Ana içeriğe geç
Sözlük

iz ile cümle

iz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O seni izleyecek.He will follow you.
Tom sizi izleyecek.Tom will follow you.
Onlar seni izleyecek.They will follow you.
Bazı insanların araba sürmesine izin verilmemeli.Some people shouldn't be allowed to drive.
Artık komedi izlemek istemiyorum.I don't watch sitcoms anymore.
TV izlemiyorsan onu kapatacağım.If you're not watching the TV, I'll turn it off.
Tom'u izleyeceksin, değil mi?You will follow Tom, won't you?
TV izlemeyi bırak. Beynini tahrip edecek.Stop watching TV. It will destroy your brain.
Ben birini izledim.I followed one.
O bir arabayı izledi.She followed a car.
O bir çizgi film izledi.She saw a cartoon.
Tom akşam yemeğinden sonra çocukları ile birlikte bir çizgi film izledi.Tom watched a cartoon with his children after dinner.
O bir haber kanalı izledi.She watched a news channel.
O, köpeğin çıkmasına izin verdi.She let the dog out.
Biz burada çalışıyoruz ve o sadece izliyor.We're working here, and he's just watching.
Bir an için Tom'u izle, olur mu?Watch Tom for a moment, will you?
Kahvemi içerken balkondaki kuşları izledim.I watched the birds on the balcony while drinking my coffee.
Tom kar küresini saatlerce izleyebilir.Tom can watch his snowglobe for hours.
Onlar gitmene izin vermeyecek.They won't let you go.
İzleyecek misin?Are you going to watch?
İzin alabilir misin?Can you get permission?
Onların bir tane kazanmasına izin ver.Let them win one.
Bu insanların gitmesine izin ver.Let these people go.
Buna izin verilmeyecek.That will not be permitted.
Tom'un izleri silahtaydı.Tom's prints were on the gun.
Tom neden beni izliyor?Why is Tom hounding me?
Sen bu filmi izlemek zorundasın.You have to see this film.
Bu film tam olarak kitabın konusunu izliyor.This movie follows the book's plot exactly.
Hayal gücümüz uzayda seyahat etmemize izin veriyor.Our imagination lets us travel around space.
"Ne yapıyorsun?" "Bitkilerimin büyümesini izliyorum.""What are you doing?" "I'm watching my plants grow."
Ben senin davranışlarını izliyorum ve ben bile ne düşünülür bilmiyorum.I'm watching your behaviour and don't even know what to think.
Masada bazı kedilerin izleri var.There are some cat's tracks on the table.
Kaç tane siyah beyaz film izledin?How many black and white movies have you seen?
Son izinin ne zamandı?When was your last day off?
Oturma iznine ihtiyacım yok, çünkü ben İzlandalıyım.I do not need a residence permit because I am from Iceland.
Öğretmen Tom'a istediğini yapma izni verdi.The teacher has given Tom permission to do whatever he wants.
Benden "sen" olarak söz etmenize izin vermiyorum.I don't allow you to refer to me as "you".
İzlanda'da asgari ücret nedir?What's the minimum salary in Iceland?
Onun üzerinde bir izlenim yarattığını düşünüyorum.I think you made an impression on her.
Zil çalıncaya kadar hiç kimsenin sınıfı terk etmesine izin verilmez.Nobody is allowed to leave the classroom until the bell rings.
Silah ihracatına izin verilmedi.The export of arms was not allowed.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerini Himalayalarda bulduklarını duydum.I heard that they found the footprints of an abominable snowman in the Himalayas.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalayalarda keşfedildiğini duydum.I heard that footprints of an abominable snowman have been discovered in the Himalayas.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalaya dağlarında bulunduğunu duydum.I heard that footprints of an abominable snowman were found in the Himalayan mountains.
Bir adamın bizim daireyi izlediğini düşünüyorum.I think that a man is watching our apartment.
O, gitmeme izin verdi.She allowed me to go.
Terk etmeme izin verdi.She allowed me to leave.
Ben dışarı çıkıp havai fişekleri izleyeceğim.I'll go out and see the fireworks.
Bir dakika izin verin.Excuse us for just a moment.
Günde kaç saat TV izlersin?How many hours a day do you watch TV?
Tom günde kaç saat TV izler?How many hours a day does Tom watch TV?
Tom'a benim için kararlar vermesine izin vermem.I don't let Tom make decisions for me.
Bunu yapmana izin vereceklerini sanmıyorum.I don't think they'll allow you to do that.
Artık neredeyse hiç TV izlemiyorum.I hardly ever watch TV anymore.
Neredeyse hiç televizyon izlemiyorum.I hardly ever watch TV.
TV izleyerek çok zaman harcarım.I spend a lot of time watching TV.
Bütün günü TV izleyerek geçirdim.I spent all day watching TV.
İnsanlara kendilerini yönetmek için izin verilmesi gerektiğini düşünüyorum.I think people should be allowed to govern themselves.
Bu gece evde kalmak ve TV izlemek istiyorum.I want to stay home and watch TV tonight.
Dans etmeni izlemek istiyorum.I want to watch you dance.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod