Çalışma şartlarını iyileştirmek istiyorlar.Ils veulent améliorer les conditions de travail.
Yarayı iyileştirmek, öç almaktan iyi değil mi?Ne vaut-il donc pas mieux guérir une blessure plutôt que de la venger ?
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.Ninti est une des huit divinités créées par la déesse Ninhursag pour soigner le corps d'Enki.
Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir.Il quitte l’armée à sa guérison.
Bu bilgi daha sonra gelecek çevirileri iyileştirmek için API'ya teslim edilir.Esta información se envía entonces a la API para la mejora de traducciones futuras.
Anne babası, onu iyileştirmek amacıyla prefrontal lobotomiye izin verdi sonunda.Sus padres autorizaron una lobotomía prefrontal en un intento de tratarla.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.Este dios fue creado para sanar a Enki de una de sus ocho heridas.
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.Mucha gente iba a que él les curase.
Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir.Ella le cuida hasta que recupera la salud.
Monofobiden her insan farklı şekilde etkilediğinden, iyileştirmek için özel bir tedavi yöntemi yoktur.No existe un tratamiento específico para curar la autofobia, ya que afecta a cada persona de manera diferente.
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.Il suo dono è quello di poter guarire le persone.
Bir şifacı olarak lokomotifin önüne geçmemelisiniz. Ana göreviniz tankımızı iyileştirmek olacak.Ты, как хилер, не должен лезть вперёд паровоза. Твоей центральной задачей будет хил нашего танка.
Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir.Зедд исцеляет его.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.وهي أيضاً واحدة من ثمانية أطفال تم إنشاؤها من أجل شفاء إحدى الجروح الثمانية التي يتلقاها إنكي.
İngilizce telaffuzumu iyileştirmek isterdim.أردت تحسين نطقي باللغة الانجليزية
GNU IceCat'i iyileştirmek için Google Summer of Code 2008'e katılma önerileri yapıldı.Houve sugestões para o Google Summer of Code de 2008, para aprimorar o GNU IceCat.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.Ela também é uma das oito crianças criadas para curar uma das oito feridas que Enki sofreu.
İngilizce telaffuzumu iyileştirmek isterdim.Ik zou willen mijn Engelse uitspraak verbeteren.
Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir.Pan Jezus postanowił go uzdrowić.
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.Wędruje po wsiach uzdrawiając ludzi.
Kararda Nazi makamlarını esirlerin koşullarını iyileştirmek için daha fazla adım atılmaları istendi.Decyzja ta pobudziła niemieckie władze do podjęcia dalszych kroków na rzecz poprawy sytuacji jeńców.
Host Havalimanı'nı iyileştirmek için yapılan çalışmalar 2011 sonlarında başladı.Підготовчі роботи з прибирання місця розпочались в кінці 2011 року.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.El a fost unul dintre cele opt zeități născute pentru a calma boala lui Enki.
Kam'ın en önemli görevleri bozulan dengeyi tekrar yerine getirmek ve hastaları iyileştirmektir.Cea mai importantă sarcină a șamanului era să vindece bolnavii.
Andy'de haftalık mektuplar yazarak çürüyen kütüphaneyi iyileştirmek için devletten para istemeye başladı.Ο Άντι αρχίζει να γράφει γράμματα στην κυβέρνηση για επιδόματα ώστε να ανανεώσει τη φθίνουσα βιβλιοθήκη.
O, bunları iyileştirmek için arabuluculuk yaptı ve başarılı oldu.Twilight berusaha untuk menyembuhkan mereka dan berhasil.
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.Cuội vui lòng theo về nhà, lấy lá chữa cho.
Bunun üzerine Mr. Brownlow yaralarını iyileştirmek için onu kendi evine götürür.Cùng lúc đó, Monks bị người của cụ Brownlow đưa về nhà.
Safran lifleri yataklara serpilmiş ve melankoli krizlerini iyileştirmek için sıcak çaylarla karıştırılmıştır.Sợi saffron cũng được trải khắp giường và pha vào trà nóng để chữa những cơn u sầu.
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.実家に戻り療養。
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.他是生来用于治愈恩基病情的八位神灵之一。
O, bunları iyileştirmek için arabuluculuk yaptı ve başarılı oldu.这使他再次戒毒,基本上成功。
Ulusal hastalık sigorta sistemi tüm vatandaşların sağlık kalitesini iyileştirmektedir.개인적 차원의 의료비 절감은 국가전체의 후생증진과 건강보험 재정 절감으로 이어진다.
Safran lifleri yataklara serpilmiş ve melankoli krizlerini iyileştirmek için sıcak çaylarla karıştırılmıştır.Шафранови нишки са разпръсквани по леглата и слагани в горещи чайове като лек срещу пристъпи на меланхолия.
Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir.Богородица, която му обещава да го излекува.
Host Havalimanı'nı iyileştirmek için yapılan çalışmalar 2011 sonlarında başladı.Štartovacie okno pre let k Marsu sa skončilo začiatkom decembra 2011.
Bu bilgi daha sonra gelecek çevirileri iyileştirmek için API'ya teslim edilir.See informatsioon saadetakse seejärel programmiliidesesse, et tulevasi tõlkeid täiustada.
Ulusal hastalık sigorta sistemi tüm vatandaşların sağlık kalitesini iyileştirmektedir.Riiklik tervisekindlustus hõlmab kogu elanikkonda.
Ninhursag O'nu iyileştirmek için diğer tanrılar tarafından ikna edilir.Ütlesin neile, et ainult Jumala Poeg saab pimedaid terveks teha.
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.Il perdono è un dovere, è un dovere per noi se vogliamo sanare la nostra società.
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.Perdonar es una obligación para nosotros si queremos que nuestra sociedad cicatrice.
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.סליחה היא חובה, חובה בשבילנו אם אנחנו רוצים לרפא את החברה שלנו.
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.التسامح أمر لابد منه ـ اذا كنا فعلا نريد أن نصلح مجتمعنا
Affetmek bir zorunluluktur, eğer toplumumuzu iyileştirmek istiyorsak, bu bir zorunluluktur.私達が彼らに許しを与えなければ、未来はありません。
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Ce n'était pas une excuse pour raffiner quelques rendus graphiques.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Es ging nicht nur darum ein paar Grafikroutinen zu optimieren.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Hal ini bukanlah sekedar merubah beberapa prosedur grafis.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Het was geen kwestie van een paar grafische routines verbeteren.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.이건 단순히 그래픽 처리부분을 일부 손 보는 문제가 아닙니다.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Nebylo to jen o tom vyladit nějaké grafické rutiny (standardní programy).
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.No fue solamente cuestión de poner a punto unas rutinas gráficas.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Nó không chỉ là việc điều chỉnh các đoạn chương trình đồ họa.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Non si trattava soltanto di aggiustare qualche programmazione grafica.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Nu a fost doar o mică îmbunătăţire a rutinelor grafice.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.To nie była tylko kwestia dostrojenia kilku procedur graficznych.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Δεν ήταν απλά ένα θέμα ρύθμισης κάποιου κώδικα ρουτίνας γραφικών.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.И это не было вопросом лишь настройки нескольких графических систем.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Не беше просто въпрос на настройка на някои графични програми.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Це було не просто справою налагодження деяких графічних процедур.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.זה לא היה ענין של כוונון כמה פונקציות גראפיות.