itiraz ile cümle

itiraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buna bir çoğunuz itiraz edecektir.Now, many of you will object.
Sincap ve fındık deposu için yabani farelerin itiraz etmiştir.Squirrels and wild mice disputed for my store of nuts.
O Martha, onu ve Martha tüm itiraz yoktu kalmak yapmıştı.She had made Martha stay with her and Martha had not objected at all.
Ama, aslında, o kadar güçlü o ilk başta olduğu gibi, ona itiraz etmedi.But, in fact, he did not object to her as strongly as he had at first.
Çok da itiraz etmiyorlar, şimdilik.They don't seem to mind, so far.
Ama bu önermeye benim bir itirazım var:Here's my problem with that argument:
İtiraz istemiyorum. Sözcük değil. Bir kısaltma. " Limo " sık kullanılan bir sözcüktür.You're still clear.
Ben bu evlilige itiraz ediyorum!I object to that proposal!
Bende itiraz ediyorum!I also object!
Ben itiraz ediyorum ve "Peki, şuna ne dersiniz...?" diyorum.And I object and say, "Well, what about ...?"
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.And you answer my objection.
Makul bir itirazınız var mı?You've got a reasonable objection to it?
Neden itiraz ediyorsun ki? O fotoğrafçı için soyunmuştun!Why, you ask? you stripped naked for that photographer!
Buna itiraz edemezsiniz, çünkü sınfılandırmayı yapan bizler onları böyle sınıflandırdık.You can't argue with it because we're the classifiers and we've classified it that way.
Büyüklerinin itirazına rağmen kiliseye mobiletiyle geliyor.She rides her scooter to church even though the elders oppose.
Senin itirazlarını dinlemeyeceğim, Mariça.I'll hear no arguments from you, Mareecha.
Sen itiraz etmediğin sürece.Unless you object.
Yani, kim buna itiraz edebilir ki?I mean who can argue with that?
"AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAŞKANLIĞI İÇİN BÜYÜK SEÇİM itiraz."GRAND CONTESTED ELECTlON FOR THE PRESlDENCY OF THE UNlTED STATES.
Bu yüzden ileride sana zehirli bir elma sunarsam... ...itiraz etmeden yemek zorundasın.So later, when I set a table out for you, don't say anything and just eat what is on it.
O dönemlerde çok itirazlar oldu.At the time, there was a lot of opposition.
Kız bir itiraz yaptı.The girl made an objection.
Ben tam miss-in-itiraz verdi.I gave it the complete miss-in-baulk.
İtiraza ne karşılık verirdiniz?How would you answer the objection?
Buna itiraz eden birçok argüman var.A lot of arguments against it:
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.When Jerry Brown was elected, this was the challenge that was put to him.
Ve kimsenin buna itirazı yoktur.And nobody minds that.
İtiraz etmeden seçimi yaptı.He was someone who chose without hesitation.
Benim verimliliğe(yetkinliğe) karşı hiçbir itirazım yok.Now I haven't got anything against efficiency.
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen. Ya da sonsuza dek huzurunuzu koruyun.If anyone objects, please speak now, or forever hold your peace.
Ben, bu evliliğe itiraz ediyorum.I object to this wedding.
Başka itirazı olan kimse yok mu?Aren't there any others who object?
Ben de itiraz ediyorum.I also object.
Daens kardeţlerin yaptýđý itirazý reddettirmeyi baţardýk.Sem dúvida, Monsenhor.
Çünkü o gün, hiçbiriniz sığınacak yer bulamazsınız, itiraz da edemezsiniz.You will have no place of refuge then nor time for denying.
Bu karar yapılan bir başka itirazdan sonra, 9 Şubat 2011'de, üçüncü kez beraat edildi.After another appeal to this decision, on February 9, 2011, she was acquitted for the third time.
Pankart "Darbeye itiraz" diyor.The army chief, Prayut Chan-o-cha, was selected prime minister.
Anayasa Mahkemesi'nin kararına itiraz etmek mümkün değil.It is not possible to appeal a Supreme Court ruling.
Ancak İvanovski, davasına Strazburg'daki İnsan Hakları Mahkemesi'nde itiraz edeceğini duyurdu.Ivanovski, however, announced he will appeal his case at the Human Rights Court in Strasbourg.
Hemşirelerin açtığı beraate itiraz davaları ise delil yetersizliği yüzünden reddedildi.The nurses' appeal against their acquittal was rejected due to insufficient evidence.
Eşcinsel toplumunda aktif bir kişi olan Tarhan, orduya itirazını Ekim 2001'de duyurmuş.Active in the gay community, he publicly announced his objection to the military in October 2001.
Karar itiraz eden Temin, kararın "sert ve alışılmadık bir ceza" olduğunu söyledi.The verdict "is a drastic and unusual punishment", Temin said, vowing to appeal.
Davaya itiraz edecek ve işlerin ondan sonraki gidişatına bakacağız." dedi.We will appeal the case and see how things go from there," said defence lawyer Idriz Kamenica.
Pazar günü Almanya itirazlarını geri çekti.On Sunday, Germany dropped its objections.
Ancak VMRO-DPMNE sonuçlara itiraz ederek oyların yeniden sayılması çağrısında bulundu.But VMRO-DPMNE has contested the results, calling for a recount of the ballots.
Tuğluk'un avukatı müvekkilinin cezaya itiraz edeceğini söyledi.Tugluk's lawyer said she will appeal the sentence.
AB Anayasasına İtirazlar Balkan Ülkelerini EndişelendirdiEU Constitution Rejections Leave Balkan Nations Concerned
Faur'un cezaya itiraz etmesi için on günü bulunuyor.Faur has ten days to appeal the sentence.
Yargıçlar geçen Salı günkü duruşmada bütün itirazları reddettiler.The judges rejected all appeals in a hearing last Tuesday.
Hakimler kurulunun yapısına da itiraz ettiler, ancak itirazları reddedildi.They voiced objections to the makeup of the judicial council having been thrown out.
Attica belediye başkanları da karara açık şekilde itiraz etmiş durumdalar.And Attica mayors have come out publicly against the decision.
Bu arada bazı meclis dışı milletvekilleri Anayasa Mahkemesine itirazda bulunacaklarını duyurdular.Some extra-parliamentary parties, meanwhile, have announced an appeal to the Constitutional Court.
İtirazlara rağmen, üniversite planlanandan 3000 daha fazla öğrenci bekliyor.Despite objections, the university expects 3,000 more students than planned.
Savaş suçları savcısı Vladimir Vukceviç beraatlere itiraz etme sözü verdi.War crimes prosecutor Vladimir Vukcevic vowed to appeal the acquittals.
Ancak Bosnalı Sırpların önerinin bazı yönlerine olan itirazları engel teşkil edebilir.However, Bosnian Serb objections to some aspects of the proposal could remain a stumbling block.
PSD Anayasa Mahkemesine itiraz dilekçesi vereceğini çoktan duyurdu.The PSD has already announced it will file an appeal at the Constitutional Court.
Planda itiraz ettiğiniz temel noktalar neler?What are your main objections?
Anayasa Mahkemesi'nin kararı kesin ve itiraz edilemiyor.The Constitutional Court's decision is final and cannot be appealed.
EVN'li yetkililer kararı "skandal" olarak nitelendirerek ertesi ay karara itiraz ettiler.EVN officials called the decision "scandalous" and appealed the following month.
SETimes: [Sırp] Ortodoks Kilisesinden görev devrine herhangi bir itiraz geldi mi?SETimes: Were there any objections from the [Serb] Orthodox Church about the transfer?

İlgili Sayfalar