Ana içeriğe geç
Sözlük

iyice ile cümle

iyice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bel bağlaşırlar (birbirlerinin bellerini ellerindeki kuşaklarla iyice bağlarlar).Sie sind einander genähert auf der Stirn eingelenkt.
Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu.Turgut Reis bildete mit sechs großen Schiffen die Vorhut, und der linke Flügel kam nah an der Küste daher.
Özellikle 90'lı yılların ikinci yarısında ise iyice kızışmıştır.In der zweiten Hälfte des 20. Jahrhunderts, besonders seit den 1990er Jahren, nimmt sie wieder leicht ab.
Savoya Dükleri Torino'ya çekildiler ve orada iyice yerleştiler.Alfons konnte in Toro einziehen und sich dort festsetzen.
İlşkileri iyice sarsıntıya uğrar.Die Emotionen werden natürlich gereizt.
İspanya iyice rahattı.Paris war allgemein erleichtert.
Göztepe başarılı oldukça İzmir'i sahiplenlenme yarışı iyice kızışır.Das Rennen konnte Ivas überraschend gewinnen.
II. Dünya Savaşı zaten fakir olan aileyi iyice zorladı.Durch den Zweiten Weltkrieg war die Familie verarmt.
Son yıllarda bu da iyice azalma göstermiştir.Doch es steigerte sich in späteren Jahren.
O şahıs onun manevi babası haline gelerek onu iyice tanır.Der Geist gibt sich ihm als der Geist seines Vaters zu erkennen.
Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.Polygynie (Vielweiberei) ist angesehen, aber meist nur wohlhabenden Híwi möglich.
Parti ise iyice sıkıcılaşmıştır.Der Zuschauer bleibe eher gelangweilt zurück.
Görüldüğü gibi mesele iyice içinden zor çıkılır bir hal almıştır.An der Frage, die er angeschnitten hat, hat er anscheinend ein echtes Interesse.
303-308 yılları arasında Hristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar.In den Jahren 303–305 kam es, wie gesagt, zu einer reichsweiten Christenverfolgung.
Buna ince ince doğranmış bütün otlar ilave edilip iyice pişirilir.Die Teilfrüchte sind runzelig und scharf berandet.
İşler iyice çığrından çıkar.Alles läuft glatt.
Böylece savaşın sonuna iyice yaklaşıldı.Das Ende des Krieges rückt näher.
Evinizi iyice izole edin.Dicht stand Haus an Haus.
Fakat iyice sıkılır ve kendi süper kahramanını oluşturur.Dabei tritt er tölpelhaft auf und macht sich die Ideologie seiner höheren Vorgesetzten zu eigen.
Artık homurdanmaya başlayan denizcilerin morali iyice bozulmuştur.Es hat uns Seemännern das Herz gebrochen.
Ama bu durum aileyi iyice dağıtır.Was unsere Gesellschaft spaltet.
Şefika'nın ise hastalığı iyice ağırlaşmıştır.Schwedischer Dirigent erlag schwerer Krankheit.
Kafada gözler iyice dışa doğru şişmiş olarak fark edilebilir.Der Kopf ist von außen immer noch gut tastbar.
Artık iyice yakıcı olarak hissedilen Moğol istilasına karşı Macar halkı hazırlıksız yakalanmıştır.Die auf der Gemarkung von Offdilln befindliche Dillquelle ist aufwändig gefasst.
Yük bindirmeden önce iyice sıkıştır.Sie sollten bis zur Streckenstilllegung die Hauptlast des Verkehrs tragen.
Suyu her döküşte elleriyle vücudunu iyice ovuşturur.Gelegentlich taucht sie mit dem ganzen Körper unter Wasser.
Montaj bandının etkileri onu iyice nefret ettirdi.Die Erfahrungen mit der militanten Linken ernüchterten ihn.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.Auch wurden die Kompetenzen des Parlamentes massiv erweitert.
Adanın ismi yüzyıllardır uluslararası kullanımda iyice yerleşmiştir.Über mehr als 100 Jahre trägt die Insel diesen Namen, der sich international durchgesetzt hat.
Mayalandıktan sonra iyice yoğurulur.Nach dem (abgebrochenen?)
Bir yıl sonra kadar Los Angeles'tan Avustralya'ya seyahat ederken fikir iyice aklına yattı.Sie zog nach neun Jahren in Los Angeles wieder nach Australien.
Beni iyice dinliyor musun?Tu es bien en train de m'entendre?
Eğer cünüp iseniz iyice yıkanarak temizlenin.Puis, quand vous les avez dominés, enchaînez-les solidement.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.Les pouvoirs du Parlement sont considérablement renforcés.
Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisince iyice anlaşıldığı zaman ondan vazgeçti.Quand Allah commanda à Mahomet de l'épouser (dans le Coran), Zaynab en tira orgueil.
Parti ise iyice sıkıcılaşmıştır.Le vrai divertissement est ennuyeux.
1957'de “DNA ikileşmesi”nin mekanizması (işleyişi) iyice aydınlığa kavuştu.En 1957, le mécanisme de réplication de l'ADN est mis en évidence.
Çelişkilerin iyice keskinleştiği yaşam biçimleri komik olaylara neden olmaktadır.Son comportement décalé mène à des situations comiques.
Fırın odun ateşiyle iyice ısıtılıyordu.La chaudière était alimentée au feu de bois.
Şehirdeki ahşap yapılar bir önceki yıl yaşanan kuraklık nedeniyle iyice kurumuştu.Cette année-là, les bâtiments étaient particulièrement secs en raison de sècheresse de l'année précédente.
Andrew iyice korkar.Larry est paniqué.
Sosa'nın adamları Tony'nin tüm adamlarını öldürmüş ve malikaneyi iyice kuşatmıştır.Les hommes de Sosa envahissent le manoir et tuent tous les hommes de Tony.
Ama bu durum aileyi iyice dağıtır.Cela divisa la famille.
Görünmez olabilme yetenekleri, onları iyice tehlikeli bir hale getirmektedir.Son absence totale de compassion le rend très dangereux.
Böylece bir Alman karşı taarruzu olasılığı iyice azalacaktı.Ils étaient alors trop faibles pour résister à une éventuelle attaque allemande.
Bane onu iyice hırpalar.Zappa le fait abondamment.
Özellikle meyveler iyice ilaçlanmalıdır.Les boiseries sont particulièrement soignées.
Adam iyice dövülmüş halde yerde yatar.Elle doit être bien couchée sur le corps.
Parti Konuğu'nun sonunda partiye katılmasıyla iyice hareketlenen oyun bir yıkımla sona erer.Enfin la délégation hôte des jeux ferme la marche.
19.yüzyılın başlarında Mütercim Âsım'ın da şöhreti iyice artar.Au début du XXe siècle, l'asile départemental jouit d'une excellente réputation.
Scoby'ler iyice şok olmuşlardır.Les capitaines coréens sont choqués.
Ama buna bulduğu çareler yeteneksizliğini iyice ortay çıkardı.Mais en fait, ce pouvoir qu'il a découvert lui convient très bien !
Böylece Schreck ve Weine Alex'den iyice şüphelenmeye başlar.L'inspecteur Neely et Kate commencent à douter de Richard.
Sonraları bu uçaklar iyice geliştirilerek La-7 oldular.À partir du lot no 6, les Laz-7 furent renforcés pour avoir des capacités de voltige aérienne.
Bir dizi cinayetler işlemeye başlayan Esther artık iyice kontrolden çıkmıştır ve dehşet saçmaya başlamıştır.Thor a de nombreuses aventures et commence à devenir fier.
Öte yandan gemiye dolan su iyice karaya oturmasına yol açtı.D'autant que l'eau se conserve mal, à bord.
Böylece bebeğe iyice bağlanırlar.C'est la garantie que le bébé sera bien nourri.
Bana kalırsa, bu işgali anlayabilmek için bu dönemki öğrenci olayları iyice özümsemek gerekir.J'espère que les étudiants pourront penser à ces problèmes calmement.
Gelecekte ise, Jack ilaca başlamış ve iyice alkolik olmuştur.Ensuite dans la saison suivante, Alex le quitte et il devient alcoolique.
Dinkleme sonucu kumaş iyice yıkanır.Après teinture un simple lavage suffit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod