Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.Kini pekerjaan rumah Anda adalah memikirkan, merenungkan tentang arti dari hal ini.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.이제 제가 여러분에게 숙제를 하나 드리겠는데 그것은 이 말의 의미를 정말로 깊이 생각하고 숙고하라는 것입니다.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.Maintenant, votre devoir maison est de bien réfléchir à cela, de méditer sur sa signification.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.Nå jeres hjemmeopgave er virkelig at tænke over dette, at overveje hvad det betyder.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.O vosso trabalho de casa é pensar bem sobre isto, contemplar o que isto significa.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.Vaším domácím úkolem je opravdu se nad tím zamyslet, uvažovat, co to znamená.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.Vašou domácou úlohou je teraz o tom naozaj premýšľať a uvažovať, čo to znamená.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.Zdaj je vaša domača naloga, da razmišljate o tem, kaj to pomeni.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.Τώρα, η εργασία που θα πάρετε για το σπίτι είναι να σκεφθείτε αυτό, να αναλογιστείτε τι ακριβώς σημαίνει.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.Вашата домашна работа е наистина да помислите над това, да помислите какво означава това.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.Итак, ваше домашнее задание - крепко подумать обо всем этом, обдумать, что это значит.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.שיעורי-הבית שלכם הם לחשוב על זה, להרהר במשמעות של זה.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.و الآن واجبكم المنزلي هو أن تفكروا حقا في هذا ، و التأمل فيما يعنيه.
Şimdi size bir ödev, bunu iyice düşünün derinlemesine, ne anlama geldiğini anlatmaya çalışın.これが何を意味するか熟考することです カール・セーガンが
Şimdiye dek iş modeli kanvasına iyice aşina oldunuz.여러분도 지금쯤이면 비즈니스 모델 캔버스가 아주 익숙하실 거예요
Şimdiye dek iş modeli kanvasına iyice aşina oldunuz.W tym momencie jesteś bardzo mocno zaznajomiony z szablonem modelu biznesowego.
Şimdiye dek iş modeli kanvasına iyice aşina oldunuz.Наразі Ви познайомилися з моделлю бізнес канви.
Şimdiye dek iş modeli kanvasına iyice aşina oldunuz.فهذه هي المحاضرة الأخيرة، الآن أنت بكل تأكيد متآلف مع مخطط نموذج العمل التجاري.
Şimdiye dek iş modeli kanvasına iyice aşina oldunuz.価値提案、顧客セグメント、チャネル、顧客との関係、
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Aşa că mulţumesc lui.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Fueron bastante serios con la ingeniería de esto.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.그들은 이것을 만드는데 굉장히 신중했습니다.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Mereka cukup serius dengan rancangannya.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Nagyon komolyan megtervezték ezt.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Pensarono seriamente a come progettarlo.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Poważnie się brali do zbudowania tego statku.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Sie nahmen die Entwicklung sehr ernst.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Ze meenden het met het ontwerp hiervan.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Они довольно серьёзно отнеслись к его проектированию.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.הם נעשו די רציניים בתכנון של זה.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.لقد توصلوا إلى نتائج خطيرة جدا حول هندسة هذه.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.この塊は私達にとっては途方もない技術です
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Anche il dato riguardo alle vittime civili è meno grave di quanto non lo fosse prima.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Berita mengenai korban warga sipil juga tidak seburuk yang sebelumnya terjadi
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Die Neuigkeiten was zivile Opfer angeht, sind ebenfalls weniger schlimm als früher.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Het nieuws over burgerslachtoffers is ook minder slecht dan het vroeger was.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Informacje na temat ofiar cywilnych również nie są tak złe jak były.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.시민 희생자에 대한 뉴스 역시 과거에 비해 나쁘지 않습니다.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Las noticias sobre bajas civiles también es menos mala que lo que solía ser.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Les nouvelles concernant les pertes civiles sont moins mauvaises qu'elles ne l'étaient.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Những tin tức về tổn thất dân tình cũng ít đi so với trước đây.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Správy o civilných obetiach nie sú tak zlé ako zvyčajne bývali.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Ştirile despre victimele civile e de asemenea mai puţin rău decât înainte.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Τα νέα για τις απώλειες αμάχων είναι λιγότερο κακά από ό,τι ήταν.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Новините за загинали цивилни също са по-малко лоши от това каквито бяха.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.Новости о потерях мирного населения говорят о том, что их стало меньше, чем некогда.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.הבשורות בנוגע להרוגים אזרחיים גם הן רעות פחות מבעבר.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.وفيما يتعلق بالضحايا من المدنيين فالامر افضل مما كان عليه
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.かつてに比べればましになっています 1万2千人もの民間人が
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.Alt det jeg byder eder, skal I akte vel på å gjøre; du skal ikke legge noget til og ikke ta noget fra.
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.Alt, hvad jeg pålægger eder, skal I omhyggeligt udføre. Du må hverken lægge noget til eller trække noget fra.
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.Các ngươi khá cẩn thận làm theo mọi điều ta dặn biểu các ngươi: chớ thêm hay là bớt chi hết.
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.Các ngươi khá cẩn_thận làm theo mọi điều ta dặn biểu các ngươi : chớ thêm hay_là bớt chi hết .
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.Cožkoli já přikazuji vám, ostříhati budete, činíce to; nepřidáte k tomu, aniž co z toho ujmete.
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.Gehoorzaam daarom alle geboden, die ik u geef. Voeg er niets aan toe en neem er niets vanaf."
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.Kaikkea, mitä minä käsken, noudattakaa tarkoin. Älkää siihen mitään lisätkö älkääkä siitä mitään ottako pois."
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.내가 너희에게 명하는 이 모든 말을 너희는 지켜 행하고 그것에 가감하지 말지니라
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.Lakukanlah segala yang saya perintahkan kepadamu; jangan ditambah atau dikurangi
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın.Na vse, karkoli vam zapovedujem, pazite, da izpolnjujete; ničesar ne pristavi in tudi ne vzemi od tega.
‹‹Size bildirdiğim bütün buyruklara iyice uyun. Bunlara hiçbir şey eklemeyin, hiçbir şey çıkarmayın."Tendréis cuidado de hacer todo lo que yo os mando; no añadiréis a ello, ni quitaréis de ello