Ana içeriğe geç
Sözlük

izlemek ile cümle

izlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şovu izlemek için kesinlikle kalıyoruz.On va d'office rester pour le show.
Şovu izlemek için kesinlikle kalıyoruz.Θα μείνουμε σίγουρα στο σόου.
Şovu izlemek için kesinlikle kalıyoruz.Ладно, мы останемся на шоу.
Şovu izlemek için kesinlikle kalıyoruz.だから答えてよ
Sporcuları kanepeden izlemek kupayı kaldıran adam olmaktan daha kolaydırES MAS FACIL VER PARTIDOS DESDE EL SILLÓN QUE SER EL QUE GANA EL CAMPEONATO
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Acum e cel mai extraordinar moment de a urmări arta indiană.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Ahora mismo es el momento más apasionante para ver arte indio.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.C'est un moment inédit et passionnant, pour voir le nouvel art indien.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Es ist momentan außerordentlich aufregend, neue indische Kunst zu sehen.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Het is vandaag het spannendste moment om nieuwe Indiase kunst te zien.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Itt az idő, hogy belevessük magunkat az új indiai művészet izgalmaiba.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.바로 지금이 새로운 인도 미술에 눈을 돌리기에 가장 흥미로운 시기입니다
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Nadszedł najbardziej ekscytujący moment, by poznać nową sztukę indyjską.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Questo è il momento più stimolante per scoprire la nuova arte indiana.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Thời điểm này chính là lúc thú vị nhất để chiêm ngưỡng nghệ thuật Ấn Độ mới.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Αυτή ακριβώς την περίοδο είναι η πιο συναρπαστική στιγμή να δείτε νέα Ινδική τέχνη.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Саме зараз найкращий час познайомитися з новим індійським мистецтвом.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Сейчас самое подходящее время, чтобы познакомиться с новым искусством Индии.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Точно сега е най-вълнуващото време за гледане на ново индийско изкуство.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.עכשיו זה הזמן הכי מלהיב לראות אמנות הודית חדשה.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.نعيش الآن أكثر اللحظات تشويقاً من خلال التعرف على فن التشكيل الهندي الحديث.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.最もエキサイティングな時です 現代アーティストたちは 今まで以上に
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Beh, naturalmente: sono venuto qui per vedere lo spettacolo.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Bueno, por supuesto: fui al teatro para ver la obra.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Eh bien, bien sûr : je suis venu au théâtre pour voir la pièce,
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Ei bine, bineînţeles: m-am dus la teatru să vad piesa.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Jamen, selvfølgelig, jeg tog i teatret for at se stykket.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.물론이죠. 연극을 보러 극장에 왔으니까요.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.No jasné, išiel som predsa do divadla na predstavenie.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.No samozřejmě, přece jsem šel do divadla na představení.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Természetesen: azért mentem a színházba, hogy megnézzem az előadást.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Да, конечно -- я шел в театр, чтобы увидеть спектакль.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.ובכן, כמובן! הרי הלכתי לתיאטרון כדי לראות את ההצגה.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.حسناً، بالطبع: أنا ذهبت الى المسرح لأشاهد العرض.
Tabii ki evet: Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.途中で失くした20ドルと何の関係があるでしょうか?
Tabii ki film izlemek için sinemaya gitmek istiyorum.Claro que quiero ir al cine a ver películas.
Tabii ki film izlemek için sinemaya gitmek istiyorum.Természetesen szeretnék moziba menni, hogy filmeket nézzek.
Tabii ki film izlemek için sinemaya gitmek istiyorum.Конечно, я хочу пойти в кино посмотреть фильмы.
Tabii ki film izlemek için sinemaya gitmek istiyorum.طبعاً أريد الذهاب لدور السينما لمشاهدة الأفلام.
Tekrar izleyelim bence izlemek çok zevkli.İşte bir daha döndü.Je z pořadu Fifth Gear z 5. kanálu ve Spojeném království.
Tekrar izleyelim bence izlemek çok zevkli.İşte bir daha döndü.נצפה בזה שוב, זה נחמד.
Tekrar izleyelim bence izlemek çok zevkli.İşte bir daha döndü.دعونا نشاهده مره اخرى , هناك تذهبون
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?Anh ta làm vậy nhưng chỉ dám... ...đứng từ xa nhìn thôi
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?Co ma zrobić człowiek, który jedyne co może... ...to patrzeć z daleka
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?Cosa dovrebbe fare una persona se non le rimane altro... che guardare da lontano?
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?Ltu yang dilakukan oleh orang ketika semua yang mereka bisa lakukan hanya... Melihat darijauh?
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?Mit számít egy ember, amikor mindenki más is lát a nézőtérről?
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?¿Qué más hacer puede una persona cuándo todo lo que puede hacer es... ...obeservar a la distancia?
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?¿Qué más hacer puede una persona cuándo todo lo que puede hacer es... ...obeservar a la distancia?
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?Qu'est ce qu'une personne peut faire... ...lorsqu'elle vous regarde de loin ?
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?ماذا يفعل الشخص عندما يكون كل ما يستطيع فعله هو المراقبة من بعيد؟
Tek yaptığımız gittikçe daha çok küçülen yani 0'a yaklaşan x'in değişimi izlemek. " " " "E vamos ver o que acontece quando a variação em x diminui conforme x se aproxima de zero.
Tek yaptığımız gittikçe daha çok küçülen yani 0'a yaklaşan x'in değişimi izlemek. " "وكل ما نفعله هو اننا نرى ماذا يحدث كلما صغر التغير في x اكثر فأكثر كلما
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.마치 우리가 1863년의 "링컨" 영화를 보는 것과 같을 거에요.
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.Nó giống như cách mà chúng ta nhìn về bộ phim "Lincoln" năm 1863
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.זה כמו עבורנו לצפות בסרט "לינקולן" שמתרחש ב- 1863
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.فإنه كمشاهدتنا لفيلم "لنكولن" في عام 1863:
Televizyon'da görürlerse, 1863 "Lincoln" filmini izlemek gibi.歴史なのです
Televizyon izlemek gibi basit bir faaliyet bile beynimde milyonlarda işlem gerçekleşmesine sebep oluyor.Anche il semplice compito di guardare la televisione coinvolge il mio cervello in milioni di azioni.
Televizyon izlemek gibi basit bir faaliyet bile beynimde milyonlarda işlem gerçekleşmesine sebep oluyor.Incluso la simple tarea de ver la televisión involucra a mi cerebro en millones de acciones.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod