iyimserlik ile cümle

iyimserlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dört şey aklıma geldi. İlk şey acil iyimserlik.強度の自己動機付けと考えてください
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.만일 여러분들이 조금 더 낙관적이었다면 가령 광란의 1920년대를 근거로 했다면, 이 정도로 예측했을 겁니다.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Byla by to celkem optimistická předpověď, založená na rozkvětu 20. let.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Con un po' più di ottimismo, basandoci sui ruggenti anni Venti, avremmo questo.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Dacă aţi fi fost puţin mai optimist, să zicem pe baza "anilor nebuni" din deceniul 2, aţi fi zis asta.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Ha egy kicsit optimistább lett volna, mondjuk a dübörgő 20-as évekre alapozva, ezt mondta volna.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Om du varit lite mer optimistisk och baserat endast på 20-talet, hade det sett ut så här.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Se tivessem sido um pouco mais otimistas, com base apenas na última metade dos anos 20, diriam isto.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Si vous aviez été un peu plus optimiste, disons en vous basant sur les années folles, vous auriez dit ça.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Αν ήσασταν λίγο πιο αισιόδοξοι, βασιζόμενοι στην εκρηκτική δεκαετία του '20 , θα είχατε πει αυτό.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Ако сте малко по-оптимистични, да кажем - на базата на бурния растеж през 20-те години, бихте казали това.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Если бы вы были немного более оптимистичны, скажем, основываясь на "гремящих 20-х", вы бы сказали так:
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.Якби ви були трохи більш оптимістичним, та ґрунтувалися на ревучих 1920-х, ви б сказали це.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.אם הייתם קצת יותר אופטימיים, נניח בהתבסס על הגאות של שנות ה-20, הייתם אומרים כך.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.لو كنت أكثر تفاؤلا قليلا، ,وبناءاً علي النمو المرتفع في العشرينيات، كنت ستقول هذا.
Eğer 20 lerdeki yükseliş gibi bir iyimserlik duymuş olsanız, bunları söylerdiniz.「狂騒の20年代」をベースにしてこんなものができあがります それで実際に起こったことは?
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Az optimizmusra való hajlam nélkül valójában mindannyian kissé depressziósak lennénk.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Bez optymistycznego nastawienia wszyscy mielibyśmy lekką depresję.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.De fapt, fără prejudecata optimistmului, toţi am fi uşor deprimaţi.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.De hecho, sin la predisposición al optimismo, estaríamos todos un poco deprimidos.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.En fait, sans le biais d'optimisme, nous serions tous légèrement déprimés.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Faktisk, uden den optimistiske tilbøjelighed, ville vi alle være en smule deprimerede.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Faktum är, att utan optimistiska förväntningar skulle vi alla vara lätt deprimerade.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.In effetti, senza l'inclinazione all'ottimismo, saremmo tutti leggermente depressi.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.사실 낙관주의적 편견이 없으면, 사람들은 조금 우울해 질겁니다.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Na realidade, sem a tendência para o otimismo, estaríamos todos um pouco deprimidos.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Ohne den Hang zum Optimismus wären wir alle ein bisschen deprimiert.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Thực tế, nếu không có khuynh hướng thiên về sự lạc quan, chúng ta sẽ bị trầm uất nhẹ
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.V podstatě bychom bez záliby v optimismu byli všichni lehce deprimování.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.V skutočnosti by sme bez optimistického skreslenia boli všetci mierne deprimovaní.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Zonder de optimisme-tendens zouden we allemaal ietwat depressief zijn.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Πράγματι, χωρίς την προκατάληψη της αισιοδοξίας, θα ήμασταν όλοι ελαφρώς καταθλιπτικοί.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Всъщност, без отклонение към оптимизъм, всички бихме били малко депресирани.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Действительно, без склонности к оптимизму мы бы все находились в состоянии лёгкой депрессии.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Фактично, без оптимістичних відхилень ми всі були б в легкій депресії.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.למעשה, ללא הטיית האופטימיות, כולנו היינו מעט מדוכאים.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.في الحقيقة، من دون الميل للتفاؤل، قد يعترينا شيئ من الإحباط.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.私たち全員 やや鬱状態になるでしょう やや鬱状態の人は
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Dit optimisme om de aarde te redden hangt in de lucht.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Et on sent bien ce mouvement optimiste pour sauver la planète dans l'air.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.I mozna tam czuc w powietrzu ten optymistyczny ruch w zwiazku z ratowaniem ziemi.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.지구를 살리기 위한 이 긍정적인 움직임을 느낄수 있으실 거에요.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Man kann diese optimistische Bewegung spüren, die Erde zu retten.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Něco je ve vzduchu, to optimistické hnutí na záchranu Země.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Şi veţi simţi în aer această mişcare optimistă de a salva Pământul.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Y pueden sentir en el aire esta movida llena de optimismo para salvar el planeta.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.И в воздухе уже чувствуется оптимистический настрой на спасение Земли.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.И се усеща как това оптимистично движение за спасяване на Земята се носи във въздуха.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.ואפשר לחוש במהלך האופטימי הקורא להציל את כדור הארץ באוויר.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.ويمكنك أن تشعر بهذا التحرك متفائلة لإنقاذ الأرض في الهواء.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.なお これは地球温暖化が 最も弱く最も貧しい人々に-
İkinci olarak, generallerin sahip olduğu iyimserlikten uzaklaşmalıyız.Điều thứ hai, chúng ta cần kéo sự lạc quan của các tướng quân xuống.
İkinci olarak, generallerin sahip olduğu iyimserlikten uzaklaşmalıyız.En segundo lugar, debemos tomar distancia del optimismo de los generales.
İkinci olarak, generallerin sahip olduğu iyimserlikten uzaklaşmalıyız.För det andra, kan vi inte blint lita på optimismen från generalerna.
İkinci olarak, generallerin sahip olduğu iyimserlikten uzaklaşmalıyız.În al doilea rând, trebuie să reducem optimismul generalilor.
İkinci olarak, generallerin sahip olduğu iyimserlikten uzaklaşmalıyız.둘째, 장군들은 가지고 있는 긍정적인 사고를 버려야 합니다.
İkinci olarak, generallerin sahip olduğu iyimserlikten uzaklaşmalıyız.Másodsorban, le kell törnünk a tábornokok optimizmusát.
İkinci olarak, generallerin sahip olduğu iyimserlikten uzaklaşmalıyız.Po druhé, potrebujeme sa vyhýbať optimizmu generálov.
İkinci olarak, generallerin sahip olduğu iyimserlikten uzaklaşmalıyız.Poza tym, nie możemy wierzyć optymizmowi generałów.
İkinci olarak, generallerin sahip olduğu iyimserlikten uzaklaşmalıyız.Punto secondo: dobbiamo placare l'ottimismo dei generali.

İlgili Sayfalar