itiraz ile cümle

itiraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ceza çok yüksekti ancak kimse Agrippa'ya itiraz edemiyordu.The fine was a heavy blow but no one would face Agrippa to request an appeal.
Kuvvet, von Tirpitz'in itirazına rağmen yola çıkarak Eylül 1900'de Çin'e vardı.The force was sent in spite of von Tirpitz's objections; it arrived in China in September 1900.
Ancak parti lideri Boyko Borisov'un itirazı sonrası Dimitrov adaylığından geri çekildi.However, after the objection of the party leader Boyko Borisov, Dimitrov withdrew his candidature.
Oracle ve bazı yorumcular buna itiraz etdiler.Oracle and some reviewers dispute this.
Şubat 2005'te, altı haftalık yasağa itiraz etti ve Mexès Nisan ayına kadar askıya alındı.In February 2005, the appeal on the six-week ban was rejected and Mexès was suspended until April.
Onlar için, bir kavram olarak çokluevren itirazlar önemsiz.For them, objections to the multiverse as a concept are unimportant.
Bununla birlikte, modern kaynaklar bu değerlendirmelere itiraz etmiştir.However, modern sources have disputed his assessments.
Çünkü Şeytan insanın yaratılmasına itiraz etmiştir.Believe that Satan is the Devil, the source of all evils.
Diğer fizikçilerin ise ahlaki itirazları vardı.Others had moral objections.
İtirazlar, diğer ülkeler tarafından önerisine karşı ortaya atılmıştır.Objections have been raised against the proposal by other countries.
Bu itirazın görüşmeler üzerinde bir etkisi olup olmadığı bilinmemektedir.It is unclear whether this had any effect on the election's outcome.
Jaggu'nun babası ilişkilerine itiraz eder.Ziggy's parents disapprove of their relationship.
Markelov'un Budanov'un erken tahliye edilmesine itirazda bulunmaya hazırlandığı biliniyordu.The BBC reported that Markelov planned to appeal the early release of Budanov.
Edilen iki itiraz teorikti.Two objections are theoretical.
Bunun üzerine dernek itirazda bulunmuştur.Yet they defied . . .
Ailenin itiraz etme hakkı vardır.We have a right to protest.
Diğer bazı eleştirmenler ise Bush'un bazı seçimlerine itiraz ettiler ve albüme şüpheyle yaklaştılar.Other critics take exception to some of Bush's choices, greeting the album with skepticism.
23 Ocak 2014'te cezası itiraz üzerine 18 yıla düşürüldü.On 23 January 2014 his sentence was reduced to 18 years on appeal.
5 Haziran 2017'de Karadağ, Rusya'nın itirazlarına rağmen NATO'nun 29. ve en yeni üyesi oldu.Montenegro became NATO's 29th member on 5 June 2017, despite Russia's objections.
Ancak, yeni bir lisan olarak Afrika dilinin oluşturulması ve denemesine çok fazla itiraz vardı.There was much objection to the attempt to legislate the creation of Afrikaans as a new language.
Ölümü sırasındaki inancına dair birden fazla mahkemede çeşitli davalarda itiraz edildi.His religion at the time of his death was disputed in multiple court cases.
1990, 1993 ve 1997 yılında parlamento seçimlerini kaybedip itiraz etmiştir.He contested parliamentary elections in 1990, 1993 and 1997.
3 Şampiyonadan çekilme veya İtirazlar sonrası unvan.3 Retired as champion, relinquishing title.
Şehir, mahkeme kararına itiraz etti.The city appealed the court decision.
Ama biz de kesinlikle itiraz etmedik.I certainly do not dispute them.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Although Mackay's book is a classic, his account is contested.
Karara yapılan itiraz sonucunda dosya Yargıtay'a taşınmıştır.Based on their findings, the case was sent back to the Court of Appeal.
Ben-Gurion, 31 Mayıs'ta Eichmann'a saat 20:00'de itirazının reddedildiği bilgisini verdi.At 8:00 p.m. on 31 May, Eichmann was informed that his final appeal had been denied.
Hoşnutsuzluk ve itirazlara rağmen Prens Gabriel üç papazın kutsal bir mekana gömülmesini reddetti.Despite many pleas, Prince Gabriel refused to allowed them to be buried them in consecrated ground.
Lujin'in eşi: Annesi ve babasının itirazlarına rağmen Lujin'le evlenir.Luzhin's wife: She marries Luzhin after much protest from her mother and father.
Seçim sonrasında yapılan itirazlarda bazı kentlerde oylar iptal edildi.In some districts elections were canceled.
İtirazdan vazgeçilemez.The objection may not be withdrawn.
Tek tek bu itirazlar ele alındı.Only the first of these was opposed.
İtirazlar ve karşılıklı tartışmalar başladı.Controversy and protests ensued.
İtirazı olanlara ithafen 'Ya şimdi konuşsun ya da sonsuza kadar sussun.''Speak now or forever hold your peace.'
Bir süre itiraz etmeye çalışır fakat kalabalık onu bir yere götürür.He tries to follow her, but the crowd impedes him.
İtiraz KararıAppeal Decision.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.The British government denies this.
Üç spora itiraz edildi.Three seats were uncontested.
Yüksek mahkeme itiraz edenlere daha büyük cezalar verdi.Condemned Man Rejects Further Appeal Efforts.
1995'te şirketin itirazı reddedildi.In 1954 the objection was withdrawn.
Ama ikisinin de itiraz hakkı yoktur.Both cannot be right.
Ancak bu seneryoya da itirazlar olmuştur.However, objections have been raised against this argument.
Ancak seçimin hileli olduğuna yönelik pek çok itiraz yapıldı.However, there have been various objections to the contest.
Necibullah her türlü çekilmeye itiraz ediyordu.The categorically refused to sell any kind.
Değişen konuşmacılar arasında hiçbir itiraz olmaksızın, tam bir paragraf olarak bir diyalog sundu. ^He might present a dialogue as a complete paragraph, with no denotation among alternating speakers.
Ancak bu plan, Birleşik Devletler'den gelen itirazlar sonucunda askıya alındı.However, this idea was shelved after encountering strong resistance from the United States.
Dünya vergiye bağlandı ve buna itiraz edemedi.People protested to the tax and it was never collected.
Lider ve diğer üçünden ikisi karara itiraz ettiler.There are calls for the council leader and some others to resign.
Bölüm Sokrates’in de bu görüşe itirazını içerir.It could be argued that Socrates held that view.
Fakat, Avrupa'nın güçlü ülkeleri Papa'nın itirazını görmezden geldiler.Furthermore, the major European powers were reluctant to join the pope's crusade.
Üniversite kararı reddetti ve karara itiraz etti.The university refused to execute the decision and appealed the verdict.
Bu değişmeye Mısırlı yerliler özellikle Şii olanlar hiç sonuç vermeyen itirazlarda bulundular.The history of Chinatowns was not always peaceful, especially when labor disputes arose.
19. yüzyıl ortasındaki kraliyet raporuna itirazlar olsa da, bazı tavsiyeler dinlenmişti.In the 19th century with its general interest in the medieval period, some modifications were added.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.The judge has to make a decision within five days of the request.
Avukatların itirazı da 11 Mayıs 2011 tarihinde reddedildi.The courts re-affirmed this ruling on May 11, 2011.
Kokesh’in karara itirazı reddedilmiştir.Kirkbi's appeal was dismissed.
Fakar Rus elçisi ve merkezi hükümeti buna itiraz etti.The king's spokeswoman and Russian authorities denied the report.
Yine büyük toprak sahipleri, kiliseler ve manastırlar buna itiraz ettiler.Subsequently, Buddhist temples, monasteries, and residences were also torched.
"Türklerdeki itiraz haline bayılıyorum"."Protesten in Turkije".

İlgili Sayfalar