Ana içeriğe geç
Sözlük

iz ile cümle

iz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yıldız Savaşlarının birinci bölümünü izlemedim.I didn't watch Star Wars episode 1.
Televizyonda heyecan verici bir oyun izleyerek oturdum.I sat watching an exciting game on television.
Karşıya geçen yaşlı bayanı izledim.I watched the old woman cross the street.
Filmi beş kez izledim.I saw the movie five times.
Uzun süre önce o filmi izledim.I have seen that film long ago.
Ben, o filmi uzun zaman önce izledim.I have seen that film long ago.
Filmi videoda izledim.I saw the movie on video.
Ben filmi daha önce izledim.I have seen the film before.
Oyunu baştan sona kadar izledim.I watched the play from beginning to end.
Cumartesi öğleden sonrayı tamamen çok fazla TV izleyerek geçirdim.I spent Saturday afternoon watching entirely too much TV.
Televizyon izlemeyi severim.I like to watch TV.
Televizyonda bir tenis maçı izledim.I watched a tennis match on TV.
TV de basketbol oyunu izledim.I watched the basketball game on TV.
Televizyonda bir beyzbol oyunu izledim.I watched a baseball game on television.
TV izlemek istiyorum.I'd like to watch TV.
Televizyonu izledikten sonra yatmaya gittim.After I watched TV, I went to bed.
Televizyon izledikten sonra, ders çalışırım.I study after I watch television.
Televizyon izlemekten bıktım.I was tired from watching TV.
Ben televizyon izlemem.I do not watch television.
Televizyon izlemekten usandım.I was tired of watching TV.
TV izlemekten usandım.I'm tired of watching television.
TV izlemeyi bir vakit kaybı olarak düşünüyorum.I think of watching TV as a waste of time.
Kitap okumayı televizyon izlemeye tercih ederim.I prefer reading books to watching television.
TV izlemek için hiç zamanım yok.I don't have any time to watch TV.
Haftada iki kez televizyon izlerim.I watch television twice a week.
Her gün televizyon izlerim.I watch television every day.
Basketbol izlemeyi severim.I love watching basketball.
Televizyonda sık sık gece oyunları izlerim.I often watch night games on TV.
Onların geçmesine izin vermek için kenarda durdum.I stood aside to let them pass.
Yola çıkarken keşif seferini izledim.I watched the expedition as it set off.
İzlenildiğimin farkındaydım.I was aware of being watched.
Seni izlemeye hazırım.I am ready to follow you.
Kendi baban hakkında o şekilde konuşmana izin veremem.I can't let you talk about your own father that way.
Bu yaz sadece beş gün izin alırım.I get only five days off this summer.
Bu akşam televizyon izleyeceğim.I am going to watch TV this evening.
Dün TV izledim.I watched TV yesterday.
Ben dün akşam altıda TV izledim.I watched TV at six last night.
Ben dün izlediğim gibi öylesine heyecan verici bir ragbi maçı görmemiştim.I had never seen such an exciting rugby match as one I saw yesterday.
Dün gece beyzbol oyunu izledim.I watched the baseball game last night.
Ben dün gece futbol izlerken keyif aldım.I enjoyed watching soccer last night.
Ben dün gece televizyonda bir beyzbol oyunu izlemek için iki saat harcadım.I spent two hours watching a baseball game on TV last night.
Dün gece TV izledim.I watched TV last night.
Ben defalarca köylülerin ölmeme izin vermesini istedim.I asked the villagers many times to let me die.
Aracın köşede yavaş yavaş kaybolmasını izledim.I watched the car disappearing slowly around the corner.
Ben gençken sık sık beyzbol izlerdim.When I was young, I would often watch baseball.
Hafta sonu Izu'ya gidiyorum.I'm going to Izu over the weekend.
Ev ödevimi bitirdikten sonra TV izlerim.I watch TV after I finish my homework.
Ödevimi bitirince televizyon izledim.Having done my homework, I watched television.
Ev ödevimi yaptıktan sonra ,televizyonda beyzbol oyununu izledim.Having done my homework, I watched the baseball game on television.
Birkaç gün izin alıyorum.I'm taking a couple of days off.
Selefimin politikasını izlemeye niyetliyim.I intend to follow my predecessor's policy.
Kimsenin izlemediğinden emin oldum.I made sure that no one was watching.
Kedinin odama girmesine izin verdim.I let the cat into my room.
Onun caddeyi geçişini izledim.I watched him cross the street.
Onu odasına kadar izledim.I followed him into his room.
Onunla ilgili iyi bir izlenimim var.I have a high opinion of him.
Onun partiye gitmesine izin verdim.I allowed her to go to the party.
Sevdiği gibi yapmasına izin vereceğim.I am going to let her do as she likes.
Onu odaya kadar izledim.I followed her into the room.
Hastalık iznindeyim.I've been on sick leave.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod