iyilik ile cümle
iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!כלו סג יחדו נאלחו אין עשה טוב אין גם אחד׃
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!الكل قد زاغوا معا فسدوا. ليس من يعمل صلاحا ليس ولا واحد
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!كلهم قد ارتدوا معا فسدوا. ليس من يعمل صلاحا ليس ولا واحد
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!他 們 各 人 都 退 後 、 一 同 變 為 污 穢 . 並 沒 有 行 善 的 、 連 一 個 也 沒 有
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!他 們 各 人 都 退 後 、 一同 變為 污穢.並沒 有 行善 的 、 連一個 也 沒有
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!他 們 都 偏 離 正 路 、 一 同 變 為 污 穢 . 並 沒 有 行 善 的 、 連 一 個 也 沒 有
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!他 們都 偏 離 正路 、 一同 變為 污穢.並沒 有 行善 的 、 連一個 也 沒有
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Ak by k niečomu dobré, ja by som pre nich pískať.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Als het zou doen iets goeds, zou ik fluiten voor hen.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Če bi to kaj pomagalo, jaz bi piščalko za njih.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Ha ez nem valami jó, azt fütyülni nekik.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Hvis det ville gøre noget godt, ville jeg fløjte for dem.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.În cazul în care ar face nici un bine, mi-ar fluierul pentru ei.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Jeśli będzie to coś dobrego, to gwiżdżę na nich.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Jika akan ada gunanya, aku akan bersiul memanggil mereka.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Jos se olisi mitään hyötyä, olisin pilli heille.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.어떤 좋은 일을한다면, 내가 그들을 위해 휘파람을 것입니다.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Nếu nó sẽ làm bất kỳ tốt, tôi sẽ còi cho họ.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Om det skulle göra någon nytta, skulle jag vissla för dem.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Pokud by k něčemu dobré, já bych pro ně pískat.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Se ele faria qualquer bom, eu apito para eles.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Se fosse nulla di buono, io fischio per loro.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Si elle devait faire aucun bien, je sifflais pour eux.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Si sirviera de algo, me silbaba para ellos.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Wenn es gut tun würde, würde ich für sie pfeifen.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Αν θα έκανε οποιοδήποτε αγαθό, θα ήθελα να σφύριγμα για αυτούς.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Ако това ще направя някоя добра, бих свирка за тях.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Если бы это ни к чему хорошему, я бы свисток для них.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.Якби це ні до чого хорошого, я б свисток для них.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.אם זה יעזור, הייתי שורק עבורם.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.اذا كان سيفعل أي جيدة ، وأود أن صافرة بالنسبة لهم.
Herhangi bir iyilik yapmak istiyorsanız, ben onlar için düdük.彼らは私たちの申し出を行うと、言うことが賢明である、私達はそれを考えるのだろうか?
Herkes whdiwashere.org'a bakabilir. Ve herkesi iyiliklerini bağışlamaya davet ediyoruz.Et nous voulons encourager tout le monde à s'engager à réaliser un acte de gentillesse.
Herkes whdiwashere.org'a bakabilir. Ve herkesi iyiliklerini bağışlamaya davet ediyoruz.Jeder kann zu whdiwashere.org gehen und wir möchten alle dazu ermutigen ihren Beitrag der Güte zu versprechen.
Herkes whdiwashere.org'a bakabilir. Ve herkesi iyiliklerini bağışlamaya davet ediyoruz.Todos podem ir a whd-iwashere.org e nós queremos encorajar todos a prometer o seu acto de bondade.
Her neyse kısace bir iyilik yapıyorum.Comunque... E' il prezzo che pago per il mio talento.
Her neyse kısace bir iyilik yapıyorum.Egal. Es ist eine gute Sache.
Her neyse kısace bir iyilik yapıyorum.Enfin. Het gaat over het delen van mijn gave.
Her neyse kısace bir iyilik yapıyorum.Je partage mon don inné.
Her neyse kısace bir iyilik yapıyorum. Ne hoş. Yarın akşama ne dersin peki?Как насчёт завтра вечером?
Her neyse kısace bir iyilik yapıyorum.To naprawdę długa i upokarzająca historia.
Her neyse kısace bir iyilik yapıyorum.Τέλος πάντων. Τι θα έλεγες για αύριο βράδυ λοιπόν?
Her neyse kısace bir iyilik yapıyorum.いいじゃん
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Hej, Swami, jaka jest różnica pomiędzy słowami wellness(dobrobyt) i illness(choroba)?"
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Hey, Swami, hvad er forskellen mellem wellness [velvære] og illness [lidelse]?"
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Hey Swami, qual'è la differenza tra benessere e malattia?
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Hey, Swami, quelle est la différence entre bien-être et maladie?"
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Hey, Swami, was ist der Unterschied zwischen "Wellness" und "Illness" [Krankheit]?"
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."건강함과 질환의 차이점은 무엇입니까?"하고 묻자
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Thưa thầy, điểm khác biệt giữa khỏe mạnh và bệnh tật là gì?"
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Zeg, Swami, wat is het verschil tussen "wellness" (gezondheid) en "illness" (ziekte)?"
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Έι Σουάμι, ποια είναι η διαφορά μεταξύ του "wellness" (ευεξία) και του "illness" (αρρώστια);"
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Свами, каква е разликата между здраве(wellness) и болест(illness)?"
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."Эй, гуру, какая разница между здоровьем и болезнью?
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu."היי, סוואמי, מה ההבדל בין בריאות לחולי?"
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu.مرحباً أيها الكاهن, ماهو الاختلاف بين كلمة "wellness" و "illness" -والتي تعني الصحة والمرض-؟
"Hey, swami, iyilik ve hastalık arasındaki farklılık nedir?" diye sordu.すると スワーミは "ILLNESS"(病)と書き
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Al doilea fundament e corelația corectitudine<->reciprocitate.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.A második pillér a igazságosság-kölcsönösség.
İkinci kaynak iyilik yapmanın iyilik doğuracağına inanma konusundaki eğilimdir.Dasar kedua adalah keadilan timbal balik.