemde uzun çalışmalar yapıldı.El número de horas que había que estudiar era grande.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.El aforo es de 2.000 espectadores aproximadamente.
İzleyen yıllarda Mamertinler, Sicilya adasına yayılan yağma ve talanlara giriştiler.Desde la antigüedad, los hombres visitaron y habitaron las islas Cíes.
Ünlü oyuncular koçluklarını yaptıkları yarışmacılarla sahneye çıkarak izleyenlere keyifli anlar yaşattılar.Nos disculpamos profundamente por los fans que estaban planeando ver nuestros shows.
Bunu izleyen 60 yıl Resmi yönetmelikler dönemi olarak sürmüştür.Sesenta años después esas opiniones siguen siendo válidas en Japón.
Her enzim kodu "EC" harflerini izleyen, noktalarla ayrılmış dört sayıdan oluşur.Cada código de enzimas consiste en las dos letras EC seguidas por 4 números separados por puntos.
İzleyen üç yıl boyunca Alman işgalinde kalan şehirde 400 bin sivil öldürülmüştür.Entre 300 y 400 civiles franceses encontrarán también la muerte en este infierno.
Kendisini izleyen koçlardan biri ona buz dansını tavsiye etti.Sólo uno de sus jinetes fue mostrado, que fue el Hombre de Hielo.
Bunu izleyen 2. Dünya Savaşı da, birincisinin 4 katı kadar daha fazla kayba yol açmıştır.La segunda parte de la guerra civil, aunque implicaba a menos países, hizo más daño que la primera.
Bu filmi izleyen insan bir Bolşevik olabilir.” demiştir.Sólo por eso esta película valiente merece una audiencia".
İzleyen günlerde Suursaari'den aldıkları 12.160 kişi kurtardılar.Nei giorni seguenti navi operanti da Suursaari recuperarono 12.160 sopravvissuti.
Belirli sinemalarda filmi izleyen ilk 100.000 kişiye Naruto temalı yo-yo verilmiştir.Le prime 100.000 persone a vedere il film in alcuni cinema ricevevano uno yo-yo di Naruto.
Her enzim kodu "EC" harflerini izleyen, noktalarla ayrılmış dört sayıdan oluşur.Il codice associato a ogni enzima consiste delle lettere "EC" seguite da quattro numeri separati da punti.
Aynı yıl New York şehrine taşınarak izleyen beş yıl içinde yılda yaklaşık 300 gösteri düzenledi.Quello stesso anno si trasferì a New York, e per i successivi cinque anni fece circa 300 spettacoli all'anno.
Onu izleyen Terminator 4'de de ilk iki filmde bahsi geçen savaşa ağırlık verilecekti.T4 sarebbe seguito immediatamente dopo e incentrato principalmente sulla guerra vista nei primi due film.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.La capienza è di circa 2.000 spettatori.
Kendisini izleyen koçlardan biri ona buz dansını tavsiye etti.Uno degli sport proposti per il programma è il pattinaggio su ghiaccio.
Ancak, onları izleyen askerler de Alice'e ulaşırlar.Ma i nostri eroi, arrivati in Africa, riusciranno a fermarlo.
Romanı yazma sürecinde, Manisa davasını yakından izleyen gazetecilerden Can Dündar'dan destek gördü.Qui viene mostrato il diario segreto di Elisa, la quale dava i voti agli uomini con cui è stata.
Sahne içinde olay örgüsünü ortaya koyan devinimin, birbirini izleyen çekimler boyunca uyumlu olması gerekir.Chi possiede il proverbio corrispondente alla scenetta sorteggiata, dovrà recitarlo ad alta voce.
İzleyen aylarda çık bir biçimde dünya liderleri bu düzenlemeyi dikkate almadı.В последующие месяцы стало ясно, что мировые лидеры не отнеслись к нему серьёзно.
Kadının vücudu (sağına doğru dönük) resmin sol tarafına dönük, yüzü izleyene bakar şekildedir.На левой к зрителю стене изображён воин, на правой — женщина-труженица.
1993 yılından başlayarak yaz olimpiyat oyunlarını izleyen yıllarda oynanmaktadır.С 1993 года проводятся на следующий год после летних Олимпийских игр.
Ancak bunun izleyenlere hitap etmesi ve onlarla ilgili de olması gerekir.Если вы хотите рассказать о своих проблемах, то о них и будут расспрашивать и их будут рассматривать.
İzleyenlere cezalar bile verilmiştir.Отбывают же наказание осуждённые.
İzleyen 10 gün içinde köleler tüm kuzey sahilinde denetimi elegeçirecektir.В течение 10 дней рабы взяли под контроль всю северную территорию.
Diziyi izleyenlerin birçoğunun ortak kanısı bugüne kadar izledikleri en iyi dizi olduğu yönündedir.Многие работники, строившие парк, описывали его как самое хорошее, что они когда-либо видели.
Bunun yerine dışarıda durup olayları izleyen bir insan kalabalığı oluşturmaya başladılar.И снаружи собралась толпа людей, следящих за происходящим.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.Митингующих было около 2 тыс. человек.
İzleyen yıllarda birçok bilim adamı bu konuyu destekleyen ya da karşı gelen çalışmalarda bulunmuştur.Множество знаменитых учёных работали или учились там в своё время.
Ve bu da onları uzun süredir izleyen Dükkân'ın ilgisini çeker.Она ещё больше возбуждает жаброчеловека, который долгое время следует за ней.
Ramsay'in Sansa'ya tecavüzünü zorla izleyen Leş ise Bran ve Rickon'un ölmedidiğini Sansa'ya açıklar.Вонючка раскрывает Сансе, что он не убивал Брана и Рикона.
"Animeyi yapanlar ve izleyenler her zaman aynı şeyi istiyorlar."الناس الذين يصنعون الأنمي والناس الذين يشاهدونه دائماً يريدون الأشياء نفسها.
Türkiye’ye girişi ise Birinci Dünya Savaşı'nı izleyen Mütareke günlerinde oldu.أما دخولها الي تركيا، فكانت في أيام الهدنة التي عقبتها الحرب العالمية الأولي.
Sonunda Brezilya'dan ayrılan Niemeyer, bunu izleyen 20 yılını Fransa'da geçirdi.وفي النهاية ترك اوسكار البرازيل وقضى في فرنسا 20سنة ماذا يحدث .
Brown gözlemcilere ve onun anti-çekim etkilerini gösteren deneylerini izleyen medyaya iddialarda bulundu.وتقدم براون إلى المراقبين وفي وسائل الإعلام مدعيا أن تجاربه كانت تظهر آثارا مضادة للجاذبية.
Roma istilasını izleyen yıllarda Ankyra ismi sikkelerde görülmedi.في السنوات الغزو الرومانى لم تشهد في العملات النقدية اسم انقرة .
Yanında ise arkasını dönmüş demiryolunda geçen trenleri izleyen bir küçük bir kız çocuğu vardır.بجانبها تقف فتاة صغيرة ظهرها للرسام، وهي تراقب مرور القطارات في الأسفل.
Birbirini izleyen birkaç ikincil yapı bir "süperikincil birim" oluşturabilir.(يمكن) للعديد من العقول المختلفة أن تسلم نفسها لبنية تكوينية واحدة".
İzleyen dönemde bir dizi ekonomik kalkınma projesi gerçekleştirdi.ولكن من المتوقع الانتهاءُ من عددٍ من المشاريع الواعدة الاقتصادية الكبرى قريبا.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.كان يتسع لحضور ألفين شخص.
"Üçlü kuad" birbirini izleyen üç adet kuadrupol basamağına sahiptir.يحتوي الطزار علي 3 كبائن مفصوله عن بعضها البعض.
Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya’nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı‘nı başlatmıştır.وفي العقود التالية، قادت البرتغال استكشاف العالم وبدأ عصر الاستكشاف.
Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya’nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı ‘nı başlatmıştır.في العقود التالية، قادت البرتغال استكشاف العالم وبدأ عصر الاستكشاف.
Oyunu izleyen herkesin alkışlamasına rağmen Lois Peter'a çok kızar ve yönetmenlik koltuğunu ona bırakır.تحاول الاعتذار بأقصى ما يمكنها، ولكن جان غاضب منها جداً.
Oyunları izleyenler, oyunculardan farklı olarak ve oyuncuların erişemediği özelliklere de sahiptir.كمعظم اللاعبين المميزين فهم يفشلون كمدربين.
Aynı yıl New York şehrine taşınarak izleyen beş yıl içinde yılda yaklaşık 300 gösteri düzenledi.No mesmo ano, mudou-se para Nova York e nos próximos cinco anos se apresentou cerca de 300 vezes por ano.
Hastalığa yakalananların yaklaşık %95’inin durumu tedaviyi izleyen 7 ila 10 gün içinde daha iyiye gitmektedir.Cerca de 95% das pessoas ficam melhores depois de sete a dez dias de tratamento.
Oyunları izleyenler, oyunculardan farklı olarak ve oyuncuların erişemediği özelliklere de sahiptir.Eles atacam tanto o jogador e quanto personagens não-jogaveis.
Tüm bu süreç tek bir toplulukta zaman içinde birbirini izleyen evreler olarak gelişmiş değildir.Uma classe especial de ensemble trata daqueles que não evoluem ao longo do tempo.
Bunu izleyen iç savaş cumhuriyetten kalanları da yok etti.A guerra civil que se seguiu destruiu o que havia sido deixado da república.
İzleyenler iki bin kişi civarındadır.O público presente foi estimado em duas mil pessoas.
İzleyen yıllarda Bouguereau resim yapmayı ve çalışmayı beraber yürüttü.Nos intervalos dos períodos de estudo, Augusto sempre pintava e desenhava.
Bir kadın resmi izleyene bakarken diğerleri kendilerine servis yapılmasını beklemektedir.Ando pergunta a uma mulher quando a foto foi tirada.
Bunu izleyen yıllarda bir salgın hastalık baş gösterdi.Ele lutou contra uma doença mortal durante esses anos.
Kadının vücudu (sağına doğru dönük) resmin sol tarafına dönük, yüzü izleyene bakar şekildedir.De vrouw (moeder) rechts van hem, zit helemaal voorovergebogen met neergeslagen ogen.