Ana içeriğe geç
Sözlük

iyice ile cümle

iyice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak Raymon Dart 1925 yılında Australopithecus africanus türünü bulduğunda bu soru iyice karmaşaya giriyor.Το 1925, ο Ρέιμοντ Νταρτ ανακάλυψε τον Australopithecus africanus.
Sporcuların 5 deneme atlayışı yapıp atlarını iyice tanımaları için yalnızca 20 dakikaları vardır.Οι αθλητές γνωρίζονται με τα άλογα μόλις 20 λεπτά πριν από την έναρξη του αγώνα.
Sonra motorun pervanesi çalışır ve kafası iyice delinir.Το μηχανικό χέρι κινείται με τη σκέψη της.
Patencinin gövde kısmı da aşağıya doğru iyice eğilir.Η διάφυση της κνήμης πλαταίνει προς τα κάτω.
Bane onu iyice hırpalar.Ο Τσάπλιν τον αφοπλίζει.
Trajan, iyice hastalanmadan önce ancak Selinus'a kadar gelebildi.Ο Τραϊανός έφτασε μέχρι τον Σελινούντα πριν αρρωστήσει τόσο ώστε να μην μπορεί να συνεχίσει το ταξίδι του.
Durumu iyice kötüleşmeye başlamıştı.Η κατάστασή του επιδεινώθηκε.
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kent ekonomik rolünü iyice etkinleştirdi.Το δεύτερο μισό του αιώνα, η Στοκχόλμη ανέκτησε τον ηγετικό οικονομικό της ρόλο.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.Αλλά βέβαια, χρειαζόταν ακόμη τρομερή ισχύς.
Arap edebiyatını gayet iyice öğrenmişti ve şiirler yazmaya başlamıştı.Καθώς μάλιστα μιλούσε πλέον θαυμάσια την ιταλική γλώσσα, άρχισε να γράφει ποιήματα στα ιταλικά.
Alman keşif kuvvetleri iyice zayıflatılmıştı.Η γερμανική αεροπορική δύναμη είχε μειωθεί δραστικά.
Raporlara göre, gemideki tayfa içinde silah bulunan iyice kapanmış varilleri varışta indirecekti.Επίσης γνωρίζουμε ότι οι άνθρωποι που βρίσκονταν πάνω στο κατάστρωμα του πλοίου ήταν καλά οπλισμένοι.
İspanya iyice rahattı.Τιμώμενη χώρα η Ισπανία.
Su boşalmaya başlar ve iyice dolar.Τὲς ἄκρες ἄκρες ἔκοπτεν καὶ ἡ μέση ἐδαπανᾶτον.
Parti ise iyice sıkıcılaşmıştır.Spillet er meget fantasifuldt.
İşler iyice çığrından çıkar.Verden er ved at gå under i lort.
Yük bindirmeden önce iyice sıkıştır.Dige med færist på Mandø før låningsvejen.
Defansı iyice gelişiyordu.Bagtåen er veludviklet.
Andrew iyice korkar.Rom var forfærdet.
Alman keşif kuvvetleri iyice zayıflatılmıştı.Den tyske styrke i luften var blevet betydelig reduceret.
2-3 saat sonra iyice pişen kuzu, sırıktan çıkarılarak parçalanır ve servis edilir.Efter 2-3 timers kogning er saften renset og omdannes til sukker.
Halkı zenginleşti ve iyice güçlendi.Byerne har vundet rigdom og fik magt.
Suyun içerisinde yarma soğutulur iyice.Sår heles hurtigt i vandet.
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Dermed var adelens magt stærkt svækket.
Bebeğin ardından kızlarının da ölümü ilişkilerini iyice sarsar.De boede på af hensyn til børnene endnu sammen på døds-tidspunktet.
1637 Şubat ayında, lale tüccarları iyice artan fiyatlardan alıcı bulamaz hale geldiler.I februar 1637 var det ikke lenger mulig for tulipanhandlere å finne nye, villige kjøpere til høyere priser.
Besicilik yapanlar da vardır ancak eskiye nazaran iyice sayıları azalmıştır.Noen av dem som har bidratt til hans ettermæle er tidligere konkurrenter.
Kalmuk işgali Çağatay Hanlığı'nı iyice güçten düşürdü.For luftvarslingsgruppen forholdt det seg likeledes.
Son yıllarda bu da iyice azalma göstermiştir.I de senere årene har veksten avtatt.
Kıtlık iyice şiddetlendi.Hungersnød brøt ut.
Montaj bandının etkileri onu iyice nefret ettirdi.Effektene av arbeiderne ved samlebåndene fikk ham til å føle avsky.
Defansı iyice gelişiyordu.Veinettet ble stadig bedre.
Böylece Ballas iyice çuvallamaya başladı.Som et resultat av dette begynte Blas forsiktig å svekkes.
Adanın ismi yüzyıllardır uluslararası kullanımda iyice yerleşmiştir.Navnet har vært brukt for regionen i flere århundrer.
Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.Noen arter, som kan gjøre mye skade, utvikler seg i bløte frukter (se skadedyr).
Çelişkilerin iyice keskinleştiği yaşam biçimleri komik olaylara neden olmaktadır.I løpet av kvelden skjer misforståelser som fører til morsomheter.
Böylece bebeğe iyice bağlanırlar.Det er vanskelig å få kontakt med barnet.
II. Dünya Savaşı zaten fakir olan aileyi iyice zorladı.Andre verdenskrig kom til å svekke selskapet sterkt.
Evinizi iyice izole edin.Altså Kollr sin plass.
Bel bağlaşırlar (birbirlerinin bellerini ellerindeki kuşaklarla iyice bağlarlar).De murer opp et bol (rede) for larvene.
CDSA iyice 1949 yazında yeniden düzenlenmiştir.HSC ble igjen tillatt i 1946.
Parti ise iyice sıkıcılaşmıştır."Sayangnya, opera membosankan bagiku.
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçmayın. )Hal itu tidak dapat dibantah, karena itu hendaklah kamu tenang dan janganlah terburu-buru bertindak.
Yük bindirmeden önce iyice sıkıştır.Cepat luruh sebelum penyerbukan.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Jadwal kuliah menjadi berantakan.
Şefika'nın ise hastalığı iyice ağırlaşmıştır.Sayangnya tuan besar sedang sakit.
Suyunu iyice çekince toplar haline getirilir.Lantas, apabila ia mendapatkan mangsanya, air yang telah ia teguk dimuntahkan.
Görünmez olabilme yetenekleri, onları iyice tehlikeli bir hale getirmektedir.Karena sifatnya yang tak terduga, membuatnya sangat berbahaya bagi manusia.
Bu suretle kağıdın damlayacak şekilde ıslak bulunması ve döşemenin ilacı iyice emmesi sağlanır.Kertas nantinya akan basah dan diukur panjang kertas yang basah tersebut.
Evinizi iyice izole edin.Memelihara kerukunan dalam rumah tangga.
Bu işlemden önce kumaş iyice yıkanmış ve çalkalanmış olmalıdır.Sebelum dimasak, rebung kering ini dicuci bersih dan direbus terlebih dahulu.
TBMM'deki DP üstünlüğü iyice artmıştı.Pertama, pelaksanaan MTQ berjalan cukup baik.
Burada iyice dinlendikten sonra ve erzaklarını aldıktan sonra Puslu Dağlar'a giderler.Keduanya beristirahat ketika akan dan atau telah pergi dari tempat keramat Gunung Kumbang.
Bu istila dönemlerinde kadının konumu iyice azaldı.Diketahui, jalan tersebut posisinya menurun tajam.
Ancak bunun ötesinde, eserleri modern kültüre iyice yerleşmiştir.Saat itu, disekitar kediamannya akan dibangun permukiman modern.
Böylece sıkıcı hayatından iyice bunalan Iiris, kendisine kötü davranan herkesten öcünü almaya karar verir.Merasa malu dengan kelakuan negaranya, ia menawarkan bantuan kepada siapa saja yang membutuhkan.
Ag-o kadına kötü davrandıkça küçük çocuk iyice öfkelenir.Sebagai contoh, bila seseorang bersikap kasar, manusia akan merasa marah.
Bir yıl sonra kadar Los Angeles'tan Avustralya'ya seyahat ederken fikir iyice aklına yattı.Khoảng một năm sau, sau khi đi du lịch từ Los Angeles sang Úc, ý tưởng của ông kết hợp lại.
Trajan, iyice hastalanmadan önce ancak Selinus'a kadar gelebildi.Trajan chỉ tới được Selinus trước khi trở nên quá yếu để đi xa hơn.
Kullanmadan önce iyice çalkalayınız.Lắc kĩ trước khi dùng.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod