itiraz ile cümle

itiraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kaynaksız materyal itiraz edilebilir ve kaldırılabilir.المصادر الغير منسوبه يمكن أن تعترض وتزال.
Buna kimsenin itiraz edemeyeceği hakikatini söyleyeceğim.هذه هي حقيقة دامغة ما من أحد يستطيع إنكارها.
Ama biz de kesinlikle itiraz etmedik.ولسنا معارضة بحال من الأحوال ..
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.ويعارض الرئيس أوباما هذه الممارسة.
Ancak bu seneryoya da itirazlar olmuştur.لكن حتى هذه الوحدة تحتوي على معارضة.
Şubat 2005'te, altı haftalık yasağa itiraz etti ve Mexès Nisan ayına kadar askıya alındı.في فبراير 2005 رُفض الاستئناف المقدم ضد قرار ايقافه لستة أسابيع وتم إيقافه حتى أبريل.
Guderian’ın buna bir itirazı olmaz.نظام أردوغان ليس لديه شيء من ذلك.»
Karara yapılan itiraz sonucunda dosya Yargıtay'a taşınmıştır.ولهذا السبب أحيل ملف القضية مرة أخرى إلى محكمة الاستئناف.
İtirazı olanlara ise şunu söyleyebilirim: gidin kendinizi s****! (özgün metindeki gibi sansürlenmiştir).وكيف يكون ذكر الحجة والمطالبة بها والبحث عنها محظوراً وقد قال الله تعالى: (قل هاتوا برهانكم...) ....
Wotan buna önceden itiraz eder.وقد أفاد فريق أودين بهذا من قبل.
On sanığın tümü suçsuz olduklarını öne sürmüş, ancak hiçbirinin itirazı kabul edilmemiştir.كان هناك ستة أشخاص في قفص الاتهام ، ولم يعترف أي منهم بالذنب.
Diğer fizikçilerin ise ahlaki itirazları vardı.في كلتا الحالتين، يتمتع المبدعون الفعليون بحقوق أخلاقية.
Buna itiraz edip görevden istifa etti.فما كان منه إلا أن استقال من منصبه احتجاجاً.
Bu sırada Frank Williams'ın itirazları devam etmekteydi.إلا أن ويليام هيوز كان مازال مترددابعض الشيء.
Ancak bu plan, Birleşik Devletler'den gelen itirazlar sonucunda askıya alındı.لكن هذا الاقتراح فشل بسبب معارضة الولايات المتحدة.
Çünkü Şeytan insanın yaratılmasına itiraz etmiştir.O mal foi inventado por Satã (veja origem do Mal).
29 Mayıs'ta, İsrail Yüksek Mahkemesi, itirazını reddetmiş ve Bölge Mahkemesi idam kararını onamıştır.Em 29 de Maio, o Supremo Tribunal de Israel rejeitou o apelo e confirmou a sentença do Tribunal Distrital.
Son bölümde ise Kur'an'a şair sözü, sihirbaz sözü şeklinde yapılan itirazlara cevap verilir. ^Ingimundur é também mencionado na saga de Grettir, e na saga de Finnboga ramma.
Fakat savcılık, tahliye kararına itiraz ederek tutukluluğunun devamını talep etti. ^ "Nihat Akdoğan kimdir?Na sua humilhação foi tirado o seu julgamento; Quem contará a sua geração?
O zaman Saffi ile Barınkay'ın ve Arsena ile Ottokar'ın evlenmelerine hiçbir itiraz konusu kalmamıştır.Agora não há objeção ao casamento de Saffi e Barinkay ou Ottokar e Arsena.
Lujin'in eşi: Annesi ve babasının itirazlarına rağmen Lujin'le evlenir.Esposa de Luzhin: Ela casa com Luzhin após muito protesto de sua mãe e pai.
Wotan buna önceden itiraz eder.Entretanto, Wotan mantém a decisão.
İtiraz KararıTomada de decisão
Ben-Gurion, 31 Mayıs'ta Eichmann'a saat 20:00'de itirazının reddedildiği bilgisini verdi.Às 20h00 do dia 31 de Maio, Eichmann foi informado que o seu último apelo tinha sido negado.
Buna Portekiz itiraz edecektir.Houve hesitações da parte de Portugal.
Ancak bu seneryoya da itirazlar olmuştur.No entanto, também houve resistência.
Bir süre itiraz etmeye çalışır fakat kalabalık onu bir yere götürür.Ela tenta chegar até ele, mas é atrapalhda pela multidão.
İtirazdan vazgeçilemez. (...)Mas morrerá sem deixar saudades (...)
Onlar için, bir kavram olarak çokluevren itirazlar önemsiz.“Para eles, as objeções ao multiverso como conceito não são importantes.
Bugüne kadar maalesef bu ada itiraz eden olmamış, ancak adın mahallenin kimliğiyle bağdaşmadığı açık.Ainda hoje, há a disputa deste lote com um não-indígena, que afirma ter a propriedade da terra.
Savcı karara itiraz edebilir.A emissora pode recorrer da sentença.
Bu kavrama için açık bir itiraz yerçekimi:şeyler düşüyor,çıkmıyor.Bij deze discipline gaat het parcours louter naar beneden; er komen geen beklimmingen voor.
Buna Rusya tarafından itiraz edilmedi, ancak St Petersburg şartları dayatmaya devam etti.Volgens de Russische overheid is dit niet gebeurd, maar Greenpeace beweert van wel.
Bölüm Sokrates’in de bu görüşe itirazını içerir.Socrates pareert ook deze stelling.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.De Britse regering protesteert.
Necibullah her türlü çekilmeye itiraz ediyordu.Wel werd er gepleit tegen elke vorm van entrisme.
Ancak bu seneryoya da itirazlar olmuştur.Echter ook tegen deze plannen was tegenstand.
UNITA bu seçim sonuçlarına önce itiraz etse de daha sonra seçim sonuçlarını kabullenmek durumunda kalmıştır.Ook moest UNITA het resultaat van de gehouden verkiezingen aanvaarden.
Yüksek mahkeme itiraz edenlere daha büyük cezalar verdi.De hogere rechtbank verzwaarde de straffen.
Lider ve diğer üçünden ikisi karara itiraz ettiler.Zowel de drie veroordeelden als de aanklager gingen tegen de vonnissen in beroep.
Ancak il seçim kurulu da yapılan itirazı reddetmiştir.Over zijn bezwaar tegen de afwijzing moest nog worden beslist.
Ancak hocası buna itiraz eder.De hoogleraar ontkent het bestaan ervan.
Köylüler bu duruma her defasında itiraz eder.Boeren klagen altijd.
İtiraz KararıStrafbeschikking
Pek çok tur fanatiği bu zafere itiraz etti.Een groot aantal protestanten had de communistische overwinning verwelkomd.
2003 yılında, İSKİ müdürünün projenin gereksiz olduğu yönünde itirazı olmuştur.De Raad van State verklaarde in 2003 het bezwaar ongegrond.
Arias bu yasaya daha sonra Anayasa Mahkemesine başvurarak itiraz etmiştir.United Left kondigde aan bezwaar aan te tekenen tegen deze bevestiging bij het Constitutioneel Hof.
Buna itiraz edip görevden istifa etti.Hij weigerde dit en nam ontslag.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Kandidaten kunnen een klacht binnen tien dagen bij de raad indienen.
İtiraz ediyorum!Ik maak bezwaar!
Ailenin itiraz etme hakkı vardır.Spotkała się ze sprzeciwem rodziny.
Susan annesinin itirazlarını görmezden gelmiş, sonuç olarak Edward ile evlenmiştir.Susan nie usłuchała słów matki i poślubiła Edwarda.
Polis geldiğinde hiç itiraz etmeden teslim olur.Gdy są bez wyjścia poddają się.
2005 nisanında, savcılığın itirazı üzerine bir Alman mahkemesi davanın yeniden görüşülmesini kabul etti.W kwietniu 2005 niemiecki sąd nakazał ponowny proces po apelacji prokuratury.
Lider ve diğer üçünden ikisi karara itiraz ettiler.Tylko dwóch generałów wstrzymało się od głosu, pozostali byli przeciwko ministrowi.
1990, 1993 ve 1997 yılında parlamento seçimlerini kaybedip itiraz etmiştir.Z jej ramienia wziął udział w wyborach parlamentarnych w 1990, 1993 i 1997.
Kulübe karara itiraz için üç gün verilmiştir.Następnie strony mają 3 miesiące na wyrażenie sprzeciwu.
Kamu İhale Kurumu, yapılan itirazlar üzerine Ağustos 2017'de ihaleyi iptal etti.W marcu 2016 odpowiedzi odmownej udzielił rząd PiS.
Yaşanan karmaşa, halkın hoşnutsuzluğuna ve itirazlarına yol açtı.Obraza wywołała powszechne niezadowolenie i bunt.
İtiraz KararıPlik Uchwały

İlgili Sayfalar