iyilik ile cümle

iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Der zweite Grundpfeiler ist 'Fairness-Gegenseitigkeit'.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Det andet grundlag er rimelighed/gensidighed.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Drugim filarem jest sprawiedliwość-wzajemność.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.El segundo pilar es igualdad-reciprocidad.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Het tweede fundament is billijkheid-wederkeringheid.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Il secondo fondamento è equità/reciprocità.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.두번째는 공정성과 상호호혜성이지요.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.La seconde fondation est la réciprocité devant l'équité.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Nền tảng thứ hai là công bằng-tương hỗ.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Toinen peruspilari on reiluus/vastavuoroisuus.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Το δεύτερο θεμέλιο είναι η αμοιβαιότητα της αίσθησης της δικαιοσύνης.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Втората основа е справедливост-взаимност.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Второй принцип — это "справедливость-взаимность".
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.היסוד השני הוא הגינות-הדדיות
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.السمة الثانية هي تبادل العدل أو تبادل النفعية .
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.他の動物に 互恵関係が
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››A čím lepší jest člověk nežli ovce? A protož slušíť v den sváteční dobře činiti.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››A czemże zacniejszy jest człowiek niżeli owca? Przetoż godzi się w sabat dobrze czynić.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››A o koľko viac je človek než ovca! Preto sa smie v sobotu dobré robiť.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Combien un homme ne vaut-il pas plus qu`une brebis! Il est donc permis de faire du bien les jours de sabbat.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Cu cît mai de preţ este deci un om decît o oaie? De aceea este îngăduit a face bine în zilele de Sabat.``
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Huống chi người ta trọng hơn con chiên là dường nào! Vậy, trong ngày Sa-bát có phép làm việc lành.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Huống_chi người_ta trọng hơn con_chiên là dường nào ! Vậy , trong ngày Sa-bát có phép làm_việc lành .
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Hvor meget er nu ikke et Menneske mere end et Får? Altså er det tilladt at gøre vel på Sabbaten."
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Hvor meget mere er da ikke et menneske enn et får! Derfor er det tillatt å gjøre godt på sabbaten.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››In koliko boljši je človek od ovce! Zatorej se sme v soboto dobro delati.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Is een mens niet veel meer waard dan een schaap? Het is dus toegestaan op de sabbat goed te doen."
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››사람이 양보다 얼마나 더 귀하냐 그러므로 안식일에 선을 행하는것이 옳으니라 하시고
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Kuinka paljon suurempiarvoinen onkaan ihminen kuin lammas! Sentähden on lupa tehdä sapattina hyvää."
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Mennyivel drágább pedig az ember a juhnál! Szabad tehát szombatnapon jót cselekedni.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Nah, manusia lebih berharga dari domba! Jadi, kalau begitu, boleh menolong orang pada hari Sabat.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Ora, quanto è più prezioso un uomo di una pecora! Perciò è permesso fare del bene anche di sabato»
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Ora, quanto mais vale um homem do que uma ovelha! Portanto, é lícito fazer bem nos sábados.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Pues, ¡cuánto más vale un hombre que una oveja! De manera que es lícito hacer bien en sábado
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Wie viel besser ist nun ein Mensch denn ein Schaf! Darum mag man wohl am Sabbat Gutes tun.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››ποσον λοιπον διαφερει ανθρωπος προβατου; ωστε συγχωρειται εν τω σαββατω να αγαθοποιη τις.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››А колко е по-скъп човек от овца! Затова позволено е да се прави добро в съботен ден.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Сколько же лучше человек овцы! Итак можно в субботы делать добро.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››Як же більше луччий чоловік од вівцї? Тим годить ся чинити добро і в суботу.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››ומה יקר אדם מן הכבש לכן מתר להיטיב בשבת׃
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››فالانسان كم هو افضل من الخروف. اذا يحل فعل الخير في السبوت.
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››人 比 羊 何 等 貴 重 呢 . 所 以 在 安 息 日 作 善 事 是 可 以 的
İnsan koyundan çok daha değerlidir! Demek ki, Şabat Günü iyilik yapmak Yasaya uygundur.››人 比 羊何 等 貴重 呢 . 所以 在 安息日 作 善事 是 可以 的
İnsanlığa hediye olarak, iyilik, umut, özgürlük ve onur bahşetmek için gelecektir.Il viendra à accorder la bonté, espoir, liberté et dignité à toute l'humanité en cadeau.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.A neučinili milosrdenství s domem Jerobále Gedeona, jako on všecko dobré činil Izraelovi.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.또 여룹바알이라 하는 기드온의 이스라엘에게 베푼 모든 은혜를 따라서 그의 집을 후대치도 아니하였더라
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Mereka juga tidak membalas budi kepada keluarga Gideon atas segala jasa Gideon bagi umat Israel
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Og de handlede ikke vel mod Jerubba'als, Gideons, Hus, trods alt det gode, han havde gjort Israel.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Ook waren ze de familie van Gideon niet meer dankbaar voor alles wat Gideon voor Israël had gedaan.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.Şi n'au ţinut la casa lui Ierubaal, a lui Ghedeon, după tot binele pe care -l făcuse el lui Israel.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.tudi niso izkazali usmiljenja hiši Jerub-baal-Gideonovi, kakor je on storil vse dobro Izraelu.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.und taten nicht Barmherzigkeit an dem Hause des Jerubbaal Gideon, wie er alles Gute an Israel getan hatte.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.и дому Иероваалову, или Гедеонову, не сделали милости за все благодеяния,какие он сделал Израилю.
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.ולא עשו חסד עם בית ירבעל גדעון ככל הטובה אשר עשה עם ישראל׃
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.ولم يعملوا معروفا مع بيت يربعل جدعون نظير كل الخير الذي عمل مع اسرائيل
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.也 不 照 著 耶 路 巴 力 、 就 是 基 甸 向 他 們 所 施 的 恩 惠 、 厚 待 他 的 家
İsrail'e büyük iyilikler yapan Yerubbaal'ın -Gidyon'un- ev halkına vefasızlık ettiler.也 不 照著 耶路 巴力 、 就是 基甸 向 他 們所 施 的 恩惠 、 厚待 他 的 家
İşte benim sevgi dolu iyilik kavramından anladığım bu.Questo è davvero, secondo me, il senso più profondo dell'amore gentile, è come sapere che
İyi bir eş bulan iyilik bulur Ve RABbin lütfuna erer.Ai tìm được một người vợ , tức tìm được một điều phước . Và hưởng được ân điển của Ðức_Giê - hô-va .
İyi bir eş bulan iyilik bulur Ve RABbin lütfuna erer.Ai tìm được một người vợ, tức tìm được một điều phước. Và hưởng được ân điển của Ðức Giê-hô-va.

İlgili Sayfalar