Ana içeriğe geç
Sözlük

ittifak ile cümle

ittifak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ülkelerin bir kısmı 1999 ve 2004'te ittifaka katıldı.Ti zrakoplovi bili su aktivni u Iraku u transportnim misijama od 2004. do 2008.
1778'de Amerikalılar Fransa ile asker ve donanma gücünü dengeleyen bir ittifak kurdular.Američania vytvorili v roku 1778 koalíciu s Francúzskom, ktorá vyrovnala vojenské a námorné sily.
Çünkü, 1805 yılında Fransa’ya karşı bir ittifak daha kurulmuştur.V roku 1805 vznikla nová protifrancúzska koalícia.
Bu seçim başarısı, Liberallerle İşçi Partisi arasındaki ittifakın sonucuydu.Jeho zvolenie bolo výsledkom spojenectva medzi konzervatívcami a liberálmi.
Nisan 2003'ten itibaren Spanair bir Star Alliance havayolu ittifakı üyesidir.Od 26. októbra 2003 je členom aliancie leteckých spoločností Star Alliance.
Galip olan ittifakın belirlenmesinden sonra diyarın güncel dönemi sona erirdi.Tesne po konci zápasu ale prišiel vtedajší Mr.
Prusya ise Büyük Britanya ile ittifaka gitmiştir.Prusko sa ocitlo v ohrození s jediným spojencom a to s Veľkou Britániou.
Malév, Oneworld ittifakı bir üyesiydi ( 29 Mart 2007'de katıldı).Aer Lingus je bývalý člen leteckej aliancie Oneworld, ktorú opustil 31. marca 2007.
Madalyalar sadece etki ile kazanan ittifaklara verilir.Len tie prostredníctvom adhézie vyvodzujú ťažnú silu.
İtalya, Üçlü ittifak anlaşmasını yenilememe tehdidiyle Avusturya'yı yumuşatmayı başardı.Na tomto rokovaní Rakúsko vyslovilo záujem o čo najrýchlejšie dohodnutie spojenectva.
Bu ittifak daha sonra Osmanlı ve Bulgaristan'ın katılımıyla genişlemiştir.Neskôr sa k nim pridala Osmanská ríša, Bulharsko a ďalší.
Bu ittifakın Avrupa'nın politik stabilitesini savunması bekleniyordu.Týmto má nadácia prispieť ku politickej stabilite východoueurópskych krajín.
Böylece savaşın içinden yeni bir ittifak yapısı doğmaya başladı.Po vojne sa začalo tvoriť nové družstvo.
Mayıs ve Haziran aylarında yapılan Petrograd bölge konseylerinde grup Bolşeviklerle ittifak yapar.Pod tlakom ľudu brissotovci v máji a júni prijali niekoľko zásadných protiopatrení.
Burdan yola çıkarak Kutsal ittifak'ımeydana getirdi.Naročeno jim je bilo tudi, naj svetega trupla ne nosijo od tam.
Bu ittifak Trotski'yi sürgün etmeyi başardı.Konkretne operacije je vodil Trocki.
MÖ 48 yılında Sezar'a karşı Pompey'le ittifak kurmuş ve Pompey'in donanmasına Adriyatikte komuta etmiştir.48 m. pr. m. e. pilietiniame kare jis vis dar palaikė Pompėjų ir vadovavo jo laivynui Adrijos jūroje.
Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Stiprus Ego padeda siekti tikslo.
Bu defa ittifak oldular.Šį kartą Ly sutiko.
Polonya ve Litvanya Prensliği ile ittifak politikasını savunmuştur.Lietuvoje ir Lenkijoje kilo nepasitenkinimas caro politika, ypač rekrutų sistema.
Bu ittifak, sadece askeri değil aynı zamanda politik bir ittifaktı.Bendrovė įgijo ne tik ekonominę, bet ir politinę reikšmę.
Ural bey ile ittifak yapmıştır.Jis sudarė sąjungą su Aukso orda sąjungininku.
Britanya ile Avusturya zaten halihazırda 1731 yılından beri bir ittifak içinde bulunmaktaydı.Britanniat ja Austriat sidus Inglise-Austria liit aastast 1731.
1994 yılında Apple, IBM ve Motorola ile AIM ittifakını oluşturdu.Aastal 1994 hakkas Apple koostööd tegema Motorola ja IBM-iga.
Nisan 2003'ten itibaren Spanair bir Star Alliance havayolu ittifakı üyesidir.Alates 2004 novembrist on lennufirma Star Alliance'i liige.
Avusturya ittifakı, Gastein Sözleşmesi ile Avusturya'yı savaşa cezbetmek için yapılmış oldu.Gasteini konventsioonis oli, et liit Austriaga moodustati Austria sõtta meelitamiseks.
1726 - Alman İmparatorluğu ve Rusya, Osmanlı'ya karşı ittifaka vardılar.1726 – Saksa-Rooma keisririik ja Venemaa sõlmisid sõjalise liidu Türgi vastu.
Bunu, Fransa (1904) ve Rusya (1907) ile yapılan ittifaklar takip etti.Tema valitsemisajal tungisid Tiibetisse Briti (1904) ja Hiina (1910) väed.
Erken dönemde Roma Cumhuriyeti, Latin Birliği ile bir ittifak gerçekleştirmiş oldu (MÖ 493).Rooma vabariik moodustas oma arengu alguses, aastal 493 eKr, liidu Latiinide liiduga.
Polonya ve Litvanya Prensliği ile ittifak politikasını savunmuştur.Poola ja Leedu sõlmivad kaitse-liidulepingu.
Bu durumda Birinci Dünya Savaşı'nda aynı kaderi yaşayan Almanya ile ittifak yapması işten bile değildi.Huvitav on ka veel see, et esimese maailmasõja ajal kasvatati Saksamaal kikerherneid samal eesmärgil.
Amerika, dünyanın dört bir yanındaki güçlü ittifakların merkezinde olmaya devam edecek.Estados Unidos seguirá teniendo fuertes alianzas en todos los rincones del globo.
Amerika, dünyanın dört bir yanındaki güçlü ittifakların merkezinde olmaya devam edecek.미합중국은 모든 대륙의 국가들과 강력한 연합을 이어나갈 것입니다.
Amerika, dünyanın dört bir yanındaki güçlü ittifakların merkezinde olmaya devam edecek.海外での危機管理能力を高めるように 体制を一新します
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.As duas espécies formam alianças temporárias quando estão a afugentar tubarões.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.A tyto dva druhy vytváří dočasné spojenectví, když spolu zahánějí žraloky.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Cele două specii formează chiar alianțe temporare pentru a-i îndepărta pe rechini.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Dwa gatunki nawiązują tymczasowe przymierze, kiedy odganiają rekiny.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.E le due specie formano alleanze temporanee per allontanare gli squali.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.En de twee groepen vormen tijdelijke allianties als ze haaien wegjagen.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.그리고 상어를 쫒을 때는 이 두 종이 일시적인 동맹을 이루기도 했지요.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Les deux espèces peuvent former des alliances temporaires quand ils font fuir les requins.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Og de to arter former faktisk midlertidige alliancer når de jager hajer væk.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Tieto dva druhy dokonca vytvárajú dočasné spojenectvá pri odháňaní žralokov.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Und die zwei Arten formen auch kurzfristige Allianzen, wenn sie Haie vertreiben.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Và 2 loài này thực ra sẽ trở thành đồng loại của nhau để cùng đánh đuổi cá mập.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Y las dos especies en realidad forman alianzas temporales cuando están alejando a los tiburones.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Και τα δύο είδη δημιουργούν προσωρινές συμμαχίες όταν διώχνουν τους καρχαρίες.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.Два види формують тимчасові союзи, коли виганяють акул.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.ושני המינים יוצרים בריתות זמניות כאשר הם מגרשים כרישים.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.وبالفعل تعقد الفصيلتان تحالفاتٍ مؤقتة عندما تبعدان أسماك القرش
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.サメを追い払ったりもします 協調行動のコミュニケーションは
Birçok ittifak katılacak.Beaucoup d'alliances vont participer.
Birçok ittifak katılacak.Många allianser kommer att delta.
Birçok ittifak katılacak.Muchas alianzas participarán.
Birçok ittifak katılacak.Muitas alianças participarão.
Birçok ittifak katılacak.Multe alianțe vor participa.
Birçok ittifak katılacak.Tante alleanze parteciperanno.
Birçok ittifak katılacak.Viele Allianzen nehmen teil.
Birçok ittifak katılacak.Wiele sojuszy weźmie udział.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod