Ana içeriğe geç
Sözlük

itiraf ile cümle

itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Er wird nicht gestehen selbst ahnte, aber , die selbst starken Verdacht.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Hän ei tunnusta itseään epäillään, mutta että se itse on vahva epäily.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Han kommer inte bekänna sig misstänkt, men som i sig är stark misstanke.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Han vil ikke bekende sig mistænkt, men , der selv er stærk mistanke.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Hij zal niet toegeven zelf verdacht, maar dat zelf is sterk vermoeden.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Il ne sera pas s'avouer suspectée, mais que lui-même est forte suspicion.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.훨씬 더 비겁한 놈. 그는 자신이 의심되는 자백하지 않는다하지만 자체가 강한 의혹입니다.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Nebude sa priznať, podozrenie, ale že sám je silné podozrenie.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Nebude se přiznat, podezření, ale že sám je silné podezření.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Nem fogja vallani magát, gyanús, de mely maga is erős gyanút.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.No va a confesarse sospecha, pero que sí es fuerte sospecha.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Ông sẽ không thú nhận mình bị nghi ngờ, nhưng rằng chính nó là mạnh mẽ nghi ngờ.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.On ne bo priznal sam sum, ampak , ki se sama je močan sum.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.On nie przyzna się podejrzane, ale że sam w sobie jest mocne podejrzenie.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Δεν θα ομολογήσει ο ίδιος υποψία? Αλλά που η ίδια έχει σοβαρές υποψίες.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Він не буде зізнатися, сам підозрюваний, але , Які самі є сильні підозри.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Он не будет признаться, сам подозреваемый, но , которые сами являются сильные подозрения.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.Той не ще изповяда се подозира, но че само по себе си е силно подозрение.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.הרבה יותר פחדן. הוא לא מוכן להודות עצמו חשוד, אבל כי הוא עצמו חשש כבד.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.أكثر بكثير من جبان. وقال انه لن يعترف المشتبه نفسه ، ولكن هذا بحد ذاته شبهة قوية.
Kendisini şüpheli itiraf etmeyecektir ama kendisi de güçlü bir şüphesi olduğunu.それ自体は強い疑いであること。 そこで彼は、それのベストになります、そして船員は彼が人間ではないと見つけるときに
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.a keby sa tedy stalo, že by sa previnil proti niektorej z tých vecí, vyzná, čím zhrešil.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Akkor, mivelhogy vétkezett ezek közül valamelyikben, vallja meg, hogy mi az, a miben bûnössé lett;
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Będąc tedy winien w jednej rzeczy z tych, wyzna grzech swój;
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.če je torej kriv česa takega, naj pripozna, s čimer je grešil,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Celui donc qui se rendra coupable de l`une de ces choses, fera l`aveu de son péché.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Cînd cineva, deci, se va face vinovat de unul din aceste lucruri, trebuie să-şi mărturisească păcatul.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Dalam setiap perkara itu, orang yang bersalah harus mengakui kesalahannya
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Deverá, pois, quando for culpado numa destas coisas, confessar aquilo em que houver pecado.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Když tedy vinen bude jednou věcí z těch: vyzná hřích svůj,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.이 중 하나에 허물이 있을 때에는 아무 일에 범과하였노라 자복하고
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.når nogen altså har ført skyld over sig med noget av dette og bekjenner det han har syndet i,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.niin, jos hän on vikapää johonkin sellaiseen, tunnustakoon sen, mitä on rikkonut,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Quando uno dunque si sarà reso colpevole d'una di queste cose, confesserà il peccato commesso
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.så skall han, när han har ådragit sig skuld i något av dessa stycken, bekänna det vari han har syndat
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Vậy , khi nào ai mắc tội về một trong các điều nầy , thì_phải xưng mình phạm_tội chi ,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Vậy, khi nào ai mắc tội về một trong các điều nầy, thì phải xưng mình phạm tội chi,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Wenn's nun geschieht, daß er sich an einem verschuldet und bekennt, daß er daran gesündigt hat,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli."Y sucederá que cuando alguien peque respecto a cualquiera de estas cosas, confesará aquello en que pecó
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Οταν λοιπον ειναι τις ενοχος εις εν εκ τουτων, θελει εξομολογηθη κατα τι ημαρτησε
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.А когато стане виновен в едно от тия неща, нека изповяда онова, в което е съгрешил;
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.Если он виновен в чем-нибудь из сих, и исповедается, в чем он согрешил,
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.והיה כי יאשם לאחת מאלה והתודה אשר חטא עליה׃
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.فان كان يذنب في شيء من هذه يقرّ بما قد اخطأ به.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.他 有 了 罪 的 時 候 、 就 要 承 認 所 犯 的 罪
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.他 有 了 罪 的 時候 、 就 要 承認 所 犯 的 罪
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti: 'Dış güçler beni kışkırttı.' (Kahkahalar)"Manal al-Sharif perde o controlo e confessa: "<i>Forças estrangeiras incitaram-me.</i>" (Risos)
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti: 'Dış güçler beni kışkırttı.'"Manal al-Sharif se vzdává a přiznává: " Zahraniční síly mě podněcovaly!"
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"마날 알 샤리프가 감정을 주체하지 못하고 자백하다:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Mana al-Sharif menangis dan mengaku:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif breekt en bekent:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif bricht zusammen und bekennt:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif bryter ihop och bekänner:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif crolla e confessa:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif lasă armele jos şi mărturiseşte:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif megtört és bevallotta,
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif sa zrútila a priznala:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif se viene abajo y confiesa:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif suy sụp và thú nhận:
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti:"Manal al-Sharif załamuje się i wyznaje:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod