itiraz ile cümle
itiraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
BfV'nin adli kontrolü altında ve tüm etkinliklerine ayrıca yasal mahkemelerde itiraz edilebilir.BfV cũng nằm dưới sự kiểm soát tư pháp và tất cả các hoạt động của nó có thể bị mang ra tòa án.
İtirazı olanlara ithafen 'Ya şimdi konuşsun ya da sonsuza kadar sussun.''Nói ngay hoặc câm lặng mãi mãi'.
Bir dördüncüsü olan Daugavpils HES planlanmış, ancak güçlü itirazlarla karşılaşıldığı için yapılmamıştır.Đập thứ tư, Daugavpils HES, đã được lập kế hoạch nhưng bị chỉ trích mạnh.
Şu anda Türk mahkemeleri aracılığıyla bu karara itiraz etmenin uygun yollarını değerlendirmekteyiz.Để phù hợp với Điều khoản này, ngày nay Thổ Nhĩ Kỳ đã thông qua một đạo luật bãi bỏ các tòa án này.
Ancak bu plan, Birleşik Devletler'den gelen itirazlar sonucunda askıya alındı.Kế hoạch này đã bị thu nhỏ đáng kể do sự phản đối từ Hoa Kỳ.
Yüksek mahkeme itiraz edenlere daha büyük cezalar verdi.Toà án phúc thẩm đã đưa ra một bản án khắc hơn cho ba người kháng cáo.
Brown mahkemeye itiraz etti fakat hiçbir etkisi olmadı.United đã cố gắng kháng án nhưng không thành công.
Yaşanan karmaşa, halkın hoşnutsuzluğuna ve itirazlarına yol açtı.Chương trình Phụng Hoàng gây hậu quả xấu đối với tình trạng dân cư và sự bất mãn trong dân chúng.
19. yüzyıl ortasındaki kraliyet raporuna itirazlar olsa da, bazı tavsiyeler dinlenmişti.Mặc dù bị Pháp đô hộ vào thế kỷ 19, Kitô giáo ít ảnh hưởng đến đất nước này.
Arias bu yasaya daha sonra Anayasa Mahkemesine başvurarak itiraz etmiştir.United Left tuyên bố sẽ kháng cáo quyết định trước Toà án Hiến pháp.
Ama ikisinin de itiraz hakkı yoktur.Rất tiếc là cả hai đều không có giải.
Çünkü Şeytan insanın yaratılmasına itiraz etmiştir.サタン(青焔魔、魔神) 声 - 藤原啓治 虚無界に住む悪魔の創造主。
Diğer Avrupa ülkeleri, çok geçmeden Tordesillas Antlaşması'na itiraz ettiler.他のヨーロッパ諸国は、自分達に何の相談も無く定められたトルデシリャス条約に文句を付け始めた。
Ailenin itiraz etme hakkı vardır.しかし、家族に反対されてしまう。
Buna rağmen mahkeme Tolon'un tahliyesine yapılan itirazı reddetti.その結果、陪審員はハントの免訴を支持した。
Ancak parti lideri Boyko Borisov'un itirazı sonrası Dimitrov adaylığından geri çekildi.与党候補の落選を受け、ボイコ・ボリソフ首相は辞意を表明した。
Buna Portekiz itiraz edecektir.日本はこれに抗議。
İtirazı için yapılması gereken prosedürlerin tamamı internet üzerinden yapılması gerekmektedir.申込方法は、インターネットによる申込みが基本。
19. yüzyıl ortasındaki kraliyet raporuna itirazlar olsa da, bazı tavsiyeler dinlenmişti.19世紀後半から20世紀の始めにかけて、進化思想の強い影響で、後千年王国説は広く受け入れられた。
Bu duruma itiraz etmek sadece bizim değil, bütün yayıncıların, gazetecilerin, yazarların üstüne vazifedir.この賞は作家だけでなく編集者なども対象になる。
Buna itiraz edip görevden istifa etti.その責任を感じて辞職した。
Üç spora itiraz edildi.3人の選手が失格処分となった。
Her iki partinin de yapmış olduğu itirazlar ilçe seçim kurulu tarafından reddedilmiştir.選挙の結果2名とも落選し、衆議院での議席獲得はならなかった。
İtiraz başarılı olmadı.反論は十分に行われなかった。
Çünkü Şeytan insanın yaratılmasına itiraz etmiştir.悪魔使(悪魔使い) 與惡魔交換契約的人類。
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.英国政府也对这次调查怀有敌意。
İtirazı olanlara ise şunu söyleyebilirim: gidin kendinizi s****! (özgün metindeki gibi sansürlenmiştir).坦慨然曰:『昔肅祖臨崩,諸君親據御牀,共奉遺詔。
Ancak hocası buna itiraz eder.但老師對此並無深究之意。
Özelikle inanca ve vahye, akıl temelli getirilen itirazlar bu şekilde aşılmaya çalışılmıştır.基於宗教信仰的緣故,耶和華見證人的信徒抗拒接受外來的血液。
Arkadaşı itiraz edince Dawn onu merdivenlerden aşağıya iter.樂少不聽其勸告,更將鄧伯推下樓梯摔死。
Buna itiraz edilince de aradaki ipler kopmuş.当这一要求被拒绝之时,他们就全都溃逃了。
Ancak bu seneryoya da itirazlar olmuştur.但是,也有人對此提出異議。
5 Haziran 2017'de Karadağ, Rusya'nın itirazlarına rağmen NATO'nun 29. ve en yeni üyesi oldu.2017年6月5日,黑山加入北約,成為該組織第29個會員國。
Diğer Avrupa ülkeleri, çok geçmeden Tordesillas Antlaşması'na itiraz ettiler.荷蘭傳教士進入當地後,早期面臨托拉查人強烈反抗。
İkinci iddiaya itiraz olması nedeniyle resmi değildir.这证明了第二个问题有否定的答案。
Lakatos, aynı zamanda klasik bilim anlayışına yönelik itirazlarıyla tanınmıştır.另一方面,邹韬奋对于传统的教育方式也有所不满。
İtirazdan vazgeçilemez.承命不敢辭。
Aynı zamanda bu metot için birçok itiraz da bulunmaktadır.但對這套方法也有不少批評。
Son bölümde ise Kur'an'a şair sözü, sihirbaz sözü şeklinde yapılan itirazlara cevap verilir. ^그의 《마술(魔術)에 관하여》는 금서목록에 올랐다. 《운명에 관하여》에서는 스토아적 운명론이 문제로 취급되고 있다.
Fakat, Avrupa'nın güçlü ülkeleri Papa'nın itirazını görmezden geldiler.그러나 유럽의 군주들은 교황의 항의를 무시했다.
Diğer Avrupa ülkeleri, çok geçmeden Tordesillas Antlaşması'na itiraz ettiler.다른 유럽 국가들 역시 곧 토르데시야스 조약을 거부하며 아메리카 정복에 나섰다.
Buna kimsenin itiraz edemeyeceği hakikatini söyleyeceğim.이 사실을 부정하는 사람은 없다.
Mahone, tutukluların kilitli ve silahsız olduğunu söyleyerek itiraz eder.마이나는 총기 난사범이 잘 준비, 조직되어있었으며 지역 출신이 아니라고 말했다.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.한 영국군의 목격자는 이렇게 적고 있다.
Üç spora itiraz edildi.3 깡 사이공은 기권하였다.
Buna itiraz edip görevden istifa etti.הוא סירב לכך, והתפטר מתפקידו.
Ama buna bazı Fransa asilleri itiraz ettiler ve taht mücadelesine başladılar.אפריקאים רבים החלו להילחם בסחר מיד עם תחילתו.
1995'te şirketin itirazı reddedildi.עתירה נוספת של האגודה ב-1996 נדחתה.
Konu halen tartışılır olmakla birlikte 200 bin rakamı, fazla itiraz görmemektedir ve makul sayılır.אף אחד מבין 2,600 הרעיונות לא היה טוב מספיק.
Livius bu teklife itiraz eder ama tamamen de reddetmez.דזירה אינה דוחה את ההצעה, אך גם אינה מסרבת לה.
O zaman Saffi ile Barınkay'ın ve Arsena ile Ottokar'ın evlenmelerine hiçbir itiraz konusu kalmamıştır.לכן, אין כל התנגדות לחתונתן של סאפי עם שאנדור, ואוטוקאר עם ארסנה.
Mereb'in itirazlarına uyan Aida, Radames'i terk etmeye karar verir ("How I Know You (Reprise)").אלאדין משתמש במשאלתו השנייה על מנת לשחררם ("Somebody's Got Your Back").
İtiraz başarılı olmadı.הקמפיין לא צלח.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגד לתוכנית שלך.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגד לתוכנית שלכם.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגדת לתוכנית שלך.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגדת לתוכנית שלכם.
Diğer Avrupa ülkeleri, çok geçmeden Tordesillas Antlaşması'na itiraz ettiler.Скоро след това други европейски държави поставят под въпрос условията на Договора от Тордесиляс.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Въпреки че книгата на Маккей е класика, често преиздавана в наши дни, тя е и подлагана на критики.
Ben-Gurion, 31 Mayıs'ta Eichmann'a saat 20:00'de itirazının reddedildiği bilgisini verdi.В 20:00 часа на 31 май Айхман е информиран, че последната му молба е отвхърлена.