itiraf ile cümle
itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Он не будет признаться, сам подозреваемый, но , которые сами являются сильные подозрения.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Той не ще изповяда се подозира, но че само по себе си е силно подозрение.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.הרבה יותר פחדן. הוא לא מוכן להודות עצמו חשוד, אבל כי הוא עצמו חשש כבד.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.أكثر بكثير من جبان. وقال انه لن يعترف المشتبه نفسه ، ولكن هذا بحد ذاته شبهة قوية.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.それ自体は強い疑いであること。 そこで彼は、それのベストになります、そして船員は彼が人間ではないと見つけるときに
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.a keby sa tedy stalo, že by sa previnil proti niektorej z tých vecí, vyzná, čím zhrešil.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Akkor, mivelhogy vétkezett ezek közül valamelyikben, vallja meg, hogy mi az, a miben bûnössé lett;
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Będąc tedy winien w jednej rzeczy z tych, wyzna grzech swój;
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.če je torej kriv česa takega, naj pripozna, s čimer je grešil,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Celui donc qui se rendra coupable de l`une de ces choses, fera l`aveu de son péché.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Cînd cineva, deci, se va face vinovat de unul din aceste lucruri, trebuie să-şi mărturisească păcatul.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Dalam setiap perkara itu, orang yang bersalah harus mengakui kesalahannya
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Deverá, pois, quando for culpado numa destas coisas, confessar aquilo em que houver pecado.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Když tedy vinen bude jednou věcí z těch: vyzná hřích svůj,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.이 중 하나에 허물이 있을 때에는 아무 일에 범과하였노라 자복하고
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.når nogen altså har ført skyld over sig med noget av dette og bekjenner det han har syndet i,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.niin, jos hän on vikapää johonkin sellaiseen, tunnustakoon sen, mitä on rikkonut,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Quando uno dunque si sarà reso colpevole d'una di queste cose, confesserà il peccato commesso
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.så skall han, när han har ådragit sig skuld i något av dessa stycken, bekänna det vari han har syndat
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Vậy , khi nào ai mắc tội về một trong các điều nầy , thì_phải xưng mình phạm_tội chi ,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Vậy, khi nào ai mắc tội về một trong các điều nầy, thì phải xưng mình phạm tội chi,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Wenn's nun geschieht, daß er sich an einem verschuldet und bekennt, daß er daran gesündigt hat,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli."Y sucederá que cuando alguien peque respecto a cualquiera de estas cosas, confesará aquello en que pecó
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Οταν λοιπον ειναι τις ενοχος εις εν εκ τουτων, θελει εξομολογηθη κατα τι ημαρτησε
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.А когато стане виновен в едно от тия неща, нека изповяда онова, в което е съгрешил;
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Если он виновен в чем-нибудь из сих, и исповедается, в чем он согрешил,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.והיה כי יאשם לאחת מאלה והתודה אשר חטא עליה׃
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.فان كان يذنب في شيء من هذه يقرّ بما قد اخطأ به.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.他 有 了 罪 的 時 候 、 就 要 承 認 所 犯 的 罪
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.他 有 了 罪 的 時候 、 就 要 承認 所 犯 的 罪
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti: 'Dış güçler beni kışkırttı.' (Kahkahalar)"Manal al-Sharif perde o controlo e confessa: "<i>Forças estrangeiras incitaram-me.</i>" (Risos)
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti: 'Dış güçler beni kışkırttı.'"Manal al-Sharif se vzdává a přiznává: " Zahraniční síly mě podněcovaly!"
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"마날 알 샤리프가 감정을 주체하지 못하고 자백하다:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Mana al-Sharif menangis dan mengaku:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif breekt en bekent:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif bricht zusammen und bekennt:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif bryter ihop och bekänner:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif crolla e confessa:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif lasă armele jos şi mărturiseşte:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif megtört és bevallotta,
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif sa zrútila a priznala:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif se viene abajo y confiesa:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif suy sụp và thú nhận:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif załamuje się i wyznaje:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Η Μανάλ αλ-Σαρίφ σπάει και εξομολογείται:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Закордонні сили примусили мене".
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Маналь аль-Шариф не выдержала и созналась:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"מנאל אל-שריף נשברת ומודה:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"منال الشريف تنهار وتعترف:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"私は騙された 他国軍による陰謀"
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.Aku akan mengungkapkan perasaanku dengan cara yang luar biasa.
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.Be kell neki vallanom az érzéseim.
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.Ich werde meine Liebe auf eine wunderbare Art gestehen.
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.Ik zal opbiechten in een prachtige manier.
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.Imi voi marturisi dragostea intr-un fel minunat!
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.Izpovedala se bom na čudovit način.
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.Jag ska berätta det på ett underbart sätt.
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.Jeg vil fortælle ham om mine følelser på en vidunderlig måde
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.Je vais me confesser d'une merveilleuse façon.
Mükemmel bir yolla itiraf edeceğim.멋지게 고백하는거다.