Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Dispor de um objeto significa fazer um pacto.
Nisan 2003'ten itibaren Spanair bir Star Alliance havayolu ittifakı üyesidir.A LOT é membro da STAR Alliance desde Outubro de 2003.
Bu ittifakın merkezi o zaman Roma sınırına yerleşti.Nesta altura, o Império Romano perdeu sua fronteira nesta região.
Fakat politik etkileri en başat olan, Argos ile ittifaktır.Entre essas campanhas, a mais difícil foi contra Argos.
Uzun süren görüşmeler sonucunda, ittifakın ilk taslağı 17 Ağustos 1892'de hazırlandı.Depois de extensas negociações, a aliança franco-russa foi redigida 17 de agosto de 1892.
Julia Domna ile yaptığı evlilikle Suriyeli seçkin bir aile ile ittifak kurmuştu.Contraiu matrimônio com Júlia Domna, uma mulher árabe da Síria.
Oneworld havayolu ittifakının mensubudur.MAS é um membro da aliança aérea oneworld.
Bu seçim başarısı, Liberallerle İşçi Partisi arasındaki ittifakın sonucuydu.O que fica da batalha é a vitória moral dos Aliados.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.No entanto, mantêm um relacionamento amigável e colaboração a nível de negócios.
Britanya ile Avusturya zaten halihazırda 1731 yılından beri bir ittifak içinde bulunmaktaydı.Quanto à Áustria, estava aliada à Rússia desde 1726.
Erken dönemde Roma Cumhuriyeti, Latin Birliği ile bir ittifak gerçekleştirmiş oldu (MÖ 493).De vroege Romeinse Republiek vormde een alliantie met de Latijnse Liga in 483 v.Chr.
Sezar kendisine karşı oluşturulan ittifaktan haberdar olmadan kışlık kampını Cisalpina Galya'ya kurdu.Caesar had zijn winterkampen in Gallia Cisalpina opgezet, zonder dat hij van de ontwikkelingen in Gallië wist.
Daha sonra da İtalya bu ittifaka katıldı.Later voegde Italië zich bij dit project.
Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Het uiteindelijke doel is een alienbasis te vernietigen.
Bu ittifak, sadece askeri değil aynı zamanda politik bir ittifaktı.Voor de opstandelingen was dit niet alleen een militaire, maar vooral ook een morele overwinning.
Bu ittifak Trotski'yi sürgün etmeyi başardı.Aanleiding vormde de verbanning van Trotski uit de Sovjet-Unie.
Ancak ortak bir düşmanlarının (Ruslar) oluşu, onları ittifaka itmişti.Ze vochten tegen een sterkere vijand die hun van verschillende zijden belaagde.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.Hij sloot daarom een eed van vriendschap en steun.
Fakat bu ittifak erken bozulmuştur.De toren zal echter vroeg zijn afgebroken.
Bu iki büyük devlette bölgede ittifaklar kurmuştu.Zo werden die twee nederzettingen sterker op militair vlak.
Megara ile kurulan ittifak özellikle önemliydi.Het complot om Megara in bezit te krijgen was erg riskant.
Oneworld havayolu ittifakının mensubudur.Het zweefvliegtuig van Fdw.
1686'da bu ittifaka Rusya da katıldı.In 1686 werd deze Liga aangevuld met Zweden.
Fransızlara karşı geniş çaplı bir ittifak oluşturulur.Zbliża się wielka bitwa z Francuzami.
Rhodes ve Manu, Orton'ın ittifak teklifini kabul ettiler.Manu i Rhodes zaakceptowali ofertę Ortona, aby się z nim sprzymierzyć w kolejnych tygodniach.
Bir sonraki Impact! gecesi Fortune, Hulk Hogan ve Eric Bischoff'un yeni grubu Immortal ile ittifak kurdu.Na następnym odcinku Impact Fortune połączyło siły z ugrupowaniem Hulka Hogana i Erika Bischoffa – Immortal.
Bunu, Fransa (1904) ve Rusya (1907) ile yapılan ittifaklar takip etti.Odbył podróże do Niemiec (1906) i Rosji (1910).
Oneworld havayolu ittifakının mensubudur.Linia jest członkiem sojuszu lotniczego Oneworld.
Galip olan ittifakın belirlenmesinden sonra diyarın güncel dönemi sona erirdi.W momencie, gdy miał ułożyć ostatni kamień, czas minął.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.Kontynuował także ruch etyczny w postaci Związków Przyjaźni.
Bu ülkelerin bir kısmı 1999 ve 2004'te ittifaka katıldı.Szereg umów liberalizacyjnych zawarto także ze Szwajcarią w 1999 i 2004 r.
Osmanlı İmparatorluğu Fransızlara karşı Ruslar ile ittifak yaptı.Zawarł sojusz militarny z Rosją przeciwko Niemcom.
Coop U.A.) 22 Haziran 2000'de kurulan havayolu ittifakı.SkyTeam – sojusz linii lotniczych powstały 22 czerwca 2000.
Nisan 2003'ten itibaren Spanair bir Star Alliance havayolu ittifakı üyesidir.W 2003 Spanair dołączyły do sojuszu linii lotniczych Star Alliance.
Bu durum Roma'nın müttefiklerini ciddi biçimde kızdırdı ve çoğu Roma'ya karşı birbirleriyle ittifaka girdi.Rozwścieczyło to większość sprzymierzeńców, którzy zawarli sojusz przeciwko Rzymowi.
Lideri siyasi konuşmalar, meclis veya başkalarında ittifakı temsil eder.Między innymi towarzyszy głowie państwa podczas oficjalnych spotkań, czy wystąpień.
Bu ittifak, sadece askeri değil aynı zamanda politik bir ittifaktı.Było to nie tylko klęska militarna, ale również polityczna.
İstikrarsızlık sürekli yeni ittifaklar ve ihanetler yaratıyordu.Plemiona celtyckie często wywoływały bunty i powstania.
20. yüzyılın başında Avrupa, ittifak ve İtilaf devletleri olarak iki büyük cepheye ayrılmışlardı.Tak więc Europa na początku XX wieku została podzielona na dwa wrogie sobie obozy: ententę i trójprzymierze.
Geçici ittifaklar oluşturmak için kartlar da mevcuttur.Då skulle man vara redo att göra temporära allianser.
Bu ittifakın oluşturulması için kutsal Delos Adası'nda bir kongre toplanmıştır.En kongress sammankallades på den heliga ön Delos, där alliansen bildades.
1919'un sonunda, Petliura'nın Piłsudski ile ittifak kurmaya karar vermesiyle bir cephe oluştu.I slutet av 1919 hade en tydlig front bildats då Petljura beslutat sig för att alliera sig med Piłsudski.
Fransa zaten önceden Rusya ile ittifak kurmuştur.Frankrike och Ryssland hade redan en allians.
Aqua Droid:Ayılıkçı ittifakın savaş droidir.Assault droid - har röda axlar som security battle droid.
Bu arada Antonius, başka bir Sezar taraftarı lider olan Marcus Aemilius Lepidus ile ittifak kurdu.Under tiden ingick Antonius allians med Marcus Aemilius Lepidus, en annan ledare i gruppen som stödde Caesar.
Megara ise Atina'nın ittifakı altına girdi.Megara går med i upproret mot Aten.
Bu cevabın karşılığında ittifak güçleri ülkeye girmeye başladı.Denna "koalition" ska i sin tur invadera de resterande länderna.
Pek çok zaman ittifak içinde bazı sıkıntılar da olmuştur.Historiskt sett har det skett många misstag i säkerheten.
2007 Türkiye genel seçimlerinde Bin Umut Adayları ittifakı içinde yer aldı.Till skillnad från 2013 dök ett antal nominerade upp på galan.
Bu ülkelerin bir kısmı 1999 ve 2004'te ittifaka katıldı.Vissa medlemmar förblev på fri fot till 1999 och 2002.
Bu ittifak, Osmanlı yenilgisinde büyük rol oynamıştır.Fortet kom att spela en stor roll i försvaret mot den osmanska aggressionen.
MÖ 481 baharında bazı Grek kent devletleri Korint'te toplanarak bir ittifak oluşturdular.Kongressen i Korinth ägde rum 481 f.Kr., under Spartas ledning och sammanförde ett antal grekiska stadsstater.
Uzun süren görüşmeler sonucunda, ittifakın ilk taslağı 17 Ağustos 1892'de hazırlandı.Enligt entreprenadskontrakt skulle nya kyrkan vara helt färdigställd 1 augusti 1881.
1778'de Amerikalılar Fransa ile asker ve donanma gücünü dengeleyen bir ittifak kurdular.Amerikanerna bildade 1778 en allians med Frankrike som utjämnade de militära styrkeförhållandena.
Bu birleşmeden iki yüzyıl sonra 1772 ve 1795 yılları arasında bu ittifak bozulmaya başladı.Under de två efterföljande århundradena, mellan 1797 och 1977, nämns ringarna knappt.
Pek çok ırk, Gölgeler tehditine karşı birleşerek bir ittifak oluştururlar.Man lierar sig med bestämda grupper för att utradera hot.
Venedik ve Osmanlı devletleri, Doğu Roma-Ceneviz ittifakına karşı yakınlaşmışlardır.Rom skulle komma att intervenera hårt och kraftigt mot de hellenistiska staterna i östra Medelhavet.
Cannae Muharebesinden sonra Makedonya kralı V. Filip (Makedonya) Roma'ya karşı Hannibal'la ittifak yaptı.Ett fördrag undertecknas för att motverka Filip V av Makedonien som är allierad med Hannibal.
Bu tarihte Osmanlı devleti aleyhine Rusya-Avusturya gizliden ittifak etmişlerdi.Clark återfinns sedan kraftlös av Oliver i Ryssland.
Bu, bir ticaret anlaşması ve dostluk ittifakı niteliği de taşıdı.Det blev starten för en livslång vänskap och allians.