iyimserlik ile cümle

iyimserlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?楽観的幻想を木っ端微塵にするのは良いことなのか? できるとしたら 楽観主義バイアスを取り除くべきなのか?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Czy chcemy go ludziom zabrać?
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Al contrario, c'è stata una litania di sorprendente ottimismo.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Au lieu de ça, il y a eu une litanie d'optimisme ahurissant.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Ehelyett, egész litániája volt a meglepő optimizmusnak.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.En cambio, hubo una letanía de optimismo sorprendente.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.În loc de asta, a apărut un val de optimism surprinzător.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.In plaats daarvan was er een litanie van verbijsterend optimisme.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Istället, var det ett ständigt upprepande av häpnadsväckande optimism.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.오히려, 놀랄 만큼의 낙천을 설명하기 까지 하더군요.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Malahan, ada lagu dari optimisme luar biasa.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Místo toho tu zaznívaly obdivuhodně optimistické žvásty.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Namiesto toho tu boli litánie prekvapujúceho optimizmu.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Pelo contrário, havia uma ladainha de espantoso otimismo.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Stattdessen gab es eine Litanei von erstaunlichem Optimismus.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Thay vào đó, lại là một sự lạc quan đáng ngạc nhiên.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Zamiast tego wykazywano zadziwiający optymizm.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Αντίθετα, υπήρχε μία λιτανεία εκπληκτικής αισιοδοξίας.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Вместо това последва вълна от удивителен оптимизъм.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Вместо этого, там был длинный список причин поразительного оптимизма.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.תחת זאת, קיבלנו מסכת מייגעת של אופטימיזם מדהים.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.وبدل من ذلك .. نجد " سياسة وردية " متفائلة
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.只会使阿富汗变危险,而非安全—— 而平息反叛的战略
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.楽観的な話ばかりしています。 2004年以来、
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Dacă puteam face asta, doream să privăm oamenii de iluzia optimismului?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Ak by to bolo možné, chceli by sme vziať ľuďom ich optimistické skreslenie?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?E se potessimo farlo, vorremmo portar via alla gente l'inclinazione all'ottimismo?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Ha meg tudnánk tenni, el akarnánk-e venni az emberektől az elfogult optimizmust?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Hvis vi kunne gøre det, ville vi så have lyst til at fjerne menneskers optimistiske tilbøjelighed?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?"그러면 사람들이 가지고 있는 낙관적 편견을 날려 버리고 싶을까?"
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Om vi kunde, skulle vi vilja ta bort människors optimistiska förväntningar?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Pokud bychom toho byli schopni, chceme lidi připravit o sklon k optimismu?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Se pudéssemos, quereríamos eliminar a tendência para o otimismo?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Si nous pouvions le faire, voudrions-nous enlever aux gens le biais d'optimisme ?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Si podemos hacerlo, ¿querríamos quitarle a la gente la predisposición al optimismo?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Wenn wir es tun könnten, würden wir Leuten den Hang zum Optimismus wegnehmen?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Zouden we de optimisme-tendens bij mensen willen wegnemen?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Αν μπορούσαμε, θα θέλαμε να αφαιρέσουμε την προκατάληψη της αισιοδοξίας από τους ανθρώπους;
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Ако можем да направим това, дали искаме да отстраним отклонението към оптимизъм на хората?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Если бы могли так сделать, захотели ли бы мы лишить людей склонности к оптимизму?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?Якщо б ми могли це зробити, чи хотіли б ми позбавити людей відхилень в оптимізмі?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?אם היינו יכולים לבצע זאת, האם נרצה להעלים את הטיית האופטימיות של אנשים?
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?إن أمكننا ذلك، أنرغب في انتزاع ميل الناس للتفاؤل؟
Bunu yapabilirsek, insanların iyimserlik eğilimlerini ortadan kaldırmak ister miyiz?楽観主義バイアスのさまざまな利点については 既に触れましたので
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.Gdy działamy na obszar mózgu, który wpływa na przyswajanie dobrych wiadomości, nasz optymizm znika.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.그리고 좋은 소식을 정리하는 것을 알려진 이 부분의 뇌활동을 간섭하여 낙관주의적 편견을 사라지게 해보았습니다.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.Rồi chúng tôi xâm nhập vào vùng não và thâm nhập thông tin tốt vào và tính tích cực biến mất.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.לאחר מכן הפרענו לאיזור המוחי אשר מבצע אינטגרציה לחדשות טובות במטלה הזו, והטיית האופטימיות נעלמה.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.ثمّ تدخلنا في المنطقة التي وجدنا بأنها تلتقط الأخبار الجيدة في هذه المَهمة، فاختفى الميل للتفاؤل.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.干渉してみたところ 楽観主義バイアスは消え去りました この結果には仰天しました
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:우리가 보고자하는 기회는 이들 바닥의 10억에 대하 낙관주의의 진실한 근거입니다.
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:De kans die we zullen bekijken is echt een basis voor optimisme over het onderste miljard.
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu: Emtiya ihtiyacının artması.Možnost, kterou prozkoumáme je ryzí základ pro optimismus pro miliardu nejchudších, a to je komoditní boom.
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu: Emtiya ihtiyacının artması.Мы будем смотреть на возможность, которая является основой оптимизма для отстающего миллиарда — сырьевые бумы.
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:ההזדמנות שאותה נבחן מהווה בסיס אמיתי לאופטימיות בקרב המיליארדון התחתון,
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:الفرصة التي سننظر إليها هي أساس أصيل للتفاؤل بشأن المليار شخص السفلى،
Dipteki milyar konusunda iyimserlik de sağlayacak çok temel bir konu:最下層10億人を楽観的なものにする真の基盤で それは資源ブームです
Dört şey aklıma geldi. İlk şey acil iyimserlik.네 가지를 찾았는데, 첫째는 즉시적 낙관주의입니다.
Dört şey aklıma geldi. İlk şey acil iyimserlik.הנה ארבעה הדברים שחשבתי עליהם. הראשון הוא אופטימיזם דחוף.
Dört şey aklıma geldi. İlk şey acil iyimserlik.وهذه هي النتائج الأربعة التي توصلت إليها. الأولى هي التفائل العاجل.

İlgili Sayfalar