İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.I własnie z powodu przeważenia lewej strony, średnia jest tak daleko po lewej stronie.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.이런 좌 편중 때문에 평균은 실제로 여기 쯤에 있습니다. 매우 왼쪽이죠.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.Kvôli zaťaženosti krivky doľava je ten "priemer" tu, výrazne vľavo.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.Omdat dit naar links overhelt, ligt het gemiddelde eigenlijk hier, helemaal links.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.Si datorita acestei inclinari la stanga, media este aici, mult in stanga.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.Und wegen dieser Linkslastigkeit ist der Mittelwert tatsächlich hier, ganz weit links.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.Y debido a esta carga hacia la izquierda, el promedio está realmente acá, muy hacia la izquierda.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.Из-за этого смещения влево среднее значение также находится левее.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.Поради това изместване вляво, средната стойност всъщност се намира тук, доста вляво.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.ובגלל המרכוז שמאלה, הממוצע בעצם כאן, הרחק לשמאל.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.وبسبب هذا الثقل لناحية اليسار، فأن المتوسط الحقيقي هنا، قريب من اليسار.
İşte eğri bu şekilde sola meyillendiğinden, ortalama burada, iyice solda.平均は実際この辺 ずっと左の方になります これは変に思えるかもしれませんが
Iyice aramak gerekir.Anda harus mencarinya.
Iyice aramak gerekir.Devi andare a cercarle.
Iyice aramak gerekir.Du bliver nødt til at lede efter dem.
Iyice aramak gerekir.Il faut prospecter.
Iyice aramak gerekir.Je moet naar ze op zoek gaan.
Iyice aramak gerekir.Keresned kell őket.
Iyice aramak gerekir.그래서, 그 것들을 발굴해내야만 하죠.
Iyice aramak gerekir.Man måste gå och leta efter dem.
Iyice aramak gerekir.Man muss nach ihnen suchen.
Iyice aramak gerekir.Morate jih iti iskati.
Iyice aramak gerekir.Musíte ich hľadať.
Iyice aramak gerekir.Musíte je hledat.
Iyice aramak gerekir.Ne täytyy kaivaa esille.
Iyice aramak gerekir. Ortalıkta, yüzeyde durmazlar.Bạn phải cất công tìm kiếm. chứ chúng không nằm trên bề mặt.
Iyice aramak gerekir.Temos de os procurar.
Iyice aramak gerekir.Tienes que ir a buscarlos.
Iyice aramak gerekir.Trebuie să mergi să le cauţi.
Iyice aramak gerekir.Trzeba je znaleźć i wydobyć z głębi.
Iyice aramak gerekir.Πρέπει να τους αναζητήσεις για να τους βρεις.
Iyice aramak gerekir.Їх потрібно шукати.
Iyice aramak gerekir.Трябва да ги търсите.
Iyice aramak gerekir.יש לחפש אותם.
Iyice aramak gerekir.عليك أن تذهب لتبحث عنها.
Iyice aramak gerekir.表面に転がってはいません
KB: Neredeyse, o. Tamam, iyice saklanmış olduğundan emin oluyorsun.거의 다라, 좋아요. 확실히 숨겨 놓으셨겠죠. 이제..
KB: Neredeyse, o. Tamam, iyice saklanmış olduğundan emin oluyorsun.כמעט, אוקיי, אתה מוודא שזה מוסתר היטב. עכשיו --
KB: Neredeyse, o. Tamam, iyice saklanmış olduğundan emin oluyorsun.كيث بارى: تقريباُ؟! إنك تتأكد من إخفائها جيداً
KB: Neredeyse, o. Tamam, iyice saklanmış olduğundan emin oluyorsun.やってくれたね
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Cái tạp dề bẩn thỉu ấy không làm cậu ấy khá lên tí nào.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Celemek yang kotor tidak cocok untuknya.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.De vieze schorten maken haar niet goed voelen.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Die dreckigen Schürzen lassen sie nicht richtig sein im Kopf.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Dom smutsiga köksduken får inte henne å känna sig bra.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.I grembiuli sporchi non la fanno sentire bene.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Les nappes sales la dégoûtent un peu.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Nie czuje się dobrze w nędznym fartuchu.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Ob umazanih predpasnikih se slabo počuti.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Sorturile murdare nu o fac sa se simta bine.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Οι βρώμικες ποδιές την κάνουν να ασθάνεται άσχημα.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.Грязные фартуки не заставят ее совершенствоваться.
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.مريلة المطبخ الوسخه لن تجعلها تشعر بتحسن
Kirli önlükler kendini iyice kötü hissettiriyormuş.それじゃぁ?
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.A tak dokonal Abrahám a zomrel v dobrej starobe, starý a sýty veku, a bol pripojený k svojmu ľudu.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.E Abraão expirou, morrendo em boa velhice, velho e cheio de dias; e foi congregado ao seu povo.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.I skonal a umřel Abraham v starosti dobré, stár jsa a plný dnů; a připojen jest k lidu svému.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.I ustawając umarł Abraham w starości dobrej, zeszły w leciech, i syty dni; i przyłączon jest do ludu swego.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.kimúlék és meghala Ábrahám, jó vénségben, öregen és betelve az [élettel], és takaríttaték az õ népéhez.
Kocamış, yaşama doymuş, iyice yaşlanmış olarak son soluğunu verdi. Ölüp atalarına kavuştu.그가 수가 높고 나이 많아 기운이 진하여 죽어 자기 열조에게로 돌아가매