Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Agora, é um pouco radical, reconheço.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Ale to już skrajność, przyznaję.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Áno, je to trochu extrémne, pripúšťam.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.C'est un petit peu excessif, je l'admets.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Debo admitir que es un poco extremo.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Det är lite extremt, det håller jag med om.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Ich gebe zu, dass das ein bisschen weit geht.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Ik geef toe dat het nogal extreem is.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Je pa malo skrajno, priznam.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Je to trochu extrémní, přiznávám.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.이 정도는 좀 극단적이라고 저도 인정합니다.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Lo ammetto: è un cosa un po' esagerata.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Namun saya akui ini sedikit berlebihan.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Nos ez már egy kicsit túlzás, bevallom.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Recunosc că e puțin extrem.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Tôi thừa nhận là nó có hơi cực đoan một chút
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Είναι λίγο ακραίο, το παραδέχομαι.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.Я розумію, що це трохи занадто.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.עכשיו זה קצת קיצוני, אני מודה.
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.اعترف ان هذا مبالغ فيه و متطرف
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.でも考えてみてください
Şimdi biraz abartılı, itiraf ediyorum.宜家我承認係有啲極端,
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Be kell azonban vallanom, hogy ezek a legszörnyebb kísérletek, amiket a laboromban valaha is végeztünk.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Devo ammettere, questi sono gli studi peggiori che il mio laboratorio abbia mai fatto.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Ik moet toegeven dat dit de ergste studies zijn die mijn lab ooit heeft uitgevoerd.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.이제, 저희 랩에서 진행된 가장 안 좋은 연구에 대해 보여드리죠.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Maintenant je dois admettre, ce sont les pires études que mon laboratoire n'ait jamais faites.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Musím priznať, že išlo o najťažšie štúdie v histórii nášho laboratória.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Musím přiznat, že to byly ty nejobtížnější studie v historii naší laboratoře.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Pero tengo que admitir, que estos han sido los peores estudios hechos en mi laboratorio.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Reconheço que estes são os piores estudos que o meu laboratório já realizou.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Recunosc, astea sunt cele mai proaste studii din laboratorul meu.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.To najgorsze z moich badań.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Zugegeben sind das die schlechtesten Studien, die mein Labor je gemacht hat.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Πρέπει να παραδεχτώ, αυτή είναι η χειρότερη μελέτη που έχει κάνει ποτέ το εργαστήριό μου.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Тепер я повинен зізнатися, це найгірше дослідженнях в моїй лабораторії.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.Трябва да призная, че това са най-лошите проучвания, които моята лаборатория е правила някога.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.אבל עליי להודות שאלה המחקרים הכי גרועים שבוצעו במעבדה שלי.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.لا بد لي من الاعتراف الآن، أنّ هذه هي أسوأ الدراسات التي قام بها مخبري على الإطلاق.
Şimdi itiraf etmem gerekir ki bunlar labratuvarımın en kötü çalışmaları.くすぐったさというのは移り変わるもので
Sineklerin fare kadar olmasa da en azından güvercin kadar zeki olduğunu itiraf edin.Może muchy nie są tak sprytne jak myszy, ale dorównują gołębiom.
Sineklerin fare kadar olmasa da en azından güvercin kadar zeki olduğunu itiraf edin.Så ni håller med om att om flugor inte är lika smarta som möss så är de minst lika smarta som duvor.
Sineklerin fare kadar olmasa da en azından güvercin kadar zeki olduğunu itiraf edin.Vielleicht sind Fliegen nicht so klug wie Mäuse, aber doch mindestens so klug wie Tauben.
Sineklerin fare kadar olmasa da en azından güvercin kadar zeki olduğunu itiraf edin.초파리가 생쥐보다 똑똑하지 않다해도 적어도 비둘기보다는 똑똑하다는 것을 인정하실거에요 (웃음)
Sineklerin fare kadar olmasa da en azından güvercin kadar zeki olduğunu itiraf edin.Anda harus mengakui bahwa meski lalat buah tidak sepintar tikus, setidaknya mereka sepintar burung dara.
Sineklerin fare kadar olmasa da en azından güvercin kadar zeki olduğunu itiraf edin.Aspoň uznejte, že i když ovocná muška není tak chytrá jako myš, je aspoň tak chytrá jako holub. (Smích)
Sineklerin fare kadar olmasa da en azından güvercin kadar zeki olduğunu itiraf edin.אז לפחות תודו שזבובי פירות אינם חכמים כמו עכברים הם לפחות חכמים כמו יונים.
Sineklerin fare kadar olmasa da en azından güvercin kadar zeki olduğunu itiraf edin.على الأقل ستعترفون بأنه إذا كان الذباب ليس ذكياً كالفئران فهم على الأقل ذكيون كالحمام.
Sineklerin fare kadar olmasa da en azından güvercin kadar zeki olduğunu itiraf edin.少なくとも、ハト並の知能を持っている。 (笑い声) まずはね、それは、神経細胞の数だけじゃなく、
Size bir itirafta bulunacağım.Ich muss euch etwas beichten
Size bir itirafta bulunacağım.Jag har en bekännelse,
Size bir itirafta bulunacağım.저 사실 고백할게 하나 있어요.
Size bir itirafta bulunacağım.Minun täytyy tunnustaa jotakin
Size bir itirafta bulunacağım.Musím sa Vám k niečomu priznať.
Size bir itirafta bulunacağım.Muszę się do czegoś przyznać,
Size bir itirafta bulunacağım.Tenho uma confissão a fazer,
Size bir itirafta bulunacağım.Мне есть в чем признаться.
Size bir itirafta bulunacağım.Я хочу зробити зізнання,
Size bir itirafta bulunacağım.でもまずあなたに
Size bir şey itiraf etmeliyim.20年ほど前にした あることを