itiraz ile cümle

itiraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak yapılan itiraz sonucu ligde kalmıştır.A határozat az Unión belül maradás mellett foglalt állást.
Komünist Parti yaşananlara itiraz etti.Emiatt az unionista pártok szembefordultak vele.
Yapılan tasarıya karşı duranlar Lin'in Asya kökenli olmasından ötürü de itirazlarını dile getiriyorlardı.Eltitkoltad előle Alan leveleit, csak azért, mert gyűlölted az idegeneket.
Kral ona eğer veliahtı olan oglunu idam ettirirse kilisenin bir itirazı olup olmayacağını sorar.A király azonban amint megtudja, hogy szépasszonyról van szó, megtagadja az engedélyt.
Bu itirazların daha yeni bir şekli Ernst Mach tarafından yapılmıştır.Myöhemmin saman­tapaisia vasta­väitteitä on esittänyt Ernst Mach.
Beşiktaş, CAS'a itiraz etmiş, fakat CAS da aynı kararı vermiştir.Tšernova valitti CAS:n päätöksestä, mutta CAS hylkäsi valituksen.
Ancak bu seneryoya da itirazlar olmuştur.Hanke kohtasi kuitenkin myös vastustusta.
23 Ocak 2014'te cezası itiraz üzerine 18 yıla düşürüldü.Tammikuussa 2014 tuomio lyhennettiin 13 kuukauteen.
1953'te hükûmet baskısına karşı ilk itirazlar yapıldı.Yksi ensimmäisistä haasteista valtion syrjintää vastaan tuli vuonna 1953.
Brown mahkemeye itiraz etti fakat hiçbir etkisi olmadı.KPL teki ottelusta protestin, mutta sillä ei ollut vaikutusta.
19 Ekim - İran, Türkiye'nin Irak sınırındaki operasyonlarına itiraz etti.16. syyskuuta – Kiina protestoi Intian provokaatioita maiden rajalla.
Üç spora itiraz edildi.Kolme ääntä hylättiin.
Ama ikisinin de itiraz hakkı yoktur.Poliittisia syitä kieltäytymiseen ei kummallakaan ollut.
Yani kadı kararlarına itiraz kazaskerliğe yapılırdı.Itsemurha oli ilmeisesti pettynyt protesti.
İtirazlar, diğer ülkeler tarafından önerisine karşı ortaya atılmıştır.Διατυπώθηκαν αντιρρήσεις έναντι της πρότασης από άλλες χώρες.
Edilen iki itiraz teorikti.Έχουν προκύψει δύο αντίθετες θεωρίες.
Beşiktaş'ın itirazlarına rağmen karar değiştirilmedi.Παρά τις διαμαρτυρίες της διοίκησής του, η απόφαση δεν άλλαξε .
Yahudi Başrahibi Zaccaria buna itiraz edince Nabucco bütün Yahudi esirlerin idam edilmesini emreder.Ο Ζαχαρίας αντιτίθεται, οπότε ο Ναμπούκο διατάζει τη θανάτωση όλων των Εβραίων.
Ancak bu plan, Birleşik Devletler'den gelen itirazlar sonucunda askıya alındı.Το σχέδιο αποσύρθηκε λόγω της αντίδρασης των Ηνωμένων Πολιτειών.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Η κυβέρνηση της Δημοκρατίας της Κίνας αυτό το αμφισβητεί.
Livius bu teklife itiraz eder ama tamamen de reddetmez.Η Μπάθσιμπα δεν αρνείται την πρόταση, αλλά ούτε τη δέχεται.
Ancak bu seneryoya da itirazlar olmuştur.Παράλληλα, όμως, έχουν εκφραστεί έντονες αντιρρήσεις για το έργο.
Necibullah her türlü çekilmeye itiraz ediyordu.Οι Σιχ αντιτίθενται σε κάθε είδος αφαίρεσης τριχών.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.Ο Στράους απέρριψε ενεργά τις απόψεις του Καρλ Πόπερ ως παράλογες.
2003 yılında, İSKİ müdürünün projenin gereksiz olduğu yönünde itirazı olmuştur.Το 1994 έθεσε υποψηφιότητα για τη θέση του κυβερνήτη της Φλόριντα, χωρίς επιτυχία.
Lider ve diğer üçünden ikisi karara itiraz ettiler.Άλλοι εξέφρασαν απόψεις τόσο υπέρ όσο και κατά της απόφασης.
Bölüm Sokrates’in de bu görüşe itirazını içerir.Dette påpeger Sokrates også i sin tale.
Yahudi Başrahibi Zaccaria buna itiraz edince Nabucco bütün Yahudi esirlerin idam edilmesini emreder.Da Zaccaria gør indsigelser, beordrer Nabucco, at jøderne skal dø.
Bu plan General Jukov'un itirazına karşın onaylandı.Denne plan blev vedtaget trods Zjukovs indvendinger.
Ancak seçimin hileli olduğuna yönelik pek çok itiraz yapıldı.Der er dog sået megen tvivl, om valget gik retfærdigt til.
Bir dördüncüsü olan Daugavpils HES planlanmış, ancak güçlü itirazlarla karşılaşıldığı için yapılmamıştır.Et fjerde er planlagt i Daugavpils; men planerne har mødt stærk kritik.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Imidlertid modsatte den engelske regering sig ideen.
Ancak bu plan, Birleşik Devletler'den gelen itirazlar sonucunda askıya alındı.Planen blev nedtrappet betydeligt på grund af modstand fra USA.
Bu kavrama için açık bir itiraz yerçekimi:şeyler düşüyor,çıkmıyor.Denne klasses karakteristik er at entallet ender på -i og ikke bøjes.
Bu itirazların daha yeni bir şekli Ernst Mach tarafından yapılmıştır.De var en generalisering af idealtallene, der blev udviklet af Ernst Kummer.
Ancak il seçim kurulu da yapılan itirazı reddetmiştir.Det samme gjaldt listen over afviste.
29 Mayıs'ta, İsrail Yüksek Mahkemesi, itirazını reddetmiş ve Bölge Mahkemesi idam kararını onamıştır.29. maj 1962 afslog Israels højesteret Eichmanns appel og fastholdt den tidligere domsafsigelse.
Üniversite kararı reddetti ve karara itiraz etti.Udvalget foreslog loven forkastet, og det blev den.
Buna itiraz edip görevden istifa etti.Han fratrådte sin stilling og trak sig tilbage.
İtiraz KararıResolusjonsteksten
Ancak bu seneryoya da itirazlar olmuştur.Også denne gang ble det protester.
Ceza çok yüksekti ancak kimse Agrippa'ya itiraz edemiyordu.Boten var hard å svelge for de lokale, men ingen våget å møte Agrippa for å protestere.
Savcı karara itiraz edebilir.Påtalemyndigheten kan anke avgjørelsen.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Imidlertid motsatte den engelske regjeringen seg ideen.
Parti 1990'dan beri tüm seçimlere itiraz etmiştir.Etter valget i 1990 ble partiet forbudt.
Üç spora itiraz edildi.13 stemmer ble forkastet.
Bir dördüncüsü olan Daugavpils HES planlanmış, ancak güçlü itirazlarla karşılaşıldığı için yapılmamıştır.Et fjerde vannkraftverk, Daugavpils HES, er også planlagt, men utbyggingen har møtt krass kritikk.
İtirazı olanlara ithafen 'Ya şimdi konuşsun ya da sonsuza kadar sussun.''Bicaralah sekarang atau diam selamanya.'
BfV'nin adli kontrolü altında ve tüm etkinliklerine ayrıca yasal mahkemelerde itiraz edilebilir.BfV juga beada di bawah kontrol peradilan dan semua kegiatannya dapat ditantang secara hukum di pengadilan.
Gomes Nabiam başlangıçta sonuca itiraz etse de, 22 Mayıs 2014 tarihinde seçim yenilgisini kabul etti.Meskipun Gomes Nabiam awalnya menentang hasil pemilihan, ia pada akhirnya mengakui pemilihan pada 22 Mei 2014.
Susan annesinin itirazlarını görmezden gelmiş, sonuç olarak Edward ile evlenmiştir.Susan mengabaikan pendapat ibunya dan menikah dengan Edward.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Meskipun buku Mackay adalah karya klasik yang banyak dicetak ulang hari ini, ceritanya tetap dipertentangkan.
Şubat 2005'te, altı haftalık yasağa itiraz etti ve Mexès Nisan ayına kadar askıya alındı.Pada Februari 2005, banding atas skors enam minggu ditolak dan Mexes diskors sampai April.
Ama ikisinin de itiraz hakkı yoktur.Namun keduanya tidak memiliki legitimasi.
Ancak bu plan, Birleşik Devletler'den gelen itirazlar sonucunda askıya alındı.Namun demikian, rencana ini batal setelah ditentang habis-habisan oleh Amerika Serikat.
Buna kimsenin itiraz edemeyeceği hakikatini söyleyeceğim.Tidak satupun keberatan diajukan oleh siapa pun.
Ama haklı ama haksız herkese itiraz eder.Orang yang benar kita bela tetapi yang salah kita beri nasihat.
Ancak seçimin hileli olduğuna yönelik pek çok itiraz yapıldı.Akan tetapi, banyak pihak yang menyesalkan penundaan penyelesaian.
Necibullah her türlü çekilmeye itiraz ediyordu.Ia menolak segala bentuk penindasan.
Beşiktaş, CAS'a itiraz etmiş, fakat CAS da aynı kararı vermiştir.Metalist Kharkiv mengajukan banding ke CAS terkait dengan keputusan itu, namun permohonannya ditolak CAS.

İlgili Sayfalar