itme ile cümle
itme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Es ist nicht einfach Abstoßung.
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Não é apenas repulsão.
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Nie je to odpudivosť.
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Non è semplice repulsione.
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Nu e doar respingere.
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Tampoco es sólo repulsión.
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.To ni le odboj.
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Δεν είναι απλώς απώθηση.
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Не е просто отблъскване.
Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Это не просто отталкивание.
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Es ist nicht nötig, den ganzen Tag bei mir zu bleiben, um den Rollstuhl zu schieben."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Je hoeft niet meer de hele dag mijn rolstoel te duwen."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Không cần phải ở bên cha suốt ngày để đẩy xe cho cha nữa."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.하루종일 내 휠체어를 밀어주기 위해 나와 함께 있을 필요가 없거든."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi."Não precisas de ficar comigo o dia todo "a empurrar a minha cadeira de rodas."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Nem kell, hogy egész nap velem maradj, hogy a tolószékemet told.'
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Není třeba, abys se mnou celý den zůstával a tlačil můj vozíček."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Nie będziesz musiał zostawać ze mną, żeby pchać wózek."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Non devi più stare con me tutto il giorno e spingermi sulla sedia a rotelle".
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Nu mai trebuie să stai toată ziua cu mine să îmi impingi scaunul cu rotile".
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Pas besoin de rester avec moi toute la journée pour pousser mon fauteuil roulant. "
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Už so mnou nemusíš ostávať celý deň a tlačiť ma na vozíku."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Ya no es necesario que estés conmigo todo el día empujando mi silla de ruedas".
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Δεν υπάρχει λόγος να είσαι μαζί μου όλη μέρα να σπρώχνεις τη καρέκλα μου."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Не придется все время быть возле меня и толкать коляску".
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.Няма нужда да стоиш с мен по цял ден и да буташ инвалидната количка."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.אין צורך שתישאר איתי כל היום
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.لا حاجة للبقاء معي طوال اليوم دافعا كرسيي المتحرك."
Bütün gün benimle kalıp tekerlekli sandalyemi itmene gerek yok." dedi.押さなくてもいいからね」 彼らを家に送り届けたときの
Bu yüzeyi içeriye doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Aparecerá otro punto rojo. Empuja esta superficie hacia dentro con "Empujar/tirar".
Bu yüzeyi içeriye doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Gebruik 'Duwen/trekken' om dit oppervlak naar binnen te duwen.
Bu yüzeyi içeriye doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.나타납니다. 밀기/끌기 도구를 이용하여 이 면을 안쪽으로 미세요.
Bu yüzeyi içeriye doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Pomocí nástroje Tlačit nebo táhnout zatlačte povrch dovnitř.
Bu yüzeyi içeriye doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Poussez pour enfoncer cette surface vers l'intérieur.
Bu yüzeyi içeriye doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.SketchUpではすべての基準点は 「推定点」と呼ばれ
Bu yüzeyi içeriye doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Usa Spingi/tira per spingere indentro questa superficie.
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itmeA "Coach és a lovak", és akkor tolóerő utcai lámpa át a szalon ablakában
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Coach and Horses", a następnie pchnął latarni przez okno saloniku
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Coach and Horses", und dann stieß er eine Straßenlaterne durch die Stube Fenster
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"HLV Ngựa," và sau đó, ông đẩy một đèn đường phố qua cửa sổ phòng khách của
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme다음 "감독과 목마"및 그는 응접실의 창문을 통해 거리 램프를 찌르다
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itmele "Coach and Horses", puis il poussa un réverbère à travers la fenêtre du salon des
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itmeThe "Coach ja hevosia", ja sitten hän iski katu lamppu läpi salin ikkunasta
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Trenér a koně," a pak strčil pouliční lampa oknem salonu
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Тренер и лошадей", а затем он сунул фонарь в окно гостиной
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Тренер і коней", а потім він сунув ліхтар у вікно вітальні
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Треньор и коне", а след това той захвърлена една улична лампа през прозореца салон
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itmeفي "المدرب والخيول" ، ومن ثم التوجه هو مصباح الشارع من خلال نافذة من صالون
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme夫人のグリブル。
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.A fost necesară doar o singură observație robustă din partea lui Copernic pentru a-i distruge ideea.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.Ale stačilo jedno poriadne Koperníkovo pozorovanie na potopenie tej idei.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.Bastó con una sola observación sólida de Copérnico para dar por tierra con esa idea.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.Bastou uma única observação robusta de Copérnico para arrumar com essa ideia.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.Chỉ cần một quan sát của Copernicus là đủ thổi bay ý tưởng của Ptolemy.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.Det tog endast en robust observation från Copernicus för att blåsa bort hans teori.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.Er was maar één stevige observatie van Copernicus nodig om dat idee op te blazen.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.Es bedurfte nur einer stabilen Beobachtung von Kopernikus, um die ganze Idee zu kippen.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.Fu sufficiente una solida osservazione di Copernico per gettare alle ortiche l'intera idea.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.Il n'a fallut qu'une seule observation à Copernic pour faire voler cette idée en éclats.
Copernicus un tek sağlıklı bir gözlemi onun fikirlerini bir anda suyun dışına itmeye yetti de arttı.하지만 코페르니쿠스의 강력한 관찰이 있었고 그의 아이디어는 수면으로 나갔습니다.