Ana içeriğe geç
Sözlük

iyice ile cümle

iyice kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Andrew iyice korkar.Simone fica muito assustada.
Televizyon iyice yaklaştım ve içimden "Çok büyüksün Fatih Terim" dedim (gülüyor).Entertainment Television que foi muito estranho beijar uma ícone).
Alman keşif kuvvetleri iyice zayıflatılmıştı.A emboscada alemã foi muito mal planejada.
Bu gelişmeler de bölgedeki gerilimi iyice arttırdı.Isso, sem dúvida aumentou o potencial defensivo do local.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Zij werden bedekt door een wolk en God waarschuwde Mozes en Aäron om te gaan liggen.
Bu yarı açık bağlantılar da sunucunun yapabileceği mevcut bağlantı sayısını iyice doldurur.Deze halfopen verbindingen verzadigen het aantal verbindingen dat de ontvanger aankan.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.In de gevangenis hebben ze melaatsheid opgelopen.
Şefika'nın ise hastalığı iyice ağırlaşmıştır.Maar dan blijkt dat de stamhoofd heel erg ziek is.
Kaslar iyice gevşer, hasta çok halsiz ve sıkıntı içindedir.De bek is snavelachtig en heeft een duidelijke inkeping in het midden.
Kullanmadan önce iyice çalkalayınız.Lees deze zeker voordat u ze gebruikt.
Malzemeler iyice karıştırılır.De ingrediënten worden gemixt.
Fırın odun ateşiyle iyice ısıtılıyordu.De oven wordt verwarmd met een houtvuur.
Durumu iyice kötüleşmeye başlamıştı.Zijn toestand was erg verslechterd.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.De toestand op het schoolterrein was chaotisch.
Mini skeçler ise iyice azalmıştır.De miniaturen zijn mooi afgewerkt.
CDSA iyice 1949 yazında yeniden düzenlenmiştir.De PCGD werd in september 1924 weer geopend.
Mayalandıktan sonra iyice yoğurulur.Na het malen wordt het meel gezeefd.
Bu tür hayvanlar, hamur yutmaya zorlanarak iyice semirtilirdi.De meeste dieren doen dit door het schoon te likken.
Bir kabın içerisine alınarak içerisine su katılarak iyice yoğurulur.Wetering duidt op een (gegraven) watergang.
Montaj bandının etkileri onu iyice nefret ettirdi.De belangstelling voor de serie viel hem tegen.
Taylor olayının ardından gelen bu ikinci olay, maalesef Mabel Normand'ın ününe iyice gölge düşürdü.Hij heeft na de dood van Taylor zelf stug volgehouden dat Mabel Normand de dader was.
Thorin ise kötü durumdadır hastalık iyice kötüye gitmektedir.Tungsten wordt zo koud dat hij ziek wordt.
Kaşıkçılar, adlarını çok uzun, ucu iyice yassılaşmış yayvan gagalarından alırlar.Langpootmuggen danken hun naam aan de zeer lange en sprieterige poten.
İşler iyice çığrından çıkar.De zaken gaan goed.
Eğitimde çıta iyice yükselmeye başlamıştır.In het onderwijs was het nog erger.
Hava iyice karardıktan sonra ortaya çıkarlar, şafağa kadar aktiftirler.Finist verschijnt en samen praten ze tot zonsopgang.
Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.De wanden zijn voor het grootste gedeelte onafgewerkt gelaten; de ruwe betonnen diepwanden blijven zichtbaar.
Daha sonraları Elvira'ya beslediği duyguları iyice dışa vuran Tony, Frank ile karşı karşıya gelir.Valentijn, die voor Frank nog altijd gevoelens heeft, besluit om met Frank mee te gaan.
Ve ismini iyice duyurmaya başladı.Het kreeg de naam Getting Serious.
Böylece savaşın sonuna iyice yaklaşıldı.Op een gegeven moment leek het einde van de oorlog zeer nabij.
Bane onu iyice hırpalar.Glenn kijkt erg tegen hem op.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Wzniesiono go w widłach rzek Mēmele (Niemenek) i Musa (Musza), które łącząc się tworzą Lelupę.
Parti ise iyice sıkıcılaşmıştır.Reżyseria wydaje mi się nudna.
Kullanmadan önce iyice çalkalayınız.Przed użyciem trzeba go namoczyć.
Ateşin üzerinde un ve su iyice özdeşleşene kadar karıştırılır.Następnie piecze się go nad ogniskiem bądź kuchnią polową (ogień nie musi być wielki).
Andrew iyice korkar.Anna jest przerażona.
O şahıs onun manevi babası haline gelerek onu iyice tanır.Mnich ten stał się jej ojcem duchowym.
Yük bindirmeden önce iyice sıkıştır.Przed wstrzyknięciem lekko wstrząsnąć.
Gelecekte ise, Jack ilaca başlamış ve iyice alkolik olmuştur.Niebawem John popada w depresję i za dużo pije.
Fakat iyice sıkılır ve kendi süper kahramanını oluşturur.Przyjdzie mu walczyć ze złymi charakterami i stać się Super Herosem.
Artık homurdanmaya başlayan denizcilerin morali iyice bozulmuştur.Morale odciętych od świata marynarzy było coraz niższe.
Hatta iyice ileri giderek, kendinin superileri Nereus'lardan daha güzel olduğunu öne sürmüş.Pafos często chwaliła się, że jest ona piękniejsza od samej Afrodyty.
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Opór przeciwnika zmalał.
Bret Hart, bu olayla beraber WWF ile olan bağlarını iyice kopardı ve WCW ile anlaşma imzaladı.W tym okresie Bret Hart kończył pracę w WWF i miał już podpisaną umowę z konkurencyjnym WCW.
Bu da zaten 1920 yılındaki “Klingsors letzter Sommer” eserinde kendini iyice hissettirmiştir.Następnie zostało wydane już pod nazwiskiem autora w antologii Klingsors letzter Sommer w roku 1920.
Halkı zenginleşti ve iyice güçlendi.Miasta rozrastały się i bogaciły.
Trajan, iyice hastalanmadan önce ancak Selinus'a kadar gelebildi.Trajanus kom bara till Selinus innan han blev för sjuk för att fortsätta.
Bir kabın içerisine alınarak içerisine su katılarak iyice yoğurulur.Samtidigt med en vattenföring som är jämförbar med Kalixälven (vid mynningen).
IV. Edward'ın ölümünün gerçek nedeni hangi hastalıktan olduğu iyice bilinmemektedir.Exakt vilken orsaken till Edvards död var är inte känt.
Çin hanedanı ile evlilik ilişkileri kurarak iyice yakınlaşmışlardır.Och de vill ha ett stort kinesiskt bröllop.
Böylece bebeğe iyice bağlanırlar.Barnet spänns fast i den.
Parti ise iyice sıkıcılaşmıştır.Festen är ganska stökig.
Temiz bir kaba konulan solüsyona gazlı bez batırılır, iyice sıkılır.Att trycka kinden mot en stängd solfjäder: Jag är sur.
Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisince iyice anlaşıldığı zaman ondan vazgeçti.Han svär över Gud som låtit allt detta elände drabba honom, och Gud hörsammar hans klagan.
Gövdeler iyice ezilerek içinden lifleri çıkarılır.De indelades i pass (mått) genom vågräta linjer i glaset.
CDSA iyice 1949 yazında yeniden düzenlenmiştir.NVHJ i sin tur förstatligades 1949.
Delibaş, iyice şımarır.Морда тупа, сильно подовжена.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Зрештою, школа для хлопчика стала жахливим місцем.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.7) Роль парламенту може швидко занепадати.
Başka bir tencerede et yağları iyice kızdırılır.Мед з медогонок слід злити окремо.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod