iyilik ile cümle

iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Och vem är den som kan göra eder något ont, om I nitälsken för det som är gott?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Og hvem er der, som kan volde eder ondt, dersom I ere nidkære for det gode?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Og hvem er det som kan gjøre eder ondt såfremt I legger vinn på det gode?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Ora, quem é o que vos fará mal, se fordes zelosos do bem?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?¿Quién es aquel que os podrá hacer daño, si sois ávidos por el bien
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Siapakah yang mau berbuat jahat kepadamu, kalau kalian senang berbuat baik
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Şi cine vă va face rău, dacă sînteţi plini de rîvnă pentru bine?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Und wer ist, der euch schaden könnte, so ihr dem Gutem nachkommt?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Ví bằng anh em sốt sắng làm lành thì có ai làm dữ lại cho anh em?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Ví_bằng anh_em sốt_sắng làm_lành thì_có ai làm_dữ lại cho anh_em ?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Wie zal u kwaad doen, als u zich inspant voor het goede?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?Και τις θελει σας κακοποιησει, εαν γεινητε μιμηται του αγαθου;
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?И кто сделает вам зло, если вы будете ревнителями доброго?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?І хто ж такий, що заподіяв би вам лихо, коли будете наслїдниками доброго?
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?ומי ירע לכם אם תקנאו לעשות הטוב׃
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?فمن يؤذيكم ان كنتم متمثلين بالخير.
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?你 們 若 是 熱 心 行 善 、 有 誰 害 你 們 呢
İyilik yapmakta gayretli olursanız, size kim kötülük edecek?你 們 若 是 熱心 行善 、 有 誰害 你 們呢
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.A činiac dobré neustávajme, lebo svojím časom budeme žať neumdlievajúci.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.A dobrze czyniąc nie słabiejmy; albowiem czasu swojego żąć będziemy nie ustawając.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.A jótéteményben pedig meg ne restüljünk, mert a maga idejében aratunk, ha el nem lankadunk.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Chớ mệt nhọc về sự làm lành, vì nếu chúng ta không trễ nải, thì đến kỳ chúng ta sẽ gặt.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Chớ mệt_nhọc về sự làm_lành , vì nếu chúng_ta không trễ_nải , thì đến kỳ chúng_ta sẽ gặt .
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Činíce pak dobře, neoblevujme; nebo časem svým budeme žíti, neustávajíce.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Dobro delati se pa nikar ne utrudimo; zakaj ob svojem času bomo želi, če ne obnemoremo.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.E não nos cansemos de fazer o bem, porque a seu tempo ceifaremos, se não houvermos desfalecido.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.E non stanchiamoci di fare il bene; se infatti non desistiamo, a suo tempo mieteremo
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Ja kun hyvää teemme, älkäämme lannistuko, sillä me saamme ajan tullen niittää, jos emme väsy.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.우리가 선을 행하되 낙심하지 말지니 피곤하지 아니하면 때가 이르매 거두리라
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Lasset uns aber Gutes tun und nicht müde werden; denn zu seiner Zeit werden wir auch ernten ohne Aufhören.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Men la oss gjøre det gode og ikke bli trette! for vi skal høste i sin tid, såfremt vi ikke går trett.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.No nos cansemos, pues, de hacer el bien; porque a su tiempo cosecharemos, si no desmayamos
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Să nu obosim în facerea binelui; căci la vremea potrivită, vom secera, dacă nu vom cădea de oboseală.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Ας μη αποκαμνωμεν δε πραττοντες το καλον διοτι εαν δεν αποκαμνωμεν, θελομεν θερισει εν τω δεοντι καιρω.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Делая добро, да не унываем, ибо в свое время пожнем, если не ослабеем.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.Добре ж роблячи, не вниваймо, свого бо часу своє жати мем, не ослабіваючи.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.сега нататък никой да ми не досажда, защото аз нося на тялото си белезите на [Господа] Исуса.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.ואנחנו בעשות הטוב אל נחת כי נקצר בעתו אם לא נרפה׃
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.فلا نفشل في عمل الخير لاننا سنحصد في وقته ان كنا لا نكل.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.我 們 行 善 、 不 可 喪 志 . 若 不 灰 心 、 到 了 時 候 、 就 要 收 成
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.我 們 行善 、 不可喪志 . 若 不 灰心 、 到 了 時候 、 就 要 收成
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.A ať dobře činí, a bohatnou v dobrých skutcích, a snadní ať jsou k udílení, i přívětiví,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.aby dobre činili, bohatli v dobrých skutkoch a boli štedrí, sdielni,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.Aby innym dobrze czynili, w uczynki dobre bogatymi byli, radzi dawali, a radzi udzielali,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.at de gøre godt, ere rige på gode Gerninger, gerne give, meddele
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.at de skal gjøre godt, være rike på gode gjerninger, gavmilde, godgjørende,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.bjud dem att göra gott, att vara rika på goda gärningar, att vara givmilda och gärna dela med sig.
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.daß sie Gutes tun, reich werden an guten Werken, gern geben, behilflich seien,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.di fare del bene, di arricchirsi di opere buone, di essere pronti a dare, di essere generosi
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.Hãy răn bảo họ làm điều lành, làm nhiều việc phước đức, kíp ban phát và phân chia của mình có,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.Hãy răn_bảo họ làm điều lành , làm nhiều việc phước đức , kíp ban_phát và phân_chia của mình có ,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.Hogy jót tegyenek, legyenek gazdagok a jó cselekedetekben, legyenek szíves adakozók, közlõk,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.Îndeamnă -i să facă bine, să fie bogaţi în fapte bune, să fie darnici, gata să simtă împreună cu alţii,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.kehoita heitä, että tekevät hyvää, hyvissä töissä rikastuvat, ovat anteliaita ja omastansa jakelevat,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.선한 일을 행하고 선한 사업에 부하고 나눠주기를 좋아하며 동정하는 자가 되게 하라
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.naj dobro delajo, bogaté v dobrih delih, naj bodo radodarni, sočutni,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.Que hagan el bien, que sean ricos en buenas obras, que sean generosos y dispuestos a compartir
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.que pratiquem o bem, que se enriqueçam de boas obras, que sejam liberais e generosos,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.Recommande-leur de faire du bien, d`être riches en bonnes oeuvres, d`avoir de la libéralité, de la générosité,
İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eliaçık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur.να αγαθοεργωσι, να πλουτωσιν εις εργα καλα, να ηναι ευμεταδοτοι, κοινωνικοι,

İlgili Sayfalar