Ana içeriğe geç
Sözlük

iyice ile cümle

iyice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.người tuổi cao tác lớn và đã thỏa về đời mình , tắt_hơi , được qui về nơi tổ_tông .
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.người tuổi cao tác lớn và đã thỏa về đời mình, tắt hơi, được qui về nơi tổ tông.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Poi Abramo spirò e morì in felice canizie, vecchio e sazio di giorni, e si riunì ai suoi antenati
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Potem izdahne in umre Abraham v lepi starosti, star in dni svojih sit; in je bil zbran k ljudstvu svojemu.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Så opgav Abraham ånden og døde i en god alderdom, gammel og mett av dager, og han blev samlet til sine fedre.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.så udåndede han. Og Abraham døde i en god Alderdom, gammel og mæt af Dage, og samledes til sin Slægt.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Y falleció Abraham en buena vejez, anciano y lleno de años, y fue reunido a su pueblo
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.Και εκπνευσας απεθανεν ο Αβρααμ εν γηρατι καλω, γερων και πληρης ημερων και προσετεθη εις τον λαον αυτου.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.И Авраам издъхна, като умря в честита старост, стар и сит от дни ; и прибра се при людете си.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.и скончался Авраам, и умер в старости доброй, престарелый и насыщенный жизнью , и приложился к народу своему.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.ויגוע וימת אברהם בשיבה טובה זקן ושבע ויאסף אל עמיו׃
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.واسلم ابراهيم روحه ومات بشيبة صالحة شيخا وشبعان اياما وانضمّ الى قومه.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.亞 伯 拉 罕 壽 高 年 邁 、 氣 絕 而 死 、 歸 到 他 列 祖 〔 原 文 作 本 民 〕 那 裡
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.亞伯拉罕 壽 高 年 邁 、 氣絕 而 死 、 歸到 他 列祖 〔 原文 作本 民 〕 那裡
Konunun iyice anlaşıldığından emin olmak için, bir grafik daha çizeyim. - -Cách khác để nghĩ về nó là trung bình, để tôi vẽ đồ thị, để đảm bảo ta hiểu rõ.
Konunun iyice anlaşıldığından emin olmak için, bir grafik daha çizeyim. - -Egy másik megközelítés, hogy az átlag, igazából, rajzolok egy ábrát, csak hogy biztosan megértsük a dolgot.
Konunun iyice anlaşıldığından emin olmak için, bir grafik daha çizeyim. - -Inny sposób spojrzenia na tę sytuację, nasze średnie zbocze narysuję graf dla pewności
Konunun iyice anlaşıldığından emin olmak için, bir grafik daha çizeyim. -Je zou het ook zo kunnen zien dat je gemiddelde, laat het me uittekenenen om het te verduidelijken
Konunun iyice anlaşıldığından emin olmak için, bir grafik daha çizeyim. -Има и друг начин да си представите това Нека направя графика, за да съм сигурен, че ще ме разберете
Konunun iyice anlaşıldığından emin olmak için, bir grafik daha çizeyim. -طريقة أخرى لمعرفتها أنه يجب أن يكون المتوسط.. دعوني أرسم الرسم البياني لأتأكد
Konuyu iyice anlamanızı istiyorum.A rád bych, abyste nabyli jistotu v...
Konuyu iyice anlamanızı istiyorum.Und ich möchte euch damit gut vertraut machen.
Konuyu iyice anlamanızı istiyorum.ברצוני שתרגישו בנוח.
Konuyu zihninize iyice kazımak istiyorum.이 수식의 양 변에서 8을 빼 봅시다.
Konuyu zihninize iyice kazımak istiyorum.Odečtěme 8 od obou stran.
Konuyu zihninize iyice kazımak istiyorum.xが−8です。
Konuyu zihninize iyice kazımak istiyorum.Винесіть за дужки 8 з обох сторін рівняння.
Konuyu zihninize iyice kazımak istiyorum.نطرح 8 من كلا الطرفين
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.Ich wollte so nah an Kanada ran wie möglich, bevor die Umstände zu gefährlich würden um weiterzumachen.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.Ik wilde zo dicht bij Canada komen als ik kon voordat de omstandigheden te gevaarlijk werden om door te gaan.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.Je voulais me rapprocher autant que possible du Canada, avant que les conditions ne soient trop dangereuses.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.저는 얼음 상태가 너무 위험해 지기 전에 - 제가 갈 수 있는데 까지 카나다 쪽으로 가고 싶었지요.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.Queria chegar o mais perto possível do Canadá antes de ser demasiado perigoso continuar.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.Quería llegar lo más cerca que podía de Canadá antes de que las condiciones se volvieran demasiado peligrosas.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.Tôi muốn tới càng gần Canada càng tốt trước khi điều kiện khí hậu ở đây trở nên quá nguy hiểm để đi tiếp.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.Я хотел подойти как можно ближе к Канаде, пока не станет слишком опасно идти дальше.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.Я хотів добратися до Канади якомога ближче до того, як умови стануть надто небезпечними, щоб продовжувати.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.רציתי להגיע הכי קרוב לקנדה שיכולתי לפני שהתנאים יהיו מסוכנים מדי בכדי להמשיך.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.أريد أن أقترب قدر الإمكان إلى كندا قبل أن تزداد الظروف خطورة مما حال دون الاستمرار.
Koşullar yol almamı iyice tehlikeli hale getirene kadar Kanada'ya olabildiğince yakınlaşmak istiyordum.できる限りカナダに近づきたかったのです これが氷上での最後の日です
Lan iyice yaţlý amcalar gibi olduk ha.Γιατί δεν μπορείς να ελέγξεις τον εαυτό σου;
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Bo spytaj się proszę wieku starego, a nagotuj się ku wyszpiegowaniu ojców ich.
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Chiedilo infatti alle generazioni passate, poni mente all'esperienza dei loro padri
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Denn frage die vorigen Geschlechter und merke auf das, was ihr Väter erforscht haben;
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.For spør bare fremfarne slekter og akt på det som deres fedre har gransket ut
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Indaga, pois, eu te peço, da geração passada, e considera o que seus pais descobriram.
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Interroge ceux des générations passées, Sois attentif à l`expérience de leurs pères.
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Întreabă pe cei din neamurile trecute, şi ia aminte la păţania părinţilor lor. -
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Kajti vprašaj, prosim, prejšnji rod in premisli, kar so preiskali njih očetje
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Kijk eens naar de geschiedenis; leer toch van wat eerder heeft plaatsgehad.
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.청컨대 너는 옛시대 사람에게 물으며 열조의 터득한 일을 배울지어다
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Lebo nože sa spýtaj drievneho pokolenia a uváž, čo vyzkúmali ich otcovia. -
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Mert kérdezd meg csak az azelõtti nemzedéket, és készülj csak fel az õ atyáikról való tudakozódásra!
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Nebo vzeptej se, prosím, věku starého, a nastroj se k zpytování otců jejich.
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Orang arif di zaman dahulu hendaknya kauperhatikan, dan kaurenungkan pengalaman para nenek moyang
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Pues indaga, por favor, en las generaciones del pasado; investiga lo que sus padres han descubierto
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Sillä kysypä aikaisemmalta sukupolvelta, tarkkaa, mitä heidän isänsä ovat tutkineet.
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Thi spørg dog den befarne Slægt, læg Mærke til Fædrenes Granskning!
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Ty fråga framfarna släkten, och akta på vad fäderna hava utrönt
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.Xin hãy hỏi dòng dõi đời xưa, Khá chăm chỉ theo sự tìm tòi của các tổ tiên.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod