itiraf ile cümle
itiraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnkar etmekten itiraf etmeye geçer.Jeżeli założymy, że Bill nie zmienia swojej strategii zeznawania, czy Al może poprawić swój scenariusz?
İnkar etmekten itiraf etmeye geçer.Pokud předpokládáme, že Bill je neměnný ve své výpovědi, může Al zlepšit svůj scénář.
İnkar etmekten itiraf etmeye geçer.Він може відійти від заперечення у стані 3 до зізнання.
İnkar etmekten vazgeçip itiraf etmeye karar verebilir.Může místo zapírání, což je tento scénář, přejít k přiznání.
İnkar etmekten vazgeçip itiraf etmeye karar verebilir.Він може відійти від заперечення до зізнання.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% das pessoas reconhece que efetua chamadas privadas a partir do local de trabalho, nos seus telemóveis.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% des gens admettent avoir des conversations privées au travail sur leurs téléphones portables.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75퍼센트의 사람들이 인정하기를 그들의 핸드폰으로 직장에서 대화한다고 했습니다.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% người thú nhận nói chuyện riêng trên điện thoại di động ở nơi làm việc.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% osób przyznaje się, że wykonują prywatne rozmowy w pracy przez ich telefony komórkowe.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 Prozent der Menschen geben zu, dass sie private Konversationen mit ihren Handys von der Arbeit aus führen.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% van de mensen geven toe dat ze privé-conversaties voeren van op het werk, op hun mobiele telefoons.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 % опрошенных признают, что пользуются мобильным телефоном для ведения частных разговоров в рабочее время.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 процента от хората признават, че водят частни разговори от работа по мобилните си телефони.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75% מהאנשים מודים על ביצוע שיחות פרטיות ממקום העבודה בטלפון הנייד.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 في المائة من الناس أعترفوا بالرسائل الخاصة المحادثات من العمل على هواتفهم المحمولة.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.Az emberek 75 százaléka elismeri, hogy mobiltelefonon magánbeszélgetéseket folytat a munkahelyén.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.Il 75 per cento delle persone ammette di avere conversazioni private dal lavoro sul cellulare.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.Το 75 τοις εκατό των ανθρώπων παραδέχονται ότι κάνουν προσωπικές συζητήσεις στο κινητό τους από τη δουλειά.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.携帯電話を利用すると認めています 携帯メールは一人残らず利用しています
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.그 지은 죄를 자복하고 그 죄 값을 온전히 갚되 오분지 일을 더하여 그가 죄를 얻었던 그 본주에게 돌려 줄 것이요
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.והתודו את חטאתם אשר עשו והשיב את אשמו בראשו וחמישתו יסף עליו ונתן לאשר אשם לו׃
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.فلتقرّ بخطيتها التي عملت وتردّ ما اذنبت به بعينه وتزد عليه خمسه وتدفعه للذي اذنبت اليه.
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.他 要 承 認 所 犯 的 罪 、 將 所 虧 負 人 的 、 如 數 賠 還 . 另 外 加 上 五 分 之 一 、 也 歸 與 所 虧 負 的 人
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.他 要 承認 所 犯 的 罪 、 將所虧負 人 的 、 如數賠還 . 另外 加上 五分之一 、 也歸與 所 虧負 的 人
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Acribillando encuentra la confesión, pero poca atención adivinanzas.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Doorzeven belijdenis vindt, maar doorzeven metten.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Enigmatic găseşte mărturisirea, dar enigmatic shrift.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Gåtorna bekännelse hittar men gåtorna styvmoderligt.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Le remuage trouve la confession, mais remuage sans ménagement.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling encontra confissão, mas riddling shrift.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling menemukan pengakuan tetapi riddling sedikit perhatian.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling priznanje meni, ampak riddling Ispovijedanje.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.고백의 발견을 Riddling하지만 참회를 riddling.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling tìm thấy lời thú tội nhưng riddling sự xưng tội và tha tội.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling tunnustus etsii mutta riddling ripitys.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling vallomás találja, de riddling bűnbocsánat.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling vyznania nájde, ale riddling proces.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling vyznání najde, ale riddling proces.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling znajduje spowiedzi ale riddling spowiedź.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling βρίσκει ομολογία αλλά riddling αποσιωπώνται.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling изповед находки, но riddling изповядване.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Riddling מוצא וידוי אבל riddling ודוי.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Rütteln Bekenntnis findet aber Rütteln shrift.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Rysterist tilståelse fund, men rysterist proces med.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Vagliatura trova confessione ma vagliatura confessione.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.Отсев признание находит, но отсев расправу.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.أمطرت أمطرت ولكن يرى اعتراف اعتراف.
Itiraf bulur Sözkonuzu ancak Sözkonuzu ilgilenmek.ロメオは、その後、明らかに私の心の愛する愛が豊かなキャピュレットの公正な娘には設定されている知っている:
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.A l'école, je dois reconnaître, je ne pouvais pas m'exprimer académiquement.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.A scuola, lo ammetto, non riuscivo a esprimermi a livello didattico.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.En la escuela, lo voy a admitir, académicamente no podía expresarme.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.In der Schule, ich muss das gestehen: akademisch konnte ich mein Selbst nicht ausdrücken.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.어렸을때 학교에서 저는 자기 표현에 어리숙한 편이었죠.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.La școală, o să mărturisesc asta, nu am putut să mă exprim din punct de vedere academic.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.Op school, dat zal ik toegeven, kon ik me academisch niet uitleven.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.Ở trường, tôi phải thừa nhận rằng về học tập, tôi không thể hiện được gì.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.Reconheço que, na escola, eu não era capaz de me exprimir academicamente.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.W szkole, przyznam, naukowo, nie mogłem wyrazić samego siebie.
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.В школе, я признаю это, я не мог выражать себя в учёбе.