Ana içeriğe geç
Sözlük

iz ile cümle

iz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.I usually watch television before supper.
Babamın filmi izlemesini istiyorum.I want my father to see the movie.
Paskalya Törenini izlemekten keyif aldım.I enjoyed watching the Easter Parade.
Çalışmak yerine TV izledim.I watched television instead of studying.
Ders çalışmadan önce televizyon izlerim.I watch television before I study.
Ben annemin örneğini izledim.I followed my mother's example.
Ben, annemin izinden gittim.I followed my mother's example.
Ben hukuku izleyeceğim.I will follow the law.
Kız kardeşime yeni bilgisayarımı kullanmasına izin verdim.I let my sister use my new computer.
Yarın yaklaşık olarak bu saatte TV izliyor olacağım.I will be watching TV about this time tomorrow.
Yarın beyzbol oyununu izleyeceğim.I'm going to see the baseball game tomorrow.
Yarın izinliyim.I am off duty tomorrow.
Geçerli bir vizem vardı, bu yüzden ülkeye girmeme izin verildi.I had a valid visa, so I was allowed to enter the country.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izlerim.I watch television after supper.
Akşam televizyon izlerim.I watch television in the evening.
Yanımda oturan bir adam tarafından yakından izlendiğimi fark ettim.I became aware of being closely observed by a man sitting next to me.
Şemsiyenin altına girmeme izin ver.Let me in under your umbrella.
Lütfen içeri girmeme izin verin.Let me in, please.
Sirk gösterilerini izlerken eğlendik.We enjoyed watching a circus parade.
Oyunu izlerken heyecanlıydık.We were excited as we watched the game.
Televizyonda bir beyzbol oyunu izledik.We watched a baseball game on television.
Bazı gecikmeler için izin vermeliyiz.We must allow for some delays.
Gündoğumunu izleyebilelim diye erken kalktık.We got up early so that we could see the sunrise.
Suçlunun izlerini takip ettik.We followed the tracks of the criminal.
Onların Beyzbol oynamasını izledik.We watched them play baseball.
Bir oyun izlemek için hepimiz tiyatroya gittik.All of us went to the theater to see a play.
Molalarım sırasında TV izledim.I watched TV during my breaks.
Daha fazla söylememe koşullar izin vermiyor.Circumstances do not allow me to say any more.
Ara sıra TV izlerim.I watch TV now and then.
Ara sıra televizyon izlerim.I watch TV off and on.
Bir başarısızlığı bir başkası izledi.One failure followed another.
Bir sonraki oyunu oynamama izin ver.Let me play the next game.
Bir olay diğerini izledi.One event followed another.
Onun gururu onun parayı almasına izin vermedi.His pride did not allow him to take the money.
Hatanın onun cesaretini kırmasına izin vermedi.She did not let failure discourage her.
Doğrusunu söylemek gerekirse, babamın arabasını onun izni olmadan sürdüm.To tell the truth, I drove my father's car without his permission.
Sık sık oyunları izlemeye gider misin?Do you often go to see plays?
Polis vurularak öldürüldüğünde izinliydi.The policeman was off duty when he was shot to death.
Ofisin yarısı izin aldı.Half the office took a day off.
Patron hepimize bir günlük izin verdi.The boss gave us all a day off.
Genç olduğum zamanlar sık sık beyzbol oyunlarını izlerdim.When I was young, I would often go to watch baseball games.
Ben gençken sık sık beyzbol maçlarını izlemeye giderdim.When I was young, I would often go to watch baseball games.
Gitmesine izin vermeyin. Sıkı tutun.Don't let go. Hold on tight.
Gitmesine izin vermeyin.Don't let go.
Burada oturanların bu alandan geçmelerine izin verilmedi.It was not permitted that the inhabitants trespass in the area.
Ödevini yaptıktan sonra televizyon izledi.After he had done his homework, he watched TV.
İlkbaharı Yaz izler.Spring is followed by summer.
Reçetenizi görmeme izin verin.Let me see your prescription.
Kitaplar bilimleri izlemeli ve bilimler kitapları değil.Books must follow sciences, and not sciences books.
Baylar, karşılamada birkaç söz söylemem için bana izin verin.Gentlemen, allow me to say a few words in greeting.
Kadınların neden erkeklerle aynı haklardan yararlanmasına izin verilmiyor?Why aren't women allowed to enjoy the same civil rights as men?
Bir yara izim olacak mı?Will I have a scar?
Hayal gücünüzün vahşileşmesine izin vermeyin.Don't let your imagination run wild.
O, otların yeşermesini izledi.She watched the grass turn green.
Küçük çocuklar onları sürekli izlemiyorsanız dolaşmaya eğilimlidirler.Small children tend to wander off if you don't watch them all the time.
O, çocukları derede oynarken izledi.She watched the children playing in the brook.
Bir süre TV izleyebilir miyim?Do you mind if I watch TV for a while?
Bir süre TV izlememin bir sakıncası var mı?Do you mind if I watch TV for a while?
Seni kısmen izleyebilirim.I can follow you partly.
Anneleri kızları izliyor muydu?Was their mother watching the girls?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod