Ana içeriğe geç
Sözlük

itme ile cümle

itme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Το μόνο που οφείλουμε να κάνουμε είναι να παραμερίσουμε το εγώ μας, και να βγάλουμε τον εγωισμό από τη μέση.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Всё, что нам сделать, это убрать наше эго с пути, убрать наше самомнение с пути.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Все, що ми маємо робити - відкинути наше его зі шляху, відкинути егоїзм з нашого шляху.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Всичко, което трябва да направим, е да отстраним егото си от пътя, да отстраним еготизма си от пътя.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.כל שעלינו לעשות הוא לסלק את האגו מעל דרכנו, לסלק את האנוכיות מן הדרך.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.كل ما علينا عمله هو أن نزيح كبريائنامن الطريق. الأنانية من الطريق
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.利己主義を捨てれば良いのです ここにいらっしゃる大部分の方々が
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Ako spoločnosť tlačíme šťastie po kognitívnom horizonte.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Als maatschappij hebben we geluk achter de cognitieve horizon geduwd.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Ceea ce am făcut e să împingem fericirea dincolo de orizontul cognitiv, ca societate.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Co jsme udělali, je, že jsme posunuli štěstí za poznávací obzor jako společnost.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Det vi som samhälle gjort är att knuffa lyckan över den kognitiva horisonten.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Điều chúng ta đã làm là đẩy sự hạnh phúc ra xa khỏi phạm vi hiểu biết của xã hội.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.우리는 사회라는 인지적인 선을 그어두고 행복을 밀어올려 왔던거죠.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Lo que hemos hecho es empujar la felicidad más allá del horizonte cognitivo.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Nous avons repoussé le bonheur au-delà de l'horizon cognitif, dans notre société.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Quel che abbiamo fatto come collettività è spingere la felicità oltre l'orizzonte cognitivo.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Tak oto, jako społeczeństwo, zepchnęliśmy szczęście poza poznawczy horyzont.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Társadalmilag áttoltuk a boldogságot a kognitív horizonton.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Vi har som samfund skubbet lykken forbi den kognitive horisont.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Wir haben Glück als Gesellschaft über den kognitiven Horizont geschoben.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Αυτό που κάναμε ήταν να ωθήσουμε την ευτυχία πέρα από το γνωστικό ορίζοντα ως κοινωνία.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Наше общество всегда отталкивает счастье к линии мысленного горизонта.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Наше суспільство виштовхнуло щастя за когнітивний горизонт.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Това което сме направили е, че сме избутали щастието отвъд когнитивния хоризонт като общество.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.מה שעשינו זה לדחוף את האושר מעבר לאופק הקוגניטיבי כחברה.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.ما قمنا بعمله اننا دفعنا السعادة فوق الافق المعرفي كمجتمع
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.幸せを認知できる範囲外に追いやるということです それは私たちが「成功したら幸せになれる」
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.24時間しかかかりません
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.A doufám, že o tom popřemýšlíte, než to smetete ze stolu.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.A dúfam, že pred tým, ako by ste to zamietli, sa nad tým zamyslíte.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.E espero que pensem nisso antes de rejeitarem logo à partida.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.És remélem elgondolkodtok rajta, mielőtt visszakézből elutasítanátok.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Ich hoffe, dass Sie darüber nachdenken, bevor Sie es leichtfertig ablehnen.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Ik hoop dat je erover nadenkt voor je het zomaar verwerpt.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.J'espère que vous y réfléchirez avant de balayer ça d'un revers de la main.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.바로 거절하시지 말고 한 번 생각해 보시면 좋겠는데요
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Och jag hoppas att ni funderar, innan ni förkastar det.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Pensateci, prima di rifiutare.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Saya berharap kalian memikirkannya sebelum menolaknya.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Şi aş vrea să vă gândiţi înainte de a refuza ideea.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Và tôi hi vọng bạn sẽ cân nhắc điều này trước khi từ chối nó.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Y espero que lo piensen antes de rechazarlo de plano.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Κι ελπίζω να το σκεφτείτε πριν το απορρίψετε βιαστικά.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.И се надявам, че ще помислите преди да го отхвърлите.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.І, сподіваюсь, ви подумаєте про це, перш ніж відкидати, не замислюючись.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.Надеюсь, вы подумаете над этим до того, как отложите в долгий ящик.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.ואני מקווה שתחשבו על זה לפני שאתם דוחים את הרעיון על הסף.
Umarım elinizin tersiyle itmeden bir düşünürsünüz.واتمنى عليك التفكير في الامر قبل ورفضه قبل خروج الامرعن نطاق السيطرة.
Ve bakalım bu parçacığı belli bir mesafe itmek için ne kadar iş gerekiyor, tamam mı?그럼 이 입자를 우리가 원하는 위치로 이동시키기 위해 얼만큼의 일을 해야하는지 계산해 봅시다
Ve bakalım bu parçacığı belli bir mesafe itmek için ne kadar iş gerekiyor, tamam mı?Y vamos a averiguar cuánto trabajo tomar para empujar ¿Esta partícula una cierta distancia, correcta?
Ve bakalım bu parçacığı belli bir mesafe itmek için ne kadar iş gerekiyor, tamam mı?בואו נחשב מהי העבודה הדרושה כדי להזיז את החלקיק הזה למרחק מסוים.
Ve bakalım bu parçacığı belli bir mesafe itmek için ne kadar iş gerekiyor, tamam mı?ودعونا نكتشف كم من الوقت يستغرق العمل لدفع هذه الجسيمات مسافة معينة، أليس كذلك؟.
Ve bu sadece momentumdaki değişimdir, o halde bu itmedir.I t jest zmiana pędu, tak więc to jest popęd.
Ve bu sadece momentumdaki değişimdir, o halde bu itmedir.Und das ist einfach die Änderung des Impulses, also das ist ebenfalls ein Kraftstoß.
Ve bu sadece momentumdaki değişimdir, o halde bu itmedir. Ve itmenin birimi joule'dür.A to je jenom změna v hybnosti, takže je to také impuls.
Ve bu sadece momentumdaki değişimdir, o halde bu itmedir.על כן, המתקף שווה גם לשינוי בתנע.
Ve itmenin birimi joule'dür.Die Einheit des Kraftstoßes ist Joule.
Ve itmenin birimi joule'dür.Jednostką popędu jest dżul.
Ve itmenin birimi joule'dür.אנו נרחיב את הדיון במתקף
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod