Ana içeriğe geç
Sözlük

iz ile cümle

iz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, bir günlük izin almalı.Tom needs to take a day off.
Tom zamanın izini kaybetti.Tom lost track of the time.
Tom bir hafta izne çıkıyor.Tom is taking the week off.
Çalışmamı kopyalamana izin vermem doğru olmazdı.It wouldn't be right for me to let you copy my work.
Bana anlattığını kelimesi kelimesine izledim.I followed what you told me word for word.
Gerçekten izinsiz gelmemeliydin.Really you should not have come without permisson.
Muhtemelen ona izin veremem.I can't possibly allow that.
Bugün TV'de izlemeye değer hiçbir şey yok.There's nothing worth watching on TV today.
Tom ızdırap verici ağrı içindeydi.Tom has been in excruciating pain.
Seni yalanlamama izin ver.Allow me to contradict you.
İzlanda olağanüstüydü.Iceland was fantastic.
İzlanda harikaydı.Iceland was fantastic.
Bazı insanlar her akşam televizyon dizilerini izlediler.Some people watched TV serials every evening.
İzlediğin son konser nedir?What is the last concert you saw?
Tom ve Mary'nin birlikte izlediği filmin mutlu bir sonu vardı.The movie that Tom and Mary watched together had a happy ending.
İş izin verirse, Nisan ayında sizi görmeye gitmek isterim.If work permits, I would like to go see you guys in April.
Batı, Ruanda'daki seçimleri şüpheyle izliyor.The West watches the elections in Rwanda with suspicion.
Bu filmi izlemek istiyorum.I want to watch this film.
Bilinç birinin izlediği bilgidir.Conscience is the knowledge that someone is watching.
Bir gece kalmana izin vereceğim.I'll let you stay one night.
Bu gece televizyon izledin mi?Have you watched television tonight?
Babam tek başıma sinemaya gitmeme izin vermez.My father doesn't let me go to the movies alone.
Onu izliyor musun?Are you watching it?
İki üç gün izin alacağım.I'll take two or three days off.
Bu sıkıcı oyunu izlemekten usandım.I've gotten tired of watching this boring game.
Babam televizyon izlerken sık sık uyuyakalıyor.My father often falls asleep while watching television.
Onu kendi başına yapmasına izin verme.Don't let him do it by himself.
Çocukların mutfak bıçağıyla oynamasına izin vermemelisin.You shouldn't let children play with the kitchen knife.
Tiyatroda izin olmadan fotoğraflar çekemezsiniz.You cannot take pictures in the theater without permission.
Onlar her ay bir kez maç izlemeye giderler.They go to watch a play once every month.
Ben kedinin içeri girmesine izin verdim.I let the cat in.
Ona gitmesi için izin verdim.I said it was OK for him to go.
Lütfen işi yapmamıza izin verin.Please allow us to do the work.
Onu yenisiyle değiştirmeme izin ver.Allow me to replace it.
Onun beni rahatsız etmesine izin vermem.I don't let it bother me.
Oğlanlar dil becerileri konusunda kızları izler.Boys trail girls in language skills.
Yaralar iyileşir, izleri kalır.Wounds heal, scars remain.
Ben kuşları izlemeyi seviyorum.I love watching birds.
Bu küçük kız kuşların kaçmasına izin verdi.This little girl let the birds escape.
Felicja TV izlemeyi seviyor.Felicja likes to watch TV.
Bu film, tüm izleyiciler için derin bir yansıma bırakır.This movie causes all viewers to reflect deeply.
Onların sizi aldatmasına izin vermeyin.Don't let them fool you.
Biz yanlış iz üzerindeyiz.We are on the wrong track.
O ızdırap içinde iken yeni bir sevgili edinir.She takes a new lover while he is in anguish.
Hiç iz bırakma.Don't leave any traces.
18 yaşın üzerindeki insanların araba sürmelerine izin verilir.People over 18 are allowed to drive cars.
Sadece bir saat harcamak için televizyon izledim.I watched TV only to waste an hour.
Ben birçok konser izledim.I've seen loads of concerts.
Bugün bir gösteri izlemeye gittim.I went to see a show today.
Niçin gidip bir film izlemiyoruz?Why don't we go and see a movie?
O arabayı izleyin.Follow that car.
Yarın öğleden sonra izne ayrılıyorum.I'm taking tomorrow afternoon off.
Televizyon izlemek istiyorum.I want to watch television.
Yara kolunda bir iz bıraktı.The wound left a scar on his arm.
Yara kolumda bir iz bıraktı.The wound left a scar on my arm.
Hayır, televizyon izlemediğim için modadan anlayamıyorum.No, I can't understand the fashion because I don't watch TV.
Onlar uzun yıllardır o filmi izliyorlar.They’ve been watching that film for ages.
Hiç iz yok.There are no trails.
Ben asla tekrar böyle bir şeyin meydana gelmesine izin vermeyeceğim.I'll never again let such a thing happen.
Ofisteki insanların yarısı bir gün izin aldı.Half of the people in the office took a day off.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod