Ana içeriğe geç
Sözlük

izlemek ile cümle

izlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Binanın 38’inci katındaki restorandan bütün şehri izlemek mümkün olacaktır.No andar de número 38, haverá um restaurante com vista para toda a cidade.
Astronomlar, gök ölçümü tekniklerini Dünya’ya yakın cisimleri izlemek için kullanıyorlar.Astrônomos usam técnicas astrométricas para rastrear Objetos Próximos da Terra.
Grubun lideri olarak, bütün yardımcı karakterler de hikâye örgüleri boyunca onun komutasını izlemektedir.Conforme o perfil do colaborador, o líder deve lidar com cada situação encontrada na organização.
Bu sahneleri izlemek özellikle çocuklar için eğlenceli.Parquinhos são especialmente planejados para o entretenimento de crianças.
Aberforth Dumbledore ise Ayna'yı, Ölüm Yadigarları'nda Harry'yi izlemek için kullanır.Em seguida, o professor Quirrell obriga Harry a olhar no espelho de Ojesed.
Basketbol oynamaktan ve spor izlemekten keyif alıyordu.Ele gostava de jogar basquetebol e adorava esportes.
Sırt üstü yatıp bulutların geçişini izlemekten hoşlanıyorum.Eu gosto de me deitar de costas e observar as nuvens passando.
Maria altyazılı filmleri izlemekten hoşlanmıyor.Maria não gosta de assistir a filmes legendados.
Televizyondaki beyzbol maçını izlemek ister misiniz?Você quer assistir ao jogo de beisebol na TV?
Televizyondaki beyzbol maçını izlemek ister misin?Você quer assistir ao jogo de beisebol na TV?
Fakat bazı kanalları izlemek için abonelik gerekir.Via diverse kanalen worden waarnemingen verzameld.
Obi-wan Kenobi de onu izlemek için Geonosis adlı gezegene gider.Obi-Wan Kenobi wist het schip echter te volgen tot de planeet Geonosis.
Film izlemekten asla sıkılmaz ya da yorulmaz.Het beeld is dan rustiger en minder vermoeiend om naar te kijken.
Filmi İnternet Arşivi'nden ücretsiz izlemek mümkündür.De film is gratis te verkrijgen op de Internet Archive.
Karakterlerin yaşadığı sıkıntıları izlemek halen büyüleyici.De vrienden zijn erg verdrietig als ze de beelden zien.
Filmi, 1983 yılından sonra izlemek yasaklanmıştır.De film werd bij het uitkomen in 1932 verboden.
Çaresizlikle savaşın başlamasını ve olaylarını izlemek zorunda kaldı.Na de oorlog begonnen achterstallig onderhoud en verval echter hun tol te eisen.
Bulgaristan ile Türkiye birçok konuda birbirine paralel politikalar izlemektedirler denilebilir.Relaties Joegoslavië-Bulgarije Men heeft verschillende kijken op dit onderwerp.
İnsanlar da, bu manzara içerisinde kendi çıkarları doğrultusunda bir strateji izlemek durumunda kalmıştır.In dat programma krijgen de gasten een minuut om hun visie op de politiek uiteen te zetten.
Mike Teavee: Her zaman televizyon izlemek isteyen çocuk.Mike Teavee – chłopiec non-stop oglądający telewizję.
Kızgın olan Rance sadece onları izlemekle yetinir.Rance obserwuje ich ze złością.
İnsanlar artık umut veren şeyler izlemek istemektedir.Podajemy rodzaj oczekiwanej przez nas pomocy.
Halk ise tüm bu olan biteni izlemekle meşgul oldu.Tutejsza ludność żywo interesowała się tym wszystkim czym żył naród.
Bu sahneleri izlemek özellikle çocuklar için eğlenceli.W innych zaś kręgach postrzega się bekanie za zabawne, szczególnie wśród dzieci.
İlerleyen bölümlerde Simon'u izlemekten sorumludur.För andra betydelser, se Passe Simon.
Aynı birikimi ve geleneği izlemektedir.Samma seder och bruk återspeglas.
Evlerine girdikten sonra, Simpsonlar televizyon izlemek için kanepeye otururlar.De anländer ungefär samtidigt och ska ta plats i soffan för att se på TV.
Maçları ortalama 20.000 kişi izlemektedir.Dessa matcher lockar regelmässigt fler än 20,000 åskådare.
Bu sahneleri izlemek özellikle çocuklar için eğlenceli.Handledarna tycker att det är roligt att arbeta med barn.
Taraftarlar maçları hep beraber aynı tribünde yan yana izlemektedirler.Publiken kunde därmed följa alla matcher samtidigt.
Eşgüdümlü Evrensel Zaman'ı (UTC) 6 saat geriden izlemektedir.Dess normaltid definieras som sex timmar efter UTC (koordinerad universell tid).
Bu tanıma süreci sürekli gelişerek devam edecek bir seyir izlemektedir.Det är viktigt att förstå att denna process fortgår kontinuerligt.
Merry ile Pippin'i kaçıran orakları izlemek zorundadırlar.Urukerna kidnappar Merry och Pippin.
(Maç izlemek cinayet değildir)".Jag är inte ledsen för mitt brott").
Peter Pettigrew ise bu olayları izlemekten zevk alırdı.Петро про себе дивувався тому, що відбулося.
Onu izlemek hoşuma gidiyordu.Бути живим йому подобалось.
Uygun olan epik şairin anlattıklarını dinlemekten çok eserin kendisini izlemekti.Вони читають вірші великого поета саме так, як почувають самі.
İlerleyen bölümlerde Simon'u izlemekten sorumludur.Вона відповідає за спостереження за Саймоном пізніше в серіалі.
TV izlemek istiyorum.Мені б хотілося подивитися телевізор.
Tom, futbol izlemekten hoşlanır.Том любить дивитися футбол.
Bu sistemlerin bilimsel çalışma öyküsü birkaç farklı araştırma eğilimi izlemektedir.Historie vědeckého studia těchto systémů vychází z několika různých pramenů.
3D filmleri izlemek için geliştirilen ilk yöntemdir.Na první pohled vypadá natáčení 3D filmů jako snadná věc.
Bu sahneleri izlemek özellikle çocuklar için eğlenceli.Společnost se orientovala hlavně na zábavu pro děti.
O sırada, Desmond uzaktan otomobili içinde onları izlemektedir.Tentokrát však Humbert opakovaně zjišťuje, že jsou sledováni neznámým autem.
Bu tanıma süreci sürekli gelişerek devam edecek bir seyir izlemektedir.Z pozorování se zdá, že tento proces může opakovat do nekonečna.
Japon Dışişleri Bakanlığı Japon Vakfı ile birlikte çalışmalar yaparak ülke tanıtımında etkin rol izlemektedir.Japonské týmy by měly mít přímou spolupráci s evropskými kolegy na tomto atraktivním projektu.
Robin ise bir bankın arkasına saklanmış olanları izlemektedir.Jen Barber zajímá, co se skrývá za tajemnými červenými dveřmi.
Arada küçük farkları olsa da klasik cadıcılık yöntemlerini izlemektedir.KOČKA: Abych vám vyhověla, použiji tradičních metod.
Aynı birikimi ve geleneği izlemektedir.Lpí se na dodržování tradic a zvyků.
Basketbol oynamaktan ve spor izlemekten keyif alıyordu.Îi plăcea să joace baschet și să urmărească sporturi.
Panelin işlevi araştırma yapmak veya iklim ya da ilgili olayları izlemek değildir.IPCC nu face cercetări proprii și nu monitorizează clima sau fenomenele care o influențează.
Filmi İnternet Arşivi'nden ücretsiz izlemek mümkündür.Filmul este disponibil pentru descărcare gratuită la Internet Archive.
Astronomlar, gök ölçümü tekniklerini Dünya’ya yakın cisimleri izlemek için kullanıyorlar.Astronomii folosesc tehnici astrometrice pentru urmărirea obiectelor din apropierea Pământului.
Piskopos ise bu köprü kurma yarışını endişeyle izlemektedir.Podul 10: Episcopul a privit furios această frenezie de construcții de poduri.
The Independent sol bir çizgi izlemektedir.Să presupunem că L este un inel de diviziune.
Televizyon izlemek pasif bir faaliyettir.Uitatul la televizor este o activitate pasivă.
Hem Tom hem de Mary izlemek için geriye döndüler.Atât Tom cât și Mary s-au întors pentru a se uita.
İnsanlık halen Altın Yol'u izlemektedir.Célja az Arany Ösvényre vezetni az emberiséget.
Bu sahneleri izlemek özellikle çocuklar için eğlenceli.A játszóház a gyermekek számára nagyon jó szórakozás.
Onu izlemek hoşuma gidiyordu.Szerettem olvasni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod