O, onu eve kadar izledi ve sonra onu öldürdü.She followed him home; then killed him.
Onun nerede yaşadığını öğrenmek için onu eve kadar izledi.She followed him home to find out where he lived.
O onu eve kadar izledi.She followed him home.
O, onu sıkıca tuttu ve gitmesine asla izin vermedi.She held him tightly and never wanted to let go.
O, o nereye giderse gitsin onu izleyeceğini söyledi.She said that she would follow him no matter where he went.
O, onu ve beyzbol oynayan diğer çocukları izledi.She watched him and the other boys playing baseball.
O, onun elinden geldiği kadar sıkı dövüşmeye devam ettiğini izledi.She watched him continue to fight as hard as he could.
Onun dansını izledi.She watched him dance.
O, onun bir resim çekişini izledi.She watched him draw a picture.
O, onun bir resim çizişini izledi.She watched him drawing a picture.
O onun yemek yiyişini izledi.She watched him eat.
O, onun yüzüşünü izledi.She watched him swim.
Televizyon izlerken ödevini yapmak, bu açıkçası yanlış.Doing your homework while watching TV, that's obviously wrong.
Onların her biri o filmi izlemeye gitti.Every one of them went to see that movie.
İzleri hala bulunabilir.Their traces can still be found.
Arkamdan izleyin.Follow behind me.
İngilizce çalışıyor olmam gerek ama bir film izlemek istiyorum.I should be studying English, but I want to watch a movie.
Köpeğimi başka birinin beslemesine asla izin vermem.I never let anyone else feed my dog.
İzlanda'da birçok yanardağ vardır.Iceland has many volcanoes.
Silahta kalan parmak izleri şüphelininki ile uyuşuyor.The fingerprints left on the weapon match the suspect's.
Sanırım onun her zaman istediğini yapmasına izin vermeyi durdurmamın zamanıdır.I think it's time for me to stop allowing her to always have her own way.
Çin bana birçok farklı izlenimler verir.China gives me many different impressions.
Çocuklarınızla izlemek için en sevdiğiniz film türü nedir?What's your favorite kind of movie to watch with your children?
İzlemek için en sevdiğiniz film türü nedir?What's your favorite kind of movie to watch?
Orta yaşta bir genç her gün ne kadar televizyon izler?How much time does the average teenager watch TV every day?
Çok sayıda insan çocukların TV izleyerek çok fazla zaman harcadıklarını düşünüyor.Many people think that children spend too much time watching TV.
Niçin TV izleyerek çok zaman harcıyorsun?Why do you spend so much time watching TV?
Benimle bu şekilde konuşmana izin vermeyeceğim.I won't let you speak to me that way.
Milli parklarda avlanmaya izin verilmez.Hunting is not allowed in national parks.
Felicja, televizyon izlemekten hoşlanır.Felicja enjoys watching TV.
Felicja, TV izlemekten hoşlanır.Felicja enjoys watching TV.
Perdeler hiçbir ışığın içeri girmesine izin vermiyor.The curtains don't let any light in.
Geçen ay bir hafta izin aldığını bilmiyordum.I didn't know you had a week off last month.
Sana izin verme yetkim yok.I don't have the authority to give you permission.
İki dilli sözlüklere izin verilir.Bilingual dictionaries are allowed.
Gariptir, bu sonbaharda çok sayıda pembe dizi izliyorum.Oddly, I've been watching a lot of telenovelas this fall.
Denememe izin ver.Let me have a taste.
Ne kadar TV izlersin?How much TV do you watch?
Burada kaçmana izin vermeyeceğim.I'm not letting you escape from here.
Benim on üç yaşındaki kız romantik film izlemeyi seviyor.My thirteen year old girl loves to watch romance movies.
Bu şimdiye kadar yediğim en iyi ızgara yapılmış peynirli sandviçlerden biriydi.That was one of the best grilled cheese sandwiches I've ever eaten.
Kampüsümüzde sigara içilmesine izin verilmez.There is no smoking allowed on our campus.
Bıçakta parmak izleri yoktu.There were no fingerprints on the knife.
Diğer insanlar onu izliyor olsa tabaktaki son kurabiyeyi yer misin?Would you eat the last cookie on the plate if other people were watching?
Roman okumayı mı yoksa film izlemeyi mi tercih edersin?Would you rather read a novel or watch a movie?
İznim olmadan bu odadan ayrılmamalısın.You are not to leave this room without my permission.
Her zaman topluluğu izlememelisin.You shouldn't always follow the crowd.
Kız arkadaşının İphonunu ödünç almasına izin vermemelisin.You shouldn't let your girlfriend borrow your iPhone.
Kendim dışında Beyzbol izlemeyi sevmeyen, tanıdığım tek kişi sensin.You're the only person I know besides myself who doesn't like watching baseball.
Polis kimsenin izlerini bulmadı.The police didn't find anyone's traces.
Polisler hiç kimsenin izini bulamadı.The cops didn't find anyone's traces.
Onun geceyi evimde geçirmesine izin verdim.I let him spend the night in my house.
Beni izlemelisin.You need to follow me.
Massachusetts'te bir adamın, karısının büyükannesi ile evlenmesine izin verilmez.In Massachusetts, a man is not allowed to marry his wife's grandmother.
Ne tür film izlemek istiyorsun?What kind of movie do you want to watch?
John bir Kore filmi izlemek istiyor mu?Does John want to see a Korean movie?
Thomas bir film izliyor.Thomas is watching a movie.
Çocukların yolda oynamasına izin vermeyin.Don't let children play in the road.
Bizim politikacılarımızın hepsinin çok yaşlı oldukları izlenimine katılıyor musun?Do you get the impression that all of our politicians are too old?
Yıldızları izle.Follow the stars.