Ana içeriğe geç
Sözlük

iz ile cümle

iz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Film izlemeyi severim.I like watching movies.
Seninle gitmeme izin verir misin?Will you allow me to go with you?
Onlar sessizce beni izlediler.They watched me in silence.
Ahlak anlayışının seni doğru olanı yapmaktan alıkoymasına asla izin verme.Never let your sense of morals prevent you from doing what is right.
Çocuğun bıçaklarla oynamasına izin vermeyin.Don't let the kid play with knives.
Konuşmama izin ver.Let me do the talking.
O az önce izinli gitti.He's just gone on leave.
Bir film izlemeye gitmek istiyorum.I want to go to see a movie.
Televizyon istasyonundaki işim izleyiciler tarafından yazılan mektupları ele almak.My work at the TV station is handling letters written in by viewers.
Televizyon izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al.Go out and breathe some fresh air instead of watching TV.
TV izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al .Go out and get some fresh air instead of watching TV.
Ben atalarımı 200 yıl geriye kadar izleyebilirim.I can trace my ancestors back 200 years.
O uzun süredir İzlanda'da yaşamaktadır.He has lived in Iceland for a long time.
O, adamın onu izlediğini fark ettiğinde korkmaya başladı.When she noticed that the man followed after her, she began to become frightened.
Yeni Toyota'nı sürmeme izin ver.Let me drive your new Toyota.
Bugün işten izin aldım.I've got the day off today.
Arzularınızı izleyin.Follow your desire.
O iz bırakmadan kayboldu.He's disappeared without a trace.
Evde kalmamızı ve TV izlememizi öneriyorum.I suggest that we stay home and watch TV.
Onun ailesi her gün TV izlemeyi çok sever.Her family likes very much to watch TV every day.
Bir film izlemeye gitti. "Film nasıldı?" "Güzeldi.""He went out to see a movie." "How was the movie?" "Good."
Lezbiyen pornosu izlemeye bayılırım.I like watching lesbian porn.
Telefonu kullanabilmek için benden izin istedi.She wanted my permission to use the phone.
Annem TV izlemeyi sevmiyor.My mother doesn't like to watch TV.
Gerisi doğal olarak izler.The rest follows naturally.
Trende sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not permitted on the train.
Çin hakkındaki izleniminiz nedir?What's your impression of China?
Amerika hakkındaki izlenimim çok iyi.My impression of America is very good.
O kiş ihakkındaki izleniminiz nedir?What's your impression of that person like?
O restorandaki personeli bize çok iyi bir izlenim verdi.The staff in that restaurant gave us a very good impression.
Söylediğin bende derin bir izlenim bıraktı.What you said left a deep impression on me.
Trenlerin hareket etmelerine izin vermeyi reddettiler.They refused to let the trains move.
Onun bir şey yazmasına izin vermezlerdi.They would not let him write anything.
Onların Kanada'ya geçmeleri için izin verilmedi.They were not permitted to cross into Canada.
Gemilerini silahlandırmak için izin istediler.They asked for permission to arm their ships.
Onların bahçede dolaşmasına izin verdi.He permitted them to walk in the garden.
Doktorlar onun üzerine eğilirken, o izledi.He watched as the doctors bent over her.
Ve o, iki adama evinde uyumasına izin verdi.And he let the two men sleep at his home.
Bir birlik ordusu doktoru savaşı uzaktan izledi.A Union army doctor watched the battle from a distance.
Gazete muhabirlerine içeri girmesine izin verilmedi.Newspaper reporters were not permitted inside.
Kylie Minogue'un konserini izlemek istiyorum.I want to watch the concert of Kylie Minogue.
Oturanların alana girmesine izin verilmedi.Inhabitants were not permitted to enter the area.
Büyükannem TV izlemeyi seviyor.Grandma likes watching TV.
Büyükanne televizyon izlemekten hoşlanır.Grandma likes watching TV.
Ben yemeğimi yedikten sonra televizyon izledim.I watched television after having my meal.
Kusura bakmayın, tanımadığım insanların içeri girmesine izin vermem.I'm sorry, I don't let in people I don't know.
Korku filmi izleyeceğim.I'm going to watch a scary movie.
Tom ve Jerry'i izler misin?Do you watch "Tom and Jerry"?
Ben akşam yemeğinden önce çoğunlukla TV izlerim.I often watch TV before dinner.
Yemekten sonra televizyon izleyebilirsiniz.You can watch television after dinner.
Yemekten sonra televizyon izleyebilirsin.You can watch television after dinner.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izleyebilirsin.You can watch television after dinner.
Yasaklanmış kitaplar ücretsiz erişimine izin verilmeyen kitaplardır.Banned books are books to which free access is not permitted.
Daha önce böyle harika bir film izlediniz mi?Have you seen such a wonderful movie before?
Bu konuda düşünmeme izin ver.Let me think about it.
Hiç İngilizce konuşan bir izleyici ile konuştun mu?Have you ever spoken to an English speaking audience?
Hangi filmi izledin?Which film did you see?
Bahçıvan çimlerin üzerinde yürümemize izin vermedi.The gardener didn't let us walk on the grass.
Mary her gece TV izlemektedir.Mary watches TV every night.
Onun onu öpmesine izin vermeye niyeti yoktu.She didn't intend to let him kiss her.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod