itiraz ile cümle

itiraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Malakanlar ise; bu inanca itiraz ederek haftanın her gününde süt içilebileceğini savunuyorlardı.Wierni odprawiają adorację ubłagania ostatniego dnia każdego miesiąca.
Bu itirazı, Thedoros o Studitis'in mektuplarında zikredilmiştir.Odpowiedzi na to pytanie poszukuje teodycea.
İtirazının nedeni bu unvanın veliaht olan erkek prenslerin eşlerine verilmesidir.Jest to jedyna znana źródłom żona tego księcia.
Buna da, sırf Federasyon zor durumda kalmasın diye itiraz etmedik.Spowodował m.in. brak powstania Federacji.
Biz, İslamın üstünlüğünden memnunduk," şeklinde itirazlar gelmişti.Vi anklagas för att vara kristna, och att hata det som är förträffligt är orätt".
Dilekçesi aynı yılın Eylül ayı sonunda red edildiğinde, itiraz dilekçesi yazdı.När hans ansökan avslogs i slutet av september, klagade han omedelbart.
İtiraz KararıMisstroendevotum
İtirazdan vazgeçilemez. (...)Därför stå de ock inför sin undergång. (...)
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.Frågor om induktion är ännu levande, detta trots att Karl Popper ansåg sig ha löst problemet.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Beslut kan överklagas till mark- och miljödomstolen inom fyra veckor från beslutsdatum.
Necibullah her türlü çekilmeye itiraz ediyordu.Luder själv har motsatt sig alla rivningar.
Wotan buna önceden itiraz eder.Med sorg samtycker Wotan.
Karara yapılan itirazla birlikte Yargıtay Genel Kurulu hükmün bozulmasına karar verdi.Gjorde han inte det, fick riksrådet döma i tvisten.
Buna Portekiz itiraz edecektir.Mot detta protesterar Storbritannien .
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Storbritannien gör anspråk på området.
Şehir, mahkeme kararına itiraz etti.Domstolen upphävde kommunens beslut.
Ama biz de kesinlikle itiraz etmedik.Det gick dock inte utan motstånd.
Evrime itirazlar 19. yüzyılda evrim düşüncesinin önem kazanmasıyla ortaya çıkmıştır.Speciellt med detta uppror är, att föreställningen om dess betydelse ökade på 1800-talet.
Kokesh’in karara itirazı reddedilmiştir.Men Vertinskijs anhållan avslogs.
30 Ocak'ta Gorbaçov Moskova'da Modrow'a, iki Almanya'nın birleşmesine itirazının olmadığını belirtti.I februari meddelade Gorbatjov att Sovjetunionen inte skulle hindra ett tyskt enande.
Diğer Avrupa ülkeleri, çok geçmeden Tordesillas Antlaşması'na itiraz ettiler.Інші європейські країни незабаром оскаржили умови Тордесільяського договору, в якому вони не брали участь.
İtirazdan vazgeçilemez. (...)Його виклик не гарантується.)
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Хоча книга Маккея є класикою, нині її твердження піддають сумніву.
İtiraz KararıСудження Твердження
Birçok yerde mahkemelere parkmetreler hakkında itiraz davaları açıldı.У багатьох містах відбувалися протести проти автомагістралей.
Osmanlılar buna itiraz etti ve Venedik’e karşı savaş açtı.Пізніше він скасував свій наказ, але почав затяжну війну з Венецією.
Çünkü Şeytan insanın yaratılmasına itiraz etmiştir.Zničení Satana a zla tak bude konečné.
Aynı zamanda bu metot için birçok itiraz da bulunmaktadır.Bude příliš mnoho politické opozice vůči tomuto přístupu.
Edilen iki itiraz teorikti.Ústní zodpovězení dvou teoretických otázek.
Jaggu'nun babası ilişkilerine itiraz eder.Odhodlá se Jaggrovy rodiče navštívit a říct jim o jejich někdejším vztahu.
Üç spora itiraz edildi.Zastoupena byla třemi sportovci.
Kaynaksız materyal itiraz edilebilir ve kaldırılabilir.Zdrojový model může být přeurčený nebo nedourčený.
Ayrıca uluslararası maçlarda oynamama cezası da bu itirazlar sonucunda kaldırıldı.Z důvodu rostoucího mezinárodní tlaku ze zahraniční, byly tyto rozsudky nakonec zrušeny.
İtirazı için yapılması gereken prosedürlerin tamamı internet üzerinden yapılması gerekmektedir.Všechny spory týkající se úvěrů musí být vedeno skrze soud.
İtiraz, Soner Sarıkabadayı'nın 25 Mart 2011 çıkışlı EP'sidir.25. března 2013 ho následovalo EP Recover EP.
Dünya vergiye bağlandı ve buna itiraz edemedi.K našemu zdanění, aniž bychom dali svůj souhlas.
1865'te, daha önce yapılan itirazlara rağmen dünyanın en yüksek dağının adı Everest olarak belirlendi.V roce 1865 na počest George Everesta byla hora přejmenována z předchozího názvu Peak XV na Mount Everest.
Tek tek bu itirazlar ele alındı.Jediná z těchto pověstí byla potvrzena.
1953'te hükûmet baskısına karşı ilk itirazlar yapıldı.Jedna z prvních výzev pro vládní utlačování přišla v roce 1953.
Yani kadı kararlarına itiraz kazaskerliğe yapılırdı.K sexuologii se podle vlastních slov dostal náhodou.
Polonya, Almanya ve Malezya gibi ülkelerde yerel oylamalara yapılan itirazlar, sonucu değiştirmedi.Důsledky japonských akcí v Malajsku a v Singapuru byly pro Spojence katastrofální.
Bu plan General Jukov'un itirazına karşın onaylandı.Acest plan a fost acceptat în ciuda obiecțiunilor lui Jukov.
Komünist Parti yaşananlara itiraz etti.Autoritățile comuniste locale au aprobat protestul.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.A combătut raționalismul critic al lui Karl Popper.
Ancak bu seneryoya da itirazlar olmuştur.Cu toate acestea, chiar în aceste condiții, sistemul a fost contestat.
Bu itirazların daha yeni bir şekli Ernst Mach tarafından yapılmıştır.Aici a fost influențat de către Ernst Mach.
Mahkemedeki diğer sanıkların itirazları ve öfkeli bağrışmaları arasında salondan çıkartılır.Mărturia ei a fost punctată de o rafală de obiecții ale apărării și de chemări deoparte de către judecător.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Miniștrii cabinetului britanic s-au opus însă unei asemenea hotărâri.
Mereb'in itirazlarına uyan Aida, Radames'i terk etmeye karar verir ("How I Know You (Reprise)").Eugenia Bulat semnează eul ce îi aparține, dar îi aparține drumul pe care și l-a ales. (…).
Polis geldiğinde hiç itiraz etmeden teslim olur.Este urmărit de poliție, dar, fiind încolțit, nu se predă.
Planına itiraz etmeyeceğim.Nu mă voi opune planului tău.
Diğer Avrupa ülkeleri, çok geçmeden Tordesillas Antlaşması'na itiraz ettiler.Más európai nemzetek hamarosan megkérdőjelezték a tordesillasi egyezményt, melyről velük nem tárgyaltak.
Ancak bu plan, Birleşik Devletler'den gelen itirazlar sonucunda askıya alındı.A tervet később visszavonták az Egyesült Államokkal való nézeteltérés miatt.
İtirazdan vazgeçilemez. (...)A ellentmondó (tiltakozó) nyilatkozat nem vonható vissza. (...)”
İtiraz başarılı olmadı.A tiltakozás természetesen eredménytelen maradt.
Buna rağmen Carlo Anjulu bu şartları hiç itirazsız kabul etti.Carnot azonban, fenntartás nélkül elfogadta a szavazás eredményét.
Diğer fizikçilerin ise ahlaki itirazları vardı.A banditáknak is kell legyen valamilyen erkölcsi elvük.
İtirazlar ve karşılıklı tartışmalar başladı.Kibékülések és újabb összeveszések követték egymást.
İtirazdan vazgeçilemez.A nyilatkozatot visszavonni nem lehet.
Bu itirazların daha yeni bir şekli Ernst Mach tarafından yapılmıştır.A Mach-sávok optikai illúzió eredményeképpen jönek létre, a jelenség nevét Ernst Mach fizikusról kapta.

İlgili Sayfalar