Ana içeriğe geç
Sözlük

iyice ile cümle

iyice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisince iyice anlaşıldığı zaman ondan vazgeçti.그러나 그들이 자기 죄를 회개하면 하느님께서는 저들을 구원하고 기뻐하실 것이라고 예언했다.
Göztepe başarılı oldukça İzmir'i sahiplenlenme yarışı iyice kızışır.올덴 내에서 이자크를 미워하는 반대 세력이 꽤나 존재함.
Besicilik yapanlar da vardır ancak eskiye nazaran iyice sayıları azalmıştır.또한 역모죄로 체포한 개화파 인사들을 재판하는데 그 중에는 이승만이 있었다.
Hava iyice karardıktan sonra ortaya çıkarlar, şafağa kadar aktiftirler.활동은 해 진 뒤나 새벽에 주로 활동한다.
Böylece bebeğe iyice bağlanırlar.그리하여 그는 아기스의 이상을 계승하게 되었다.
Ama bu durum aileyi iyice dağıtır.이 일로 이봉의 집안과 절교하게 된다.
Ekip iyice dağılmıştı.군중은 서서히 흩어졌다.
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçmayın. )שְׁנָתַיִךְ אָרְכוּ, וְלֹא אָרְכוּ שָׁנַי!"
Evinizi iyice izole edin.למד לסדר את ביתך היטב.
Kıtlık iyice şiddetlendi.הרעב היה כבד מנשוא.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.כמו כן, בית הספר הפך להיות בית ספר מקיף.
Adanın ismi yüzyıllardır uluslararası kullanımda iyice yerleşmiştir.הוא ייזכר באופן חיובי בעיר במשך עשורים רבים.
Ülkenin ilgisi iyice İç savaşa çekilmekteydi, ve Donanma kaynak ve eğitim desteklenemiyordu.מאחר שעיקר דאגתה של המדינה הופנתה לענייני פנים, לא זכה הצי למימון או לאימונים.
Uzun seferin gemileri yıprattığı artık iyice gözükmeye başlamıştı.לאחר זמן רב נראה כי העץ ממנה מורכבת הספינה מתחיל להרקיב.
Bu istila dönemlerinde kadının konumu iyice azaldı.בתקופה זו חלה ירידה בחוזקה של חברת המשפחה.
Andrew iyice korkar.Марк наистина се изплашва.
Yufka ekmek Teştin içinde un ve su karıştırılarak iyice yoğurulur ve hamur haline getirilir.В тях се изливат и отходни води и служат за изхвърляне и на други отпадъци.
Handel, 1753’te görme duyusunu iyice yitrmişti.1753 Излиза "Анализ на красотата.
Besicilik yapanlar da vardır ancak eskiye nazaran iyice sayıları azalmıştır.Той включва група семейства, които имат общ предшественик (или предшественици).
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Отговора на противника не се забавя.
Eğitimde çıta iyice yükselmeye başlamıştır.По-късно обаче започва да напредва добре в училище.
Ama intikam almak için iyice hırslanmıştır.Добреско се заканва да си отмъсти.
Bir keresinde iyice sinirlendim ve arkadaşlarım bu kadar üzerime gelmemeleri gerektiğini anladılar.Да, има моменти, когато се чувствах много ядосан към децата си и дори чувствах, че мога да ги нараня.
Böylece bebeğe iyice bağlanırlar.Оказва се, че бебето е пометнало.
Süveyş Kanalının açılmasından sonra iyice zenginleşti.Неговото значение нараснало особено след откриването на Суецкия канал.
Savaşta iyice kızışmış Amerika'nın kapılarına kadar dayanmıştır.Там тя е посрещната триумфално, когато обикаля Съединените щати.
Evinizi iyice izole edin.Uvijek trebaš čuvati kuću.
Daha sonra iyice kuvvetlenmiştir.Poslije (s pjesmom Zvonka Makovića).
Anaçla kalem iyice bağlanır ve bütün yara yerleri aşı macunuyla sıvanır.Nježno pritisnuti bradavice i provjeriti da li izlazi kakav iscjedak.
Devlet yönetimine kendi adamlarını iyice yerleştirdi.Vođa je oprezno vodio svoje ljude naprijed.
1637 Şubat ayında, lale tüccarları iyice artan fiyatlardan alıcı bulamaz hale geldiler.U svibnju 1637. lukovice tulipana postale su gotovo bezvrijedne.
Eğitimde çıta iyice yükselmeye başlamıştır.Počeo je vježbati na visokoj bazi.
Su boşalmaya başlar ve iyice dolar.Čačić je smijenjen, a time odlazi i Šimunić.
Joe'nin dul eşi ve bebeğini gören Sam iyice bunalıma girmiştir.Tereziji od Djeteta Isusa i sjedište joj je u Uskoplju.
Bu işlemden önce kumaş iyice yıkanmış ve çalkalanmış olmalıdır.Po tejto bitke sa údajne dal ostrihať a učesať.
Ama bu durum aileyi iyice dağıtır.Dokáže celkom rozvrátiť rodinu.
Alman keşif kuvvetleri iyice zayıflatılmıştı.Britské pozemné sily tak boli celkom oslabené.
1980'lerde ise, IBM PC ile kullanılmak üzere benimsenmesiyle birlikte popülaritesi iyice artmaya başladı.Počas osemdesiatych rokov bol prispôsobený na použitie s IBM PC a jeho popularita výrazne vzrástla.
Parti ise iyice sıkıcılaşmıştır.Výhon bol veľmi slávnostný.
Fakat etrafta bulunan Sicilyalı adalıların morallerini ve istilacı Fransızlara karşı kinleri iyice artar.Od tejto doby začína byť nespokojnosť Sicílčanov s francúzskou vládou.
Sık sık iç çamaşırının değiştirilmesi, banyodan sonra kaşınan bölgelerin iyice kurulanması önerilir.Aby sa tomu zabránilo, ženy si ho často vymieňajú nad toaletnou misou.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Šolska stavba je v drugo postala pretesna.
Böylece, pleb senatörlerinin sayısı iyice artacaktı.Tako se je močno povečalo število plebejcev.
Mini skeçler ise iyice azalmıştır.Reduktivne lastnosti pravilno padajo.
Bu durum, galaksideki çatışma ortamını iyice körükleyen unsurlardan biri halini alır.To velja za opazovalca, ki glede na Galaksijo miruje.
O gece Bulgarlar birliklerini topladı ve tuzağa düşmüş durumdaki ordunun çevresindeki halkayı iyice daralttı.Tretjo noč so Bolgari zbrali svoje čete in stisnili obroč okoli ujetega nasprotnika.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.Už muštynes jiems gresia kalėjimas.
Parti ise iyice sıkıcılaşmıştır.Šventė buvo labai iškilminga.
Böylece Antakya'nın tehdit altında olduğu iyice anlaşıldı.Anksti įžvelgė nacizmo grėsmę.
Köy halkını büyüleyecek görüntüden iyice uzaklaşmıştır.Kaimas išgarsėjo dėl stebuklingu laikomo paveikslo.
Sonraları bu uçaklar iyice geliştirilerek La-7 oldular.Tuo metu pulkas buvo perginkluojamas naikintuvais La-7.
Şefika'nın ise hastalığı iyice ağırlaşmıştır.Papildomas dirigento darbas dar labiau paveikė jo sveikatą.
Bu gelişmeler de bölgedeki gerilimi iyice arttırdı.Tai stipriai pakeitė galios balansą regione.
Böylece Ballas iyice çuvallamaya başladı.Peru pradėti pinti krepšiai.
Halil Hâlit Beyin bir süredir müptela olduğu zatürre hastalığı vefatından bir yıl kadar önce iyice artar.Patelės žmogaus organizme pilnai suauga praėjus metams po užsikrėtimo.
Evinizi iyice izole edin.Korista oma tuba ära.
Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu.Turgut Reis oli kuue suure fustaga avangardis ning vasakpoolne tiib hoidis tihedalt kalda lähedale.
World Wide Web (WWW)) bilinirliği iyice artmıştı.Võeti kasutusele väljend WWW (World Wide Web).
İspanya iyice rahattı.Eesti sai aga hästi hakkama.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.Kuid sellegi peale vaatamata töötavad mehed vahvasti...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod