Ana içeriğe geç
Sözlük

iz ile cümle

iz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?Why does the US government let people have guns?
Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?Why does the US government let people have guns?
Bıçaktaki parmak izleri onun suçunu ortaya çıkardı.The fingerprints on the knife attest to her guilt.
Onun ızdırabını hiçbir kelime hafifletemez.No words can relieve her deep sorrow.
İzlenimin nedir, doktor?What's your impression, doctor?
Tom yeni tiyatroda bir oyun izledi.Tom saw a play in the new theater.
Tom, dün televizyon izledi.Tom watched TV yesterday.
Tom, dün TV izledi.Tom watched TV yesterday.
Tom şimdi TV izlemiyor.Tom isn't watching TV now.
Tom, yüzünde tatsız bir ifade, onların kapılardan acele ile girişini izledi.Tom watched them hurry through the doors, a disagreeable expression on his face.
Tom her zaman televizyon izliyor.Tom is always watching television.
Tony TV izliyor muydu?Has Tony been watching TV?
Ara sıra senden haber almama izin ver, verecek misin?Let me hear from you now and again, will you?
Turnuvadaki zaferini kutlamama izin ver.Let me congratulate you on your victory in the tournament.
Lütfen nasıl çözeceğini bilmeme izin ver.Please let me know how you are going to solve.
Neden Japonya, kirliliğin bu kadar kötüye gitmesine izin verdi?Why has Japan let pollution get so bad?
Lütfen girmeme izin ver.Please let me in.
Lütfen resmini çekmeme izin ver.Please let me take your picture.
Kapıyı aç ve içeri girmem izin ver, lütfen.Open the door and let me in, please.
Kapıcı tiyatroya girmeme izin vermedi.The doorman did not permit me to enter the theater.
TV izlemeden önce ödevinizi yapacaksınız.You're to do your homework before you watch TV.
TV izlemeden önce ev ödevini yap.Do your homework before you watch TV.
Televizyon izlemeden önce ödevini yap.Do your homework before you watch TV.
Televizyon izlemeyi bırakmanın zamanı geldi de geçti bile.It's time you stopped watching television.
TV izlemeyelim.Let's not watch TV.
TV izlemek eğlenceli.It's fun to watch TV.
Mary TV izlemeyi seviyor.Mary likes watching TV.
Mary TV izlemeyi sever.Mary likes watching TV.
Televizyon izlemek pasif bir faaliyettir.Watching TV is a passive activity.
Televizyon izliyorum.I watch television.
Bazı insanlar televizyon izlerken gazete okurlar.Some people read the newspaper while watching television.
TV izlemek yerine iskâmbil oynayalım.Let's play cards instead of watching television.
TV izlemeyin.Don't watch TV.
TV izleme yerine dışarıda oynayın.Play outside instead of watching TV.
TV izlemek için fazla zaman harcama.Don't spend so much time watching TV.
Televizyon izleyerek çok fazla zaman harcama.Don't spend so much time watching TV.
Ben sadece TV izliyorum.I'm just watching TV.
Sorun TV izlerken çalışamamandır.The trouble is you cannot work while watching TV.
Telefon çaldığında, ben televizyon izliyordum.I was watching TV when the telephone rang.
Televizyon izlerken, ben kolayca uykuya dalarım.I fall asleep easily while watching television.
TV izlerken, ben uykuya daldım.Watching TV, I fell asleep.
Haydi TV izleyelim.Let's watch TV.
TV izleyelim.Let's watch TV.
Televizyonu uzaktan izlemelisiniz.You should watch television at a distance.
Televizyon izleyicileri eğlendirmesinin yanı sıra onları aydınlatır.Television enlightens the viewers as well as entertains them.
Burada TV izlenilmez.TV is not watched here.
TV'de beyzbol oyunu izlemek ister misin?Do you want to watch the baseball game on TV?
Televizyonda eski bir film izledim.I watched an old movie on TV.
Futbol maçını televizyondan izlemek eğlenceliydi.Watching the football game on television was fun.
Ben televizyonda futbol izlemekten hoşlanırım.I enjoy watching soccer on TV.
Masanın üstünde bir kedinin ayak izleri var.There are footprints of a cat on the table.
Biraz izin verir misiniz?Will you excuse me for just a moment?
Ağır ol, genç adam. İznin olmadan buraya giremezsin.Hold your horses, young man. You can't enter here unless you have a pass.
Lütfen ona bir göz atmama izin verir misin?Will you kindly let me have a look at it?
Resme bakmama izin verin.Let me have a look at the picture.
Ben fişinizi yazarken siz de lütfen bekleyin/iz.Please wait a moment while I write out your receipt.
Fırsatların geçip gitmesine izin vermeyin.Don't let opportunities pass by.
Seninle dans etmeme izin ver.Let me dance with you.
Herhangi birinin ateşe yaklaşmasına izin vermeyin.Don't let anyone come near the fire.
Sigaranı söndür. Burada sigara içmeye izin verilmez.Put out your cigarette. Smoking's not permitted here.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod