Git ve iyice dinlen.Πήγαινε και ξεκουράσου!
Git ve iyice dinlen.اذهبي وارتاحي كثيرا
Hadi, babana iyice sarıl.Haide, îmbrăţişează-mă.
Hadi, babana iyice sarıl.Hãy đến, cho cha của bạn một cải lại lớn.
Hadi, babana iyice sarıl.Kom, geef uw vader een grote knuffel.
Hadi, babana iyice sarıl.Pridi, daj staremu en objem.
Hadi, babana iyice sarıl.Ven, dale un abrazo a tu padre.
Hadi, babana iyice sarıl.Κάνε στον πατέρα σου μια μεγάλη αγκαλιά.
Hatta daha da küçük ölçeklere indiğinizde bunun öneminin de iyice... ...azaldığını görürsünüz.Pokud se podíváme na menší měřítko, zjistíme, že na gravitaci záleží ještě méně.
Hatta daha da küçük ölçeklere indiğinizde bunun öneminin de iyice... ...azaldığını görürsünüz.Якщо зменшити масштаб, то гравітацію буде ще складніше помітити.
Hemen çık oradan! - Biliyorsun, bu iyice azıttı.- Que esperteza!
Hemen çık oradan! - Biliyorsun, bu iyice azıttı.Βγες από κει!
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.Dan terbagi sepanjang evolusi manusia
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.Den er inde i os alle og den er blevet mere opdelt i takt med menneskets udvikling
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.E' dentro di noi e si e' diviso sempre di piu' nel percorso evolutivo dell'uomo.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.Está ahí dentro de todos nosotros, y se ha dividido más a lo largo de la evolución humana.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.Je tam, znotraj vseh nas, in se je skozi evolucijo še bolj razdvojil.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.그것은 우리 모두의 안에 있고 인류진화의 과정을 넘어 더욱 더 나뉘어졌다.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.Nó bên trong mỗi chúng ta và nó chia nhiều hơn thông qua quá trình tiến hóa của con người.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.Wir alle haben ein Gehirn und es wurde im Laufe der menschlichen Evolution immer weiter unterteilt.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.Występuje u każdego, a w toku ewolucji człowieka liczba jego podziałów wciąż się zwiększała.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.Βρίσκεται μέσα σε όλους μας, και χωρίστηκε ακόμα περισσότερο στην πορεία της εξέλιξης του ανθρώπου.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.Это есть в каждом из нас, и мозг стал еще более разделенным в результате человеческой эволюции.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.היא שם בתוך כל אחד מאיתנו, שלה יש יותר לחלק במהלך האבולוציה האנושית.
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.إنه في داخل كل منا وقد زاد انقساماً مع تطور الجنس البشري
Hepimizin beyninde böyle bir bölünme var ve insan evrimi sırasında, bu bölünme iyice belirgin hale geldi.そして人類の進化が進むにつれさらに分割も進んだ。 脳梁の脳半球に対する体積の比率は進化につれて小さくなった。
Herkes durmuş bana bakıyordu, Ama artık iyice çileden çıkmıştım, konu buraya vardığına göre,Όλοι πλέον με κοιτάνε αλλά εγώ τα 'χω πάρει κι αφού το 'φτασα πια ως εδώ
Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. -그러면 복리 계산을 계속해 봅시다
- Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. -O tal vez nuestro culto se financie por dar a otras personas finanzas. por ser "usureros".
Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. - -Е, както и да е, нека продължим със сложната лихва, защото трябва да можем да финансираме нашия култ. .
Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. -حسناً، على اي حال، دعونا نكمل الفائدة المركبة قبل، لأننا بحاجة لأن نكون قادرين على تمويل العبادة
Her neyse, bileşik faiz konusuna devam edelim zira finansal hesaplamaları iyice öğrenmemiz lazım. -その前に、 私達は、私達の方法でファイナンスをする必要があります。 私達は、私達の方法でファイナンスをする必要があります。
Her neyse , konuyu iyice karmaşık hale getirmeyelim.Aber trotzdem, möchten nicht allzu kompliziert werden.
Her neyse , konuyu iyice karmaşık hale getirmeyelim.Vaše návratnost se sníží. Každopádně nechci, aby to bylo příliš složité.
Her neyse , konuyu iyice karmaşık hale getirmeyelim.Όπως και να έχει, δεν θέλω να γίνω πιο περίπλοκος.
Her neyse , konuyu iyice karmaşık hale getirmeyelim.それで、これは6%、6%だと仮定します。
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Bà ta đang nhai trầu, qua nhiều năm răng đã ngả màu rất đỏ.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Bételdiót rágott, amitől a fogai az évek során pirosra színeződtek.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Ella estaba mascando nuez de betel, lo cual hizo que con los años sus dientes se tornaran muy rojos.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Elle mâchait de la noix de bétel, ce qui rendait ses dents rouges au fil des années.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.비틀 넛[비랑나무 열매: 번역주]을 씹고 있었는데, 이것 때문에 치아가 아주 붉은색으로 변해 있었습니다.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Masticava il betel, che ha fatto diventare i suoi denti di colore rosso negli anni.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Mesteca nuci de betel, care, de-a lungul timpului, îi făcuseră dinţii foarte roşii.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Sie kaute Betelnüsse, die ihre Zähne über die Jahre hinweg sehr rot gefärbt hatten.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Ze kauwde op betelnoot, waardoor haar tanden door de jaren heen erg rood werden.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Żuła nasiona palmowca, które powodowały, że jej zęby stały się bardzo czerwone po latach.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Žvýkala betlenut, ořech, který způsobil červenou barvu jejích zubů.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Μασούσε μπέτελνατ που έκανε τα δόντια της να κοκκινήσουν με τα χρόνια.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Она жевала орехи бетель, из-за чего её зубы со временем стали красными.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.Тя дъвчеше ядки от арека, което бе направило зъбите й, червени с течение на годините.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.היא לעסה אגוזי בטל, שגרמו לשיניה במהלך השנים להפוך לאדומים מאוד.
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.كانت تمضغ جوز التنبول، و الذي جعل أسنانها على مدار السنين تتحول إلى الأحمر الداكن .
Hurma cigniyordu ki dislerinin yillar gectikce iyice kirmiziya donmesine bu neden olmustu.彼女の歯は真っ赤に染まっていました 最後に この子は私が話しかけた26歳の尼僧です
İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı. RAB onu her yönden kutsamıştı.A Abrahám bol starý, pošlý vekom. A Hospodin požehnal Abraháma vo všetkom.
İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı. RAB onu her yönden kutsamıştı.A Abraham był stary i podeszły w leciech, a Pan błogosławił mu we wszystkiem.
İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı. RAB onu her yönden kutsamıştı.Abraham era ya anciano y muy avanzado en años, y Jehovah había bendecido a Abraham en todo
İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı. RAB onu her yönden kutsamıştı.Abraham était vieux, avancé en âge; et l`Éternel avait béni Abraham en toute chose.
İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı. RAB onu her yönden kutsamıştı.Abraham pa je bil starček prileten, in GOSPOD je bil blagoslovil Abrahama v vsem.
İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı. RAB onu her yönden kutsamıştı.Abraham pak již byl starý a sešlého věku; a Hospodin požehnal mu ve všech věcech.
İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı. RAB onu her yönden kutsamıştı.Abraham sudah tua sekali, dan ia diberkati TUHAN dalam segala hal