itiraz ile cümle
itiraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Plan için birkaç değişiklik yapmaya itirazım yok.I don't mind making a few changes to the plan.
Onu senin için yapmaya itirazım yok.I don't mind doing that for you.
Tom itiraz etti.Tom objected.
Tom'un buna itiraz edebileceğini düşünmüyor musun?Don't you think Tom might object to this?
Tom kalmak isterse hiçbir itirazım yok.If Tom wants to stay, I have no objection.
Tom gitmek isterse, hiçbir itirazım yok.If Tom wants to go, I have no objections.
Ben buna itiraz etmiyorum.I don't object to that.
Tom itiraz edebilir.Tom might object.
Hiç itiraz var mı?Are there any objections?
Herhangi bir itirazın var mı?Do you have any objections?
Herhangi birinin hiç itirazı var mı?Does anyone have any objections?
Hiç itiraz yok.There were no objections.
İtirazınız not edildi.Your objection is noted.
O, mahkemedeki suçlamalara itiraz etmemeye karar verdi.She decided not to contest the charges in court.
Benim ona hiç itirazım yok.I have no objection to that.
Savunma avukatı hemen itiraz etti.The defense attorney immediately objected.
Tom'un benzer itirazları vardı.Tom had similar objections.
Kimse itiraz etmedi.No one objected.
Bana gelince, ben sizin bakış açınıza itiraz etmiyorum.As for me, I don't object to your point of view.
Tom bizim erkenden ayrılmamıza hiçbir itirazı olmadığını söyledi.Tom said he had no objection to our leaving early.
İtiraz edebilirdim ama etmedim.I could have objected, but didn't.
Ben işleri kendi tarzımla yaptığımda sen her zaman itiraz ediyorsun.You always object when I try to do things my way.
Tom ona itiraz etti.Tom objected to that.
Tom bizim planımıza itiraz etti.Tom objected to our plan.
Onu yapmak için itirazımız yok.We have no objection to doing that.
O en küçük ortak paydaya itiraz etmeye çalışıyor.He's trying to appeal to the least common denominator.
Tom, cezanın ertelenmesine itiraz ettiğini söyledi.Tom said he's appealing his suspension.
Karara itiraz edildi.The judgment has been appealed.
Tom yargıya itiraz edecek.Tom will appeal the judgment.
Tom değişime itiraz etti.Tom objected to the change.
Tom para üstüne itiraz etti.Tom objected to the change.
Tom itirazlarımı başından attı.Tom brushed off my objections.
Kim buna itiraz edebilir?How could anyone object to that?
Ben itiraz etmedim.I didn't object.
Buna itiraz ettim.I objected to that.
Eğer itiraz etmezsen bir parça ısırırım.I'll just take a bite, if you don't object.
Buna karşı bir itirazınız var mı?Do you have an objection to that?
Tom'un buna itiraz etmeyeceğine eminim.I'm sure Tom wouldn't object to that.
Tom'un ayrılmamıza bir itirazı yoktu.Tom had no objection to our leaving.
Tom bunu yapmama itiraz etti.Tom objected to my doing that.
Böyle yapsak herhangi birinin itiraz edeceğini düşünüyor musun?Do you think anyone would object if we did that?
Tom'un itiraz etmeyeceğini biliyordum.I knew Tom wasn't going to object.
Tom itiraz etmeyecek.Tom won't object.
Zaman zaman Tom'a yardım etmeye itirazım yok.I don't mind helping Tom from time to time.
Sami, mahkumiyetine karşı üç itirazda bulundu. Her biri reddedildi.Sami made three appeals against his conviction. Each one was dismissed.
Sami ona itiraz etmedi.Sami didn't challenge that.
Sami o karara itiraz ediyor.Sami is appealing that judgment.
Hiçbir itirazım yok.I have no objections.
Bunu yapmana bir itirazım yok.I have no objection to you doing that.
Tom bir vicdanlı itirazcı.Tom is a conscientious objector.
Plana itiraz ettim.I opposed the plan.
Çocuk muamelesi görmeye itiraz etti.He objected to being treated like a child.
İtiraz ettiğim şey, bana aşağılık muamelesi yapman.What I object to is that you treat me like an inferior.
"Kohen'in itirazı var"."Kohen'in itirazı var".
Buna Rusya tarafından itiraz edilmedi, ancak St Petersburg şartları dayatmaya devam etti.This was not contested by Russia, but St Petersburg maintained the right to impose conditions.
Bu itirazların daha yeni bir şekli Ernst Mach tarafından yapılmıştır.A more recent form of these objections was made by Ernst Mach.
BfV'nin adli kontrolü altında ve tüm etkinliklerine ayrıca yasal mahkemelerde itiraz edilebilir.The BfV is also under judicial control and all its activities can be legally challenged in court.
Bu kavrama için açık bir itiraz yerçekimi:şeyler düşüyor,çıkmıyor.An obvious objection to this notion is gravity: things fall down, not up.
FTC, Google'ın Waze'i satın almasına itiraz etmeyeceğini kararlaştırdı.The FTC decided that it would not challenge Google's acquisition of Waze.
Diğer Avrupa ülkeleri, çok geçmeden Tordesillas Antlaşması'na itiraz ettiler.Other European nations soon disputed the terms of the Treaty of Tordesillas.