Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.Mái chèo là thứ duy nhất để đẩy thuyền đi
Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.Ruder sind die einzige Triebkraft, die man hat.
Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.Vâslele sunt singurele tale mijloace de propulsare.
Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.Wiosła są jedynym środkiem napędowym.
Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.Τα κουπιά είναι τα μόνα μέσα προώθησης.
Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.Греблата са ти единственото средство за предвижване.
Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.Только весло может заставить лодку двигаться вперед.
Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.משוטים הן אמצעי הדחף היחידי שלך.
Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.ألواح التجديف هى وسيلتك الوحيدة للتقدم
Sahip olduğunuz tek itme gücünü kürekler sağlıyor.漕ぎ続ける為にはボートを見回して
Sampson True; ve bu nedenle kadınlar, zayıf damarları her zamankinden duvara itme:샘슨 진정한하므로, 여성은 약한 혈관되고, 가장 벽에 추력 위치 : 그러므로 나는 몬태규의 남자를 밀어 버린다
Sampson True; ve bu nedenle kadınlar, zayıf damarları her zamankinden duvara itme:ΣΑΜΨΩΝ True?
Sampson True; ve bu nedenle kadınlar, zayıf damarları her zamankinden duvara itme:Сампсън True, и следователно жени, които са по-слабите съдове, някога тягата към стената:
Sampson True; ve bu nedenle kadınlar, zayıf damarları her zamankinden duvara itme:סמפסון נכון: נשים ולכן, להיות כלי חלש יותר, הם דחף אי פעם על הקיר: כן אני ידחוף גברים מונטגיו
Sampson True; ve bu nedenle kadınlar, zayıf damarları her zamankinden duvara itme:壁から壁に彼のメイドを突き刺す。
Şehirlerde kiliseler olacak. Sorunlar böyle çözülmez. Yapacağın tek şey bu insanları yer altına itmek olur.Sì ci saranno chiese anche in città.Non puoi eliminarle, altrimenti andranno sottoterra,non funzionerebbe.
Şimdi, bu sadece havada kalma değil. Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Dit is niet gewoon zweven of afstoten.
Şimdi, bu sadece havada kalma değil. Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Il ne s'agit pas simplement de lévitation ou de répulsion.
Şimdi, bu sadece havada kalma değil. Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.하지만, 이것은 단지 공중부양이 아닙니다. 단지 반발작용인 것이 아닙니다.
Şimdi, bu sadece havada kalma değil. Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.Není to jenom levitace, není to jen odpuzování.
Şimdi, bu sadece havada kalma değil. Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.To nie jest po prostu lewitacja, ani też odpychanie.
Şimdi, bu sadece havada kalma değil. Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.זה לא רק ריחוף, זו לא רק דחייה.
Şimdi, bu sadece havada kalma değil. Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.هذه فقط ظاهرة الرفع الكمّيّ، و هو ليس عبارةٌ عن تنافرٍ.
Şimdi, bu sadece havada kalma değil. Bu sadece mıknatısların birbirini itmesi değil.フラクソンの位置を変えることで 新しい位置に固定することができます
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Changez maintenant d'outil afin de pousser cette partie vers l'intérieur.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Drücken Sie es nun mit dem Tool "Drücken/Ziehen" nach innen.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Nyní pomocí nástroje Tlačit nebo táhnout vtlačte povrch dovnitř.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Teraz za pomocą narzędzia Wepchnij/Wyciągnij wepchnij tę nową powierzchnię do środka.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Utiliza "Empujar/tirar" para empujar la nueva superficie hacia adentro.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Теперь с помощью "Тяни/Толкай" протолкните созданную поверхность внутрь.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.2つの山を寄せてもらえますか
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Anders moet je ze nog eens naar beneden duwen.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Apoi trebuie să-l împingi în jos din nou.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Då blir ni tvungna att trycka tillbaka den.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Ensuite vous devez la pousser dans ce sens encore une fois.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Entonces tienes que presionar en esta dirección otra vez.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.다시 눌러서 원래대로 만들구요.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Man muss sie dann wieder in diese Richtung drücken.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Poi bisogna comprimerlo di nuovo.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Potem trzeba je znowu ścisnąć.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Sitten sinun täytyy puristaa se taas näin.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.После трябва пак да я бутнеш натам.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.Потом вам нужно еще раз их сжать.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.ואז אתם צריכים לדחוף את זה שוב למטה.
Sonra bu şekilde itmeniz gerekir.ثم يتوجب عليكم ضغطها للاسفل مرة اخرى.
Tamamen sessiz ve doğayı kirletmez. Kendine has itme güçünü oluşturan elektrikli motorlara sahiptir.Completamente silencioso y no contaminante, tendría motores eléctricos con un sistema de propulsión novedoso.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Alles was wir zu tun haben ist, unser Ego auf die Seite stellen, unseren Egoismus zur Seite schieben.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Chỉ có một việc chúng ta phải làm là từ bỏ cái tôi của chúng ta từ bỏ chủ nghĩa cái tôi
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Det enda vi måste göra är att få våra egon ur vägen, få vår egoism ur vägen.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Dobbiamo però mettere i nostri ego da parte, il nostro egotismo.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Het enige wat we moeten doen is onze ego's links laten liggen, ons ego achterwege laten
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.우리가 해야 할 일은 우리의 자아를, 자기본위의 이기적인 사고를 버리는 것입니다.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Todo lo que debemos hacer es retirar nuestros egos, deshacernos de nuestro egoismo.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Tot ce trebuie sa facem este sa dam la o parte din cale egoul nostru, dam egoismul la o parte.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Tout ce que nous avons à faire est de repousser nos égos, mettre de côté notre égoïsme,
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Tudo que temos que fazer é afastar do caminho o nosso "ego", afastar do caminho o nosso egoísmo.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Vše, co musíme udělat, je odstanit naše ego z cesty, odstranit z cesty sobeckost.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Všetko, čo musíme spraviť je dostať naše egá z cesty, dostať z cesty náš egoizmus.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Wszystko, co musimy zrobić, to usunąć z drogi nasze ego, usunąć z drogi nasz egotyzm.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Yang kita perlu lakukan hanyalah untuk mengalahkan ego kita. kalahkan egoisme kita.