Ana içeriğe geç
Sözlük

iyice ile cümle

iyice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
1905 Amiens Şartnamesiyle iyice yerleşti.1905 Carlos Ier intime.
Ama intikam almak için iyice hırslanmıştır.Elle est donc bien décidée à se venger.
Bazı kişilerin karşı propagandasıyla halk tereddüt etmiş ve vaziyeti iyice kavrayamamıştı.Le Peuple a devancé la Chambre, qui hésitait.
Sıkıyönetim ve baskıcı idarenin patlama noktası olan 1998 yılında Priştine’de durum iyice gerginleşmişti.En 1988, l'église et le presbytère sont dans un état de délabrement avancé.
Bir keresinde iyice sinirlendim ve arkadaşlarım bu kadar üzerime gelmemeleri gerektiğini anladılar.Je siffle très fort pour que mes parents entendent que je suis rentré.
Kuraklık sırasında, suyun değerini iyice anladım.Durante la sequía, yo comprendí profundamente el valor del agua.
Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisince iyice anlaşıldığı zaman ondan vazgeçti.Por rehusar obedecer a Alá, fue expulsado del paraíso y a partir de entonces fue llamado Shaitán.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Y la escuela se vuelve muy fastidiosa.
İspanya iyice rahattı.¡España va bien!
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.Durante el interrogatorio, la cárcel estalla en un alboroto.
Özellikle de gerdanlık olayıyla kraliçenin itibarı iyice sarsılmıştır.En particular, la propia reina es atacada implícitamente.
Bu ise, hareketi iyice yavaşlatacaktı.Necesitábamos desacelerar la acción.
Bu gizemli durum kendilerine yönelik merakı iyice kamçılar.Entonces son ellos los que oyen los extraños golpes.
Gövdeler iyice ezilerek içinden lifleri çıkarılır.Vinieron los consabidos golpecitos en las espaldas.
Daha sonra iyice kuvvetlenmiştir.Luego, se va hacía la ampliadora.
Zaman iyice azalırken gencin tek isteği sevdiği kızla birlikte olabilmektir.De ese modo, él podrá pasar la eternidad junto a la mujer que ama.
Uzun seferin gemileri yıprattığı artık iyice gözükmeye başlamıştı.Después de un tiempo, los dispersos navíos empezaron a hacer aparición.
Bu eziyetli maraton Gloria'nın zaten dengesiz olan ruh halini iyice bozmuştur.Todavía hoy allí se conserva el cuerpo atribuido a Felicia, al parecer incorrupto.
JTG iyice jobber haline geldi.Gehrig Trabaja duro.
Scoby'ler iyice şok olmuşlardır.El shogunato estuvo muy satisfecho.
Malzemeler iyice karıştırılır.Deben unirse correctamente los materiales.
Suyu her döküşte elleriyle vücudunu iyice ovuşturur.Y beber todas juntas el agua con las manos.
Yük bindirmeden önce iyice sıkıştır.Respetar los tiempos de endurecimiento antes de aplicar la carga.
Özellikle meyveler iyice ilaçlanmalıdır.En general, el medicamento se tolera bien.
Televizyon iyice yaklaştım ve içimden "Çok büyüksün Fatih Terim" dedim (gülüyor).«Dimensión en sol mayor»; «Quiero volar muy alto».
Ag-o kadına kötü davrandıkça küçük çocuk iyice öfkelenir.Cuando la mujer es excesivamente pegajosa, el varón se molesta.
Sebzeler, iyice kıyılarak hazırlanan tabbule ile kıyaslandığında geniş parçalar halinde bölünür.La pared, fina como el papel, se rompe en fragmentos.
Nazi Almanya'sının ve Hitler'in yükselişe geçtiği dönemde Hugo Boss'un da işleri iyice gelişmeye başladı.El Alto Mando alemán y el propio Hitler estaban preocupados.
Parti ise iyice sıkıcılaşmıştır.La reunión fue muy áspera.
Halkı zenginleşti ve iyice güçlendi.Los pueblos se iban haciendo ricos e independientes.
Meyve ve sebzeler, özellikle eğer pişirilmeyeceklerse, iyice yıkanmalıdırlar.Verduras sin lavar, incluso si son empaquetadas.
Fakat 13. bölümde babaları ölünce işleri iyice sarpa sarmıştır.Y a sus 13, su padre quiebra el negocio.
P264 Elleçlemeden sonra ... ile iyice yıkayın.P264 – Lavare accuratamente … dopo l’uso.
Daha sonra iyice kuvvetlenmiştir.Fu poi ceduto allo Aalesund.
Ama intikam almak için iyice hırslanmıştır.In verità sta tramando una vendetta.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Awétay wa d iḍeg Mûsa Elghekla "anno in cui Musa (ag Amastan) razziò El-Ghekla", Ah.
Ekip iyice dağılmıştı.L'equipaggio si eiettò.
Çin hanedanı ile evlilik ilişkileri kurarak iyice yakınlaşmışlardır.I matrimoni con famiglie cinesi vennero fortemente incoraggiati.
Öte yandan kentin etrafındaki çember de iyice daralmaktaydı.La città, comunque, rimaneva troppo lontana dallo scalo.
Kömür ateşinde dışı iyice kızarıncaya kadar pişirilir.È necessario aspettare fino a che non diventa carbone incandescente.
Bir kabın içerisine alınarak içerisine su katılarak iyice yoğurulur.(EN) Bread Cast Upon the Waters, su Silent Era.
P342 Solunum bulgularının görülmesi halinde: P350 Bol sabun ve su ile iyice yıkayın.P342 – In caso di sintomi respiratori: P350 – Lavare delicatamente e abbondantemente con acqua e sapone.
Çerkez Ethem'in yanındaki kuvvet iyice küçülmüştü.L'importanza del senato romano diminuì così rapidamente.
Bu eziyetli maraton Gloria'nın zaten dengesiz olan ruh halini iyice bozmuştur.Così la meravigliosa val Rosandra rimase intatta.
Ama bu durum aileyi iyice dağıtır.Ciò probabilmente darà delle noie alla famiglia.
Ve ismini iyice duyurmaya başladı.In questo modo il nome divenne famoso.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.Nel carcere ci sarebbero continuamente delle guerre fra bande.
Sosa'nın adamları Tony'nin tüm adamlarını öldürmüş ve malikaneyi iyice kuşatmıştır.Gli uomini di Masamune fecero quello che gli fu detto e uccisero chiunque, compreso Terumune.
Görünmez olabilme yetenekleri, onları iyice tehlikeli bir hale getirmektedir.Sono anche in grado di occultarsi, e ciò li rende tremendamente pericolosi.
Tüm malzemeyi iyice yoğurun ve ceviz büyüklüğünde parçalar koparın.Allora attacca con tutta la forza e raccogli i pezzi.
Andrew iyice korkar.Rachel è terrorizzata.
Şehir yaşamıyla birlikte nüfusu iyice azalmıştır.Assieme alla città crebbe anche il suo livello di povertà.
İşler iyice çığrından çıkar.L'affare sfuma miseramente.
Halkı zenginleşti ve iyice güçlendi.La città in effetti si arricchiva e si espandeva.
Elif’in ani ölümü ile “Küçük Kadınlar” iyice parçalanır.Ad ogni morte di Papa "Molto raramente".
Bane onu iyice hırpalar.Yuri lo batterà facilmente.
Sirakuzaların akılları iyice karışmıştır ve bütün olanları büyücülüğe yorarlar.La gioia dei Siracusani si tramuta in rancore e tutti se ne vanno sdegnati.
Ülkenin bir Hristiyan kral tarafından idare edilemeyeceği iyice anlaşıldı.Fu la prima volta che la Provincia non venne guidata un democristiano.
Özellikle de gerdanlık olayıyla kraliçenin itibarı iyice sarsılmıştır.In particolare la sofferenza della regina per la sua sterilità.
Göztepe başarılı oldukça İzmir'i sahiplenlenme yarışı iyice kızışır.Vinceranno ai rigori grazie proprio a Issa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod