iyileşmiş ile cümle

iyileşmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bunların ikisi de 1950'lerden beri büyük oranda iyileşmiştir.Cả hai chỉ số đều được cải thiện đáng kể so với thập niên 1950.
Ancak iyileşmiştir.Nhưng may mắn là bà đã hồi phục.
Mike daha sonradan iyileşmiş ve diğerleri gibi olayları unutmaya başlamıştır.Sáng hôm sau người bố khỏi bệnh và ông nói rằng mình hoàn toàn đã bình phục như cũ.
Ancak iyileşmiştir.)治した。
Kırılan kolu 3 saat içinde iyileşmiştir.」(主婦の友社) 「首こりは3秒で治る!
Ama sonra iyileşmiştir.その後回復した。
Gaara ile yaptığı dövüş sonrası çok ağır bir şekilde yaralanmıştır ama sonra iyileşmiştir.連結型ガウナの討伐戦で重傷を負うが、後に回復。
Ancak iyileşmiştir.现在已经痊愈。
Ama sonra iyileşmiştir.其後已康复。
Kırılan kolu 3 saat içinde iyileşmiştir.造成左手骨折住院了3週。
Ama sonra iyileşmiştir.그의 부상은 후에 치료되었다.
Bunların ikisi de 1950'lerden beri büyük oranda iyileşmiştir.2층은 1950년대 이후 상태를 보존했다.
Ancak iyileşmiştir.היא נרפאת.
Ancak iyileşmiştir.Успява да се излекува.
Ama sonra iyileşmiştir.По-късно е реабилитиран.
Ama sonra iyileşmiştir.Tada se i razbolio.
Hastalandığında kurt sütü içerek iyileşmiştir.Čovjek se može zaraziti i pijući mlijeko oboljelih krava.
Ama sonra iyileşmiştir.Nakoniec sa úspešne vyliečil.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Był ciężko ranny, ale po wizycie generała Ravena od razu wyzdrowiał i został wypisany.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Han blev indlagt med kvæstelser, men efter Ravens besøg - - kom han sig straks.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Han las in med svåra skador men efter Ravens besök- -återhämtade han sig direkt.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Kimblee oli loukkaantunut, mutta kun Raven kävi- -hän toipui heti ja pääsi pois.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Εισήχθη με σοβαρά τραύματα, αλλά μετά την επίσκεψη του Ρέιβεν, ανέρρωσε αμέσως και πήρε εξιτήριο.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Она сказала, он был тяжело ранен, но после посещения генерала Рейвена он сразу поправился, и его выписали.
Bence çok eski yaralar ve ortalama, tarihinde ilk kez aboriginals iyileşmiş,Enkelen van hen waren zelfs in Canberra om bij de 'Verontschuldiging ceremonie' te zijn.
Bence çok eski yaralar ve ortalama, tarihinde ilk kez aboriginals iyileşmiş,Sądzę, że wyleczyło to wiele ran.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.1つの見方は 世の中が下り坂にあり
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Aan beter openbaar vervoer ligt het niet.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Cu siguranţă nu s-a îmbunătăţit transportul public.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.El transporte público no es mejor.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Es ist nicht der verbesserte öffentliche Verkehr.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Không phải do phương tiện công cộng xịn hơn đâu
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.공공 교통수단이 발전한 것은 아닙니다.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Não foi a melhoria dos transportes públicos.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Na pewno nie komunikacja publiczna.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Non è stato il trasporto pubblico a migliorare.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Sûrement pas les transports en commun.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Δεν είναι ότι τα μέσα μεταφοράς έχουν γίνει καλύτερα.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Навряд чи громадський транспорт став кращим.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Не е по-добрият обществен транспорт.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.Явно не общественный транспорт.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.זה לא שיש תחבורה ציבורית יותר טובה.
Bunun sebebi toplu taşımanın iyileşmiş olması değil.الأمر ليس المواصلات العامة.
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,A zase, keby bol niekde na tele, na jeho koži, nejaký vred a zahojil by sa,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Cînd un om va avea pe pielea trupului său o bubă care a fost tămăduită,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,"Cuando en la piel de su cuerpo haya habido una úlcera y ésta se haya sanado
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Ha pedig valakinek a teste bõrén kelevény volt, de begyógyult,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,In če se naredi ulje na mesu, na njegovi koži, pa se zaceli,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Ja jos jonkun ihoon tulee paise, joka paranee jälleen,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Kalau seseorang punya bisul yang sudah sembuh
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Když by pak byl na kůži těla vřed, a byl by zhojen,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Khi một người nào trên da thân mình có mụt chốc đã chữa lành ,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Khi một người nào trên da thân mình có mụt chốc đã chữa lành,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,피부에 종기가 생겼다가 나았고
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Lorsqu`un homme aura eu sur la peau de son corps un ulcère qui a été guéri,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,När någon på sin kropps hud har haft en bulnad som har blivit läkt,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Når nogen har en byld på sin hud, og den læges,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Når nogen på sin Hud har haft en Betændelse, som er lægt,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Quando também a carne tiver na sua pele alguma úlcera, se esta sarar,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Quando uno ha avuto sulla pelle della carne un'ulcera che sia guarit

İlgili Sayfalar